Abdurrahman Dilipak
DÜNYADA İLGİNÇ ŞEYLER OLUYOR!
Birçok şey basında anlatıldığı, politikacıların söylediği, stratejistlerin öngördüğü gibi olmayabilir. Hatta bunlar gerçeği maskelemek için uydurulmuş yalanlar da olabilir. COVID’i, mRNA’yı,PCR’yi ya da 11 Eylül’ü, Irak’ın işgalini hatırlayın; kim ne söylüyordu, sonuçta ne oldu?..
Farkındasınız değil mi, birileri birilerini melek olarak tanımlarken bir başkası onu şeytan olarak tanımlıyor. Sonuçta insanlar kime, neye inanacağını şaşırıyor, agnostik hale geliyor. Bu durum sadece politik gerçekler, piyasa ile ilgili değil. Din ve dindarlar da bu anlamda aynı… Bu sadece ülkemiz, İslam ülkeleri için böyle değil; istisnalar dışında herkes aynı yanlışın sözcülüğünü yapıyor.
Münafıklar, kafirler, fasıklar bir haber getirdiklerinde ya da her duyduğumuza hemen inanmayalım. Aklımızı kiraya vermeyelim.
Duyduklarımızı ciddiye alalım. Çünkü o iddiaların arkasında bizim öyle düşünmemizi sağlayacak “şeytani bir plan” olabilir. Bu anlamda 7-8 Hasan Paşa örneği önemli ve ilginç olduğu kadar doğru bir yöntemdir. Rivayet edilir ki 7-8 Hasan Paşa ümmi, daha doğrusu zor okuyup yazan ama öte yandan çok zeki olan biridir. Asıl adı Hacı Hasan’dır. Ayrıca feraset sahibi, dürüst biri olarak tanınır. Hatta öyle ki imzasını atacak kadar bile yazı yazma becerisine sahip değildir. Ama kararlarında büyük bir isabet vardır. Ordu’da erlikten mareşalliğe kadar yükselen biridir. Çorumludur. Daha önce kılıç yapan babasının yanında çalışmış, askerlik için İstanbul’a gelmiştir. Lakabı, imzasını Arapça yedinci (٧) ile sekizinci (٨) rakamlarını birleştirerek atmasından gelir. Şöhreti, 20 Mayıs 1878 Çırağan Baskını’nda Ali Suavi’nin 2. Abdülhamid’i tahttan indirmek için sarayın kapısına dayandığında elindeki sopayla Ali Suavi’nin kafasına vurarak onu öldürmesinden gelir. Bu olay üzerine Padişah ona paşa’lık rütbesi verdi. 1877-78 Osmanlı-Rus Savaşı sırasında Kırım Savaşı ve 93 Harbi’nde önemli başarılar elde etti. Beşiktaş Muhafızlığında 2. Abdülhamid döneminde önemli güvenlik görevlerinde bulundu. 1831 doğumlu olan Paşa, 23 Ocak 1905’te İstanbul’da tifo hastalığından vefat etti. Mezarı İstanbul Beşiktaş’taki Yahya Efendi Tekkesi haziresindedir. Doğduğu yer olan Çorum’da onun adına bir saat kulesi yapılmıştır. Ona “Başarının arkasındaki isabetli kararlarını neye borçlusun?” diye soruyorlar. O da “Bir konuda karar vermeden önce İngiliz sefaretine giderim, onlara bu konuda ne yapmam gerektiğini sorarım. Onlar da bana ne yapmam gerektiğini bütün detayları ile anlatır. Sonra Rus sefaretine giderim; ardından Amerikan, Alman, Fransız, İtalyan birilerine daha giderim… Hepsi de bana ne yapmam gerektiğini söyler, ben de not alırım. Sonra da ben bunların dediklerinin tam tersini yaptım ve bütün kararlarım isabet etti!” 7-8 Hasan Paşa mantığı önemli bir mantık. Bu Satanist, Pedofilik, Siyonistlerin; VIP ve CIP kategorisinde birilerinin yönettiği bir dünyada hepimizin çok dikkatli olması gerek. Bu medyaya, bu akademiye, bu siyasete, bu bürokrasiye, bunların yön verdiği yargı kararlarına hemen, araştırıp soruşturmadan inanmayalım. Bugün artık bir de başımızın belası bilgisayar, yapay zeka, sosyal medya ve troller var.
Her kesimden birileri artık, bu yalanlardan bıkmış olmalı ki, gerçeği itiraf ediyorlar. Buna misal olarak şu haber dikkat çekici: 2 Ağustos’ta ABD Kara Kuvvetleri Kurmay Başkanı’nın istifasının basında yer almasından hemen 1 saat sonra ne dedi: “Bir deli, güçlü ABD ordusunu yıkıma sürükleyecek.” Trump bir dahi mi yoksa bir şarlatan mı? Mesih’in müjdecisi mi ya da Epstein’in müridi mi?
Bir İslam ülkesi olan Fas’ın kralı bir Yahudi mi? Eğer öyleyse Fas bir krallık mı? Biliyor olmalısınız; Fas, Chabad’ın Türkiye’den sonraki en büyük merkezidir. Artık kim kimdir çok da belli değil. Mesela Fas’ın asıl yöneticisi uyuşturucu bağımlısı bir veliaht prensin danışmanı olan İsrailli André Azoulay olabilir mi? Fas Kralı kendini halife, Fas’ın BM temsilcisi de bir Yahudi’ymiş! Aynı durumda daha kaç İslam ülkesi (!?) var acaba! Mekke ve Medine’nin asıl yöneticileri kimler dersiniz? Fas Kralı, Fas Anayasası’na göre resmi olarak “Emîrü’l-mü’minîn” unvanını taşır. Dini ve siyasi konumu yanında Kraliyet ailesi “Alevi Hanedanı” olarak soyunun Hz. Muhammed’in kızı Fatıma ve damadı Hz. Ali aracılığıyla Peygamber’e dayandığını iddia ederler. Birçok İslam ülkesinde de durum buna benzer. Kimi İslam karşıtı, kimi kendi uydurduğu bir dine inanıyor. Mesela İslam Kerimov nasıl biriydi? Bunların hepsi Arap değil.
Dünya bugün her zamankinden daha kırılgan. Her an her şey olabilir. “Tamam bu iş bitti, 3. Dünya Savaşı başlıyor” dediğinizde de hiçbir şey olmayabilir. Çünkü dehşet dengesi herkesin gözünü korkutuyor. Trump, New Jersey’deki golf kulübünde kendisine sunulan yeni saldırı planlarını onaylıyor. İran ise “Saldırıya uğrarsak tüm bölgeyi Taş Devri’ne çeviririz. Aptallık yapmayın.” açıklamasını yapıyor… Taraflar birbirine cehennemi yaşatmaktan söz ediyor. İşler öyle karıştı ki kimin eli kimin cebinde belli değil.
ABD’nin Kudüs’teki Büyükelçiliği, Orta Doğu’da muhtemel bir kontrol dışı kriz konusunda ABD vatandaşlarını uyardı. Durumun daha da kötüleşmesi durumunda ise bölgeden ayrılmalarını tavsiye etti. Bu arada dünyada genel bir intihar pandemisi var. Buna Türkiye de dahil. Bu arada İsrail ordusunda intihar eden asker sayısı artarak devam ediyor.
Siyasi olayların zahiri ve batıni yolu farklı olabilir. Mesela İspanya ile İsrail arasındaki restleşme bir Hristiyan-Yahudi restleşmesi mi, yoksa Yahudilerin kendi iç hesaplaşması mı?
Geçtiğimiz günlerde Netanyahu İspanya’yı; orman yangınları, tren kazaları, elektrik kesilmesi ile tehdit etmişti. Arkasından orman yangınları başladı. Türkiye İspanya’ya yardım etti derken Türkiye’nin birçok noktasında birden yangınlar çıktı. Bu arada Fas sınırına yakın İspanyol adalarına Faslı işsizler yönlendirildi. O binlerce kişi yüzerek bu adalara çıktı.
Fas’a yakın birçok İspanyol adası var. Okyanus tarafında en meşhur adalar Kanarya Adaları (Atlas Okyanusu’nda, Fas’ın güneybatı kıyısından en yakını 100 km mesafede yer alan özerk yönetime sahip adalar şunlar: Tenerife, Gran Canaria, Lanzarote, Fuerteventura, La Palma, La Gomera, El Hierro, La Graciosa ve bir takım daha küçük adacıklar ve kayalıklar). Ayrıca Akdeniz’de Fas kıyısına çok daha yakın küçük adalar da var. Plazas de soberaníakonusunda her ülkenin egemenlik iddiası var. Chafarinas Adaları Fas kıyısına sadece 3,5 km uzaklıkta. Alhucemas Adalarından Al Hoceima, kıyıya yaklaşık 300 metre mesafededir. Peñón de Vélez de la Gomera: Kıyıya çok yakın bir kayalık. Alborán Adası Alborán Denizi’nin ortasında. Perejil Adası, Ceuta yakınlarında çok küçük bir ada. Aslında Ceuta ve Melilla Fas kıyısındaki İspanyol şehirleridir. Peki o ayaklanma ya da İspanyol adalarını işgal girişimi, İsrail’in ve Chabad’ın Fas Krallığı üzerinden İspanya’ya karşı bir cezalandırma operasyonu muydu? Aslında bu olay, Batılıların sınırları çizerek hangi hak ve hukukla, hangi mantıkla bunu böyle yaptığını anlamak zor olmasa gerek.
Bu konu hakkında bir diğer iddia ise şöyle: İsrail ile İspanya arasında yaşanan gerilim, iki farklı Yahudi kavminin çatışması olabilir mi? Şu gerçeği burada not edelim; İsrail’i “Aşkenaz Yahudileri” kontrol ediyor, İspanya’yı ise “Sefarad Yahudileri” kontrol ediyor. Ilgaz Zorlu’nun altını çizdiği önemli nokta şu: İspanya’nın Filistin’in yanında olup dünya genelinde İsrail’e karşı anti-propaganda yapmasının da arkasında esasen bu vardır. Sumud gemisinin ana organizatörlerinden birinin İspanya olmasının da arkasında bu var. Hatta İspanya’nın Türklere Schengen vizesi kıyağının da arka planı bu. Şimdi de İsrail Sefaradları barındırdığı için mültecileri salarak İspanya’ya karşı kontra yapıyor. Sefaradlar İsrail’in yıkılmasını istiyorlar. Hatta İsrail bu politikası ile kendi sonunu getirecek bir savaşa giriyor. Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler “İsrail Türkiye’ye saldırabilir” diyor… Bunun için çok büyük bir olay gerekmiyor ve bu tehlikeli gidişin arkasından 3. Dünya Savaşı da her an çıkabilir. Zaten bu Evanjelikler “Tanrı’yı kıyamete zorlamıyorlar” mı?
Bakalım Trump’ın son kararı ne olacak; savaş mı, uzlaşma mı? Öte yandan Trump, İran’ın nükleer tehdidinin tamamen ortadan kaldırılmasına yönelik yeni çerçevenin de yürürlüğe girdiğini açıkladı.
Bazı Cumhuriyetçiler ara seçimlerde hezimete uğramamak için Trump’ın acil olarak petrol fiyatlarını düşürmesi gerektiğini söylüyorlar. Bu nedenle ara seçimlere kadar savaşı askıya almaya ve Hürmüz’ü açmaya çalışıyorlar.
Selam ve dua ile.