Zirve Yayınevi cinayeti de ETÖ işi
Malatyada 1i Alman toplam 3 misyonerin öldürüldüğü Zirve Yayınevi davasının 23. duruşması yapıldı. Duruşmada, Zirve Yayınevi ile Ergenekon arasındaki bağı gösteren raporun geldiği, ancak raporun bulunduğu dosya üzerinde gizlilik kararı nedeniyle içeriği
Malatya'da 18 Nisan 2007 tarihindeki biri Alman, 3 kişinin öldürüldüğü Zirve Yayınevi davasının görüldüğü Malatya 3. Ağır Ceza Mahkemesi'nde 23. duruşmaya devam edildi.
Duruşmada mahkeme başkanı Eray Gültekin, Zirve Yayınevi olayı ile Ergenekon soruşturmasının mahkemesi süren dava arasında bağlantı olup olmadığı ile ilgili talep yazısına İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi'nin cevap verdiğini ve cevapta, "Yapılan araştırma sonucu, dosyamız sanıklarının, dosyanız sanıklarını azmettirdiklerine dair yazılı ve sözlü harhangi bir talimata rastlanılmamıştır" ifadesinin yer aldığını kaydetti.
KAFES EYLEM PLANI İÇİN TALEP
Mağdur avukatlarından Erdal Doğan, basındaki Kafes Eylem Planı ile ilgili çıkan bazı belgeleri mahkemeye sunarak, "Kafes Eylem Planı soruşturma evraklarının örneklerinin bu dosya içerisine getirtilmesini, ya da soruşturma sonucunun beklenmesini talep ederiz. Malatya Cumhuriyet Başsavcılığı'nın sürdürdüğü 2009/428 soruşturma nolu dosyadaki gizlilik kararının kaldırılmasını ve dosyanın dava dosyasına konulmasını talep ediyoruz" dedi.
RAPORDA GİZLİLİK KARARI VAR
Duruşmada Cumhuriyet Savcısı Ömer Tetik ise Kafes Eylem Planı ile Zirve Yayınevi olayı arasındaki bağlantıyı gösteren belge ve bilgilerin olup olmadığının İstanbul Özel Yetkili Cumhuriyet Başsavcılığı'ndan istendiğini belirterek, belge ve bilgi gelmesi halinde mahkeme dosyasına sunulacağını ifade etti.
Savcı Tetik, Malatya İl Jandarma eski Komutanı emekli Kurmay Albay Mehmet Çolak ile jandarma personeli Mehmet Çolak ve Abdurrahim Doğru ile ilgili 2009/428 nolu soruşturma dosyasında gizlilik kararı bulunduğunu ve mahkemenin gizlilik kararını kaldırması halinde dosyanın mahkemeye sunulacağını kaydetti.
Sanık avukatları ise soruşturmanın genişletilmemesi talebinde bulundular. Sanık avukatları, Kafes Eylem Planı ile Zirve Yayınevi olayının zamansal olarak birbiriyle bağlantısız olduğunu savundular.
