Middle East Monitor: Hamaney’in Cenazesi Direniş Ekseni İçin Jeopolitik Bir Mesaj
Middle East Monitor: Hamaney’in Cenazesi Direniş Ekseni’nin Sürekliliğini Gösterdi
Middle East Monitor, yayımladığı analizde, İran’ın şehit lideri için düzenlenen veda ve cenaze törenlerinin yalnızca dini bir merasim olmadığını, siyasi ve jeopolitik mesajlar taşıyan büyük bir hadise olduğunu belirtti.
Raporda, milyonların yüksek sıcaklıklara rağmen törenlere katıldığına dikkat çekilerek, kalabalıkların kaldırdığı kırmızı yumrukların yalnızca bir yas sembolü olmadığı, aynı zamanda direnişi, kararlılığı ve meydan okumayı temsil ettiği ifade edildi. Törenlerin ana sloganı olan “Ayağa kalkmalıyız” mesajının da bu anlamı güçlendirdiği vurgulandı.
Analizde, cenaze merasimlerinin sadece dini ritüeller çerçevesinde ele alınamayacağı belirtilerek, bunun “jeopolitik bir bildiri ve emperyalizme karşı metafizik bir referandum” niteliği taşıdığı kaydedildi.
Yedi gün boyunca iki ülkede ve beş şehirde düzenlenecek taziye programlarına 15 ila 20 milyon kişinin katılmasının beklendiği, ayrıca 100’den fazla ülkeden resmi heyetlerin törenlerde yer alacağı aktarıldı.
Raporda, Avrupa’dan bazı anti-emperyalist aktivistlerin de resmi davet olmaksızın törenlere katıldığı belirtilerek, bu isimlerin “tarihin doğru tarafında durduklarını” ifade ettikleri kaydedildi.
Middle East Monitor, Batı başkentlerinin bu törenleri şaşkınlıkla izlediğini, buna karşılık Küresel Güney’in bu merasimlerde Batı müdahalelerine dair ortak tarihsel hafızanın yeniden canlandığını gördüğünü yazdı. Rapora göre bu hafıza, Batı’nın görmezden gelmeyi tercih ettiği bir gerçeklik olarak öne çıkıyor.
Analizde, eski bir İranlı yetkilinin görüşlerine de yer verilerek, Küresel Güney ülkeleri açısından İran liderinin en önemli mirasının Amerikan ve İsrail hegemonyasına karşı direniş olduğu, bu direnişin söz konusu hegemonyanın yenilmezlik imajını kırdığı ifade edildi.
Raporda ayrıca cenaze törenlerinin zamanlamasına dikkat çekildi. Merasimlerin, ABD’nin bağımsızlığının 250. yıl dönümüne denk gelmesi ve Muharrem ayında düzenlenmesi anlamlı bulundu. Muharrem’in, Şii bilinçte zulme karşı duruşun sembolü olan İmam Hüseyin’in şehadetini hatırlattığı vurgulandı.
Middle East Monitor, bu törenleri farklı kılan unsurun “hüznün jeopolitik bir sermayeye dönüştürülmesi” olduğunu belirtti. Analizde, lider kadrolara yönelik saldırıların halk iradesini kırmaya yetmediği, aksine kitlelerin bizzat güç kaynağına dönüştüğü ifade edildi.
Raporda, 15 ila 20 milyon arasında katılımın beklendiği cenaze ve taziye merasimlerinin, direniş iradesinin hâlâ canlı olduğunu gösteren açık bir mesaj taşıdığı kaydedildi.
Necef ve Kerbela’da düzenlenecek törenlerin de özel anlamlar içerdiği belirtilen analizde, bu merasimlerin yalnızca dini sadakati yansıtmadığı, aynı zamanda Direniş Ekseni’nin tek bir merkeze bağlı olmadığını ve bir liderin yokluğunun bu yapının çöküşüne yol açmayacağını gösterdiği vurgulandı.
