"Suriye Direnişine Böyle Destek Veremeyiz"
Suriye direnişine, İran ve Lübnan'ı karşımıza alarak ABD ve İsrail ile el ele vererek destek veremeyiz.
Arzu Erdoğral / Yeniakit
İran'ın, kendi ürettiği nükleer yakıtı Tahran'daki araştırma reaktöründe kullanmaya başladığını açıklamasıyla birlikle ezberlenmiş bir klişe yeniden dillendirilmeye başlandı.
İsrail İran'a saldırır mı?
İsrail ve ABD'nin sıklıkla gündeme getirdiği bu soruyla birlikte kimi zaman 'saldıracak' kimi zamansa 'saldırmayacak' tarzlı haberleri ise görmeye alıştık zaten"
Son olarak ABD İstihbarat Ajansı Direktörü Tuğgeneral Ronald Burgess, İsrail'in İran'a saldırı konusunda henüz bir karar almadığını söyledi!
Ortama göre şerbet!
Öncelikle şu aşamada İsrail ya da hamisi ABD İran'a saldırır mı sorusuna cevap arayalım"
ABD'nin Irak ve Afganistan'da nasıl bir bataklığa girdiği malum"
Çoğu zaman ABD, bazı konularda Yahudi lobilerinin baskılarına boyun eğse de İran'ın hem askeri gücüyle hem de nüfusuyla üç beş milyonluk bir beylik olmadığını da biliyor. Irak'a girdiği zamanki gibi bir meydan okumanın kendine nasıl pahalıya mal olacağını öğrendi.
İsrail bırakın tek başına İran'ı, Hizbullah'la bile baş edemeyeceğini çok iyi biliyor.
İran'a karşı bir kara savaşı verebilmesi imkânsız gibi"
Havadan vurur ihtimali düşünülürse; "Peki o zaman hangi hava sahasını kullanacak?" sorusu hemen belirginleşir. Şu an hiçbir ülke böyle bir riske kendini atmayacağına göre zor"
İmkânsız mı?
Değil tabi ki!
"İran'ın nükleeri var" denilince "sende de var" yanıtını alacağını bildiği için bu atışmalar gündelik çerez niyetine"
"Asıl nasıl başarır" sorusunun yanıtını onlarda çok iyi biliyor ve bu noktadan hareketle güçlenmeye çalışıyor.
Mezhepsel ve etnik çatışmalardan çok iyi besleneceklerini bildikleri için Şii-Sünni, Arap-Fars v.b çatışmaları sürekli körüklüyorlar.
Arap Baharı ile birlikte Suriye sarmalına Müslüman ülkeleri sokmayı başardılar.
İran ile birlikte Arap ülkeleri, Irak ve Türkiye bu sarmala çoktan girdi bile"
İran ve Hizbullah katliamlara sessiz kalmakla suçlanıyor. Yapılan dezenformasyonla ise İran'a olan tepki İslam ülkelerinde artış gösteriyor.
Örneğin; İran Dışişleri Bakanı Ali Ekber Salihi'nin "İran, Suriye halkının meşru taleplerini, Suriye halkının iradesini, Suriye hükümetinin reformları hayata geçirme azmini desteklemektedir. Buna mukabil olarak İran, her türlü dış müdahaleye karşı çıkmaktadır." şeklindeki açıklamaları birçok haberde "İran Suriye hükümetini destekliyor" şeklinde verildi.
Batının İran'ı yalnızlaştırma politikası ile birlikte İran'ın İslam ülkeleri arasında imajını tez elden düzeltmesi için daha fazla çaba sarf etmesi gerekiyor. Netice itibariyle Esad'ın Suriye'de yaptığı katliamlara hiçbir Müslüman gözlerini kapatamaz. Aynı şekilde Suriye muhalefetini destekleyen Müslüman ülkelerinse İran'ın kaygılarını gidermesi gerekiyor.
Türkiye ise bu noktada kritik bir süreçte" Birkaç yıl önce Doğu Bloğuna çokta kötümser bakmayan AK Partili bir isim Türkiye'ye Arap ülkelerinden ziyade İran'ın destek verdiğini söylemişti. Gelinen noktada ise ülkemizde ABD'ye karşı tepkinin yerini İran ve Hizbullah'ın aldığını söylersek sanırım abartmış olmayız.
Müslüman ülkeler batının istediği şekle bürünüp birbirlerine karşı cephe alırsa bırakın Suriye'deki kanı durdurmayı tüm dünyaya yayılan vahşetin ortasında kalmayacağımızın kimse garantisini veremez.
Suriye direnişine, İran ve Lübnan'ı karşımıza alarak ABD ve İsrail ile el ele vererek destek veremeyiz.
Tekrar tekrar söylüyorum. Esad'ın kendi halkını katletmesine kesinlikle seyirci kalınamaz. Ama bu diğer Müslüman ülkeleri İsrail ve ABD ile aynı kefeye koyarak olmaz.
Olduğu takdir de bırakın İsrail'in İran'a saldırmasını 3. Dünya Savaşı bile kaçınılmaz bir hal alır.
______________________________
ŞEHİT METİN YÜKSEL"
23 Şubat 1979 karlı bir Cuma günü namaz çıkışı silahlar ateş kustu. Bir ses duyuldu" "Metinimizi şehid ettiler" Sesler kesildi, zaman durdu. Metin Yüksel Fatih Cami avlusunda şehit edildi.
"Şehadet bir çağrıydı tüm nesillere ve çağlara"
"En büyük ibadet hakkı müdafaa etmektir" diyerek hayatını Hakk'ın müdafaasına adayan, zulme korkusuzca direnip tüm çağlara ve nesillere örnek bir mücadele mirası bırakan Şehid Metin Yüksel, şahadetinin 33. yıldönümünde Fatih Akıncıları tarafından düzenlenen Şehitler gecesinde 23 Şubat'da saat 20:00'de başlayacak programla Feshane'de anılacak.
Kudüs TV Ana Haber Bülteni'nin konuğu olan Fatih Akıncıları Onursal Başkanı Mehmet Şahin "Metin Yüksel'i (Arka planda) şehit eden Doğu ve batı emperyalizminin kontrolünde Türkiye genelinde örgütlenen çeteler, bugünde aynı oyunları oynamaya devam ediyor.
Ve bugün onun kardeşlik bilincine, mücadele anlayışına dünden daha çok ihtiyacımız var." sözleriyle o geceye herkesi davet etti.
