Sözünü tut Paşa
Gözlerİmza gerçek çıkarsa gereğini yaparız diyen Org. İlker Başbuğa çevirildi...
AK Parti'yi Devirme Plânı'nda yer alan ıslak imzanın Albay Dursun Çiçek'e ait olduğunun Jandarma Kriminal Laboratuvarı tarafından da tescil edilmesi, gözleri "İmza gerçek çıkarsa gereğini yaparız" diyen Org. İlker Başbuğ'a çevirdi. Kamuoyu, Org. Başbuğ'un sözünü tutmasını bekliyor.

Islak imzalı belge üzerinde Adli Tıp Kurumu'ndan sonra Jandarma Kriminal Laboratuvarı tarafından ikinci bir inceleme yapıldı. Bu incelemede de 'İrtica ile Mücadele Eylem Planı' üstündeki imzanın Albay Dursun Çiçek'e ait olduğu ikinci defa teyit edilmiş oldu. 23 Şubat 2010'da düzenlenen raporun ise Genelkurmay'a bildirildiği ortaya çıktı.
Jandarma Kriminal Laboratuvarı, ıslak imzanın "Dursun Çiçek'in el ürünü olduğu" nu ifade etmesi gözleri Genelkurmay'a çevirdi. Jandarma Kriminal Laboratuvarı tarafından geçen hafta düzenlenen raporun Genelkurmay'a gönderildiği de ortaya çıkarken, karargâhtan bir açıklama yapılmaması manidar bulundu. Geçtiğimiz ay gazetecilerin konuyla ilgili sorularına Çiçek, "Hepsi palavra, hepsi yalan. Benim için soruşturma bitmiştir" cevabını verirken, Genelkurmay Başkanı İlker Başbuğ, belge ve imza gerçek çıkarsa 'Gerekeni yaparız' demişti. Gerekenin ne olduğunu sorduğumuz hukukçular ise şu cevapları verdiler:
"BAŞBUĞ SORUŞTURMA EMRİ VERMELİDİR"
Emekli Hâkim Albay Ahmet Cengiz Tangören: "Genelkurmay Başkanı İlker Başbuğ'un daha önce beyanları var. Bu beyanlarda 'Belge ve imza gerçek çıkarsa gereğini yaparız' demiştir. Madem verilen bir söz var, o zaman Genelkurmay Başkanı daha önce Adli Tıp, şimdi ise Jandarma Kriminal Laboratuarı tarafından verilen 'Belge ve imza gerçek. Çiçek'in elinin ürünü' raporunu dikkate alarak soruşturma emrini vermelidir."
"ORDUDAN İHRAÇ EDİLMELİDİR"
Emekli Cumhuriyet Savcısı Sacit Kayasu: "Dursun Çiçek, önce açığa alınmalı. Derhal disiplin soruşturması açılmalı ve ordudan ihraç edilmelidir. Devlete karşı 'isyan', bağışlanacak bir suç değildir."
"SUÇ ÇOK AĞIR. AÇIĞA ALINMALI"
Hukukçular Derneği Başkanı Avukat Kamil Uğur Yaralı: "Her soruşturma ile birlikte yapılan suçlamalara refleks göstererek 'Uydurma' diyen askere bir tekzip de Jandarma Kriminal Laboratuarı'ndan geldi. Genelkurmay, başlatılan soruşturmalar karşısında sonuca giden yolda açıklama yapmaktan vazgeçmeli, Dursun Çiçek hakkında da disiplin soruşturması açmalıdır. Açılan soruşturma ile birlikte Çiçek de açığa alınmalıdır. Çiçek hakkındaki suçlama sıradan bir konu değil, 'örgüt üyeliğidir.'"
ASKERİ SAVCILIK TAKİPSİZLİK
KARARI VERMİŞTİ
Ergenekon sanığı Serdar Öztürk'ün bürosunda bulunan fotokopi şeklindeki belge üzerine Genelkurmay Askeri Savcılığı soruşturma başlatmış ve "böyle bir belgenin mevcut olmadığı" ve imzanın Çiçek'e ait olduğu konusunda yeterli delil olmadığı sonucuna varmıştı. Askeri Savcılık, "takipsizlik" kararı vererek, dosyayı Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'na göndermişti. Ankara Başsavcılığı'ndan Ergenekon soruşturmasını yürüten savcılara gönderilen belge, Adli Tıp Kurumu tarafından incelemeye tabi tutuldu. Adli Tıp Kurumu, belgedeki ıslak imzanın Dursun Çiçek'in "eli ürünü" olduğu sonucuna vardı. Anayasa Mahkemesi'nin askerlerin sivil yargıda yargılanmasını öngören yasa değişikliğini iptal etmesi sonrasında belgenin orijinal hali Genelkurmay Askeri Savcılığı'na gönderildi. Askeri Savcılık da belgeyi Jandarma Kriminal Laboratuvarı'na gönderdi. Buradan alınan raporda da belgedeki imzanın "Dursun Çiçek'in eli ürünü" olduğu bir kez daha ifade edildi.
============
Geçtiğimiz ay gazetecilerin konuyla ilgili sorularına Çiçek, "Hepsi palavra, hepsi yalan. Benim için soruşturma bitmiştir" cevabını verirken; Genelkurmay Başkanı İlker Başbuğ, belge ve imza gerçek çıkarsa 'Gerekeni yaparız' demişti. Kamuoyu ve hukukçular, bOrg. Başbuğ'un sözünü tutmasını bekliyor.
