Osman Yıldırım'ı "Deli"ye Çıkardılar
İfadeleriyle Danıştay'ın ETÖ'yle birleştirilmesini sağlayan Yıldırım'a kafa karıştıran rapor.
Danıştay davasının kilit ismi Osman Yıldırım'ı ''deli''ye çıkardılar. Tetikçi Alparslan Arslan ve diğer Danıştay davası sanıkları, Ergenekon davasının görüldüğü Silivri Cezaevi'ne sevk edilirken, Osman Yıldırım'a tartışmalı bir rapor verildi.
Verdiği ifadelerle Danıştay davasıyla Ergenekon'un birleştirilmesinde etkin rol oynayan Osman Yıldırım için, mahkemenin talebiyle sevk edildiği Ankara Numune Hastanesi Psikiyatri Servisi'nden "psikolojik sorunları nedeniyle gözetim altında tutulmalı" raporu çıktı. Hastanenin Yıldırım için verdiği bu rapor soru işaretleri uyandırdı. Şimdi gözler Adli Tıp Kurumu'nun vereceği kararda.
Danıştay ve Cumhuriyet gazetesine yönelik saldırılara ilişkin davada sanık olarak yargılanırken, Ergenekon soruşturmasında gizli tanık olan ve bir süre önce akli dengesinin yerinde olup olmadığının araştırılması için hastaneye sevkine karar verilen Osman Yıldırım'a, sağlık sorunları nedeniyle gözetim altında tutulmasına dair rapor verildiği öğrenildi.
Yıldırım, Danıştay ve Cumhuriyet Gazetesi'ne saldırı kararını Ataşehir'de bir apartmanda Alparslan Arslan ve Veli Küçük'le birlikte yaptıkları bir toplantıda aldıklarını söylemişti.
Danıştay davası hükümlüsü Osman Yıldırım, Ergenekon davası kapsamında da önemli itiraflarda bulunmuştu. Elde edilen belge ve tanık ifadelerinin yanı sıra Yıldırım'ın da açıklamalarını da dikkate alan Yargıtay, Danıştay ve Ergenekon dava dosyalarının İstanbul'da birleştirilmesine karar vermişti. Ankara 11. Ağır Ceza Mahkemesi de bu karara uyarak iki davayı birleştirmişti.
Yıldırım hakkında yoklama kaçağı olmak suçundan açılan davada ilginç gelişmeler yaşandı. Gaziantep 10. Asliye Ceza Mahkemesi'nin talimatı üzerine Ankara 11. Asliye Ceza Mahkemesi, Yıldırım'ı, bir süre önce akli dengesinin yerinde olup olmadığının tespiti için Ankara Numune Hastanesi Psikiyatri Servisi'ne sevk etti.
Burada muayeneden geçirilen Yıldırım'a sağlık sorunları nedeniyle gözetim altında tutulmasına dair rapor verildiği öğrenildi.
Duruşma 29 Eylül'de
Raporun, Yıldırım'ın yoklama kaçağı suçundan yargılandığı Gaziantep'teki mahkemeye de gönderildiği belirtildi. 29 Eylül'de yapılacak duruşmada mahkeme gerekli gördüğü takdirde Yıldırım'ı Adli Tıp Kurumu'na veya Bakırköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi'ne sevk edebilecek.
Yıldırım'ın akli dengesinin yerinde olmadığına karar verilirse, Ergenekon soruşturmasında verdiği ifadeler de tartışmalı hale gelecek.
'Danıştay-Ergenekon'
Osman Yıldırım, Ergenekon soruşturmasında 9 nolu gizli tanık olarak verdiği ifadelerle, iki davanın birleştirilmesinde en etkin isim oldu.
Danıştay'a saldırı davasında müebbet hapse mahkûm edilen Yıldırım, Ergenekon soruşturması kapsamında verdiği ifadede özetle şu iddialarda bulundu:
"Cumhuriyet gazetesine atılacak bombalar bana teslim edildi. Ataşehir'de bir dairede yapılan bomba atılması teklifinde bulunulan toplantıya Veli Küçük, Muzaffer Tekin, Mehmet Zekeriya Öztürk, Mehmet Fikri Karadağ, Kuddusi Okkır ve Oktay Yıldırım katıldı. Küçük, bombaların teslim edildiği toplantıda yoktu, ancak, bana 500.000 dolar karşılığı Cumhuriyet gazetesine bomba atılması eylemini teklif etti.
Zaten, Veli Küçük, Muzaffer Tekin ve Oktay Yıldırım ile geçmişe dayanan tanışıklığım vardı. Alparslan Arslan'ın Veli Küçük ile görüştüğünü bizzat gördüm. Samimi ilişkiler içerisinde bulunduklarını biliyordum.
Arslan, 2003 yılından itibaren Küçük ve Tekin'e danışmadan hareket etmedi. Tekin'in azmettirmesi, para vaadi ve bombaları getirmesi ile Cumhuriyet gazetesine bombalı saldırılar yapıldı."
Verdiği ifadelerle Danıştay davasıyla Ergenekon'un birleştirilmesinde etkin rol oynayan Osman Yıldırım için, mahkemenin talebiyle sevk edildiği Ankara Numune Hastanesi Psikiyatri Servisi'nden "psikolojik sorunları nedeniyle gözetim altında tutulmalı" raporu çıktı. Hastanenin Yıldırım için verdiği bu rapor soru işaretleri uyandırdı. Şimdi gözler Adli Tıp Kurumu'nun vereceği kararda.
Danıştay ve Cumhuriyet gazetesine yönelik saldırılara ilişkin davada sanık olarak yargılanırken, Ergenekon soruşturmasında gizli tanık olan ve bir süre önce akli dengesinin yerinde olup olmadığının araştırılması için hastaneye sevkine karar verilen Osman Yıldırım'a, sağlık sorunları nedeniyle gözetim altında tutulmasına dair rapor verildiği öğrenildi.
Yıldırım, Danıştay ve Cumhuriyet Gazetesi'ne saldırı kararını Ataşehir'de bir apartmanda Alparslan Arslan ve Veli Küçük'le birlikte yaptıkları bir toplantıda aldıklarını söylemişti.
Danıştay davası hükümlüsü Osman Yıldırım, Ergenekon davası kapsamında da önemli itiraflarda bulunmuştu. Elde edilen belge ve tanık ifadelerinin yanı sıra Yıldırım'ın da açıklamalarını da dikkate alan Yargıtay, Danıştay ve Ergenekon dava dosyalarının İstanbul'da birleştirilmesine karar vermişti. Ankara 11. Ağır Ceza Mahkemesi de bu karara uyarak iki davayı birleştirmişti.
Yıldırım hakkında yoklama kaçağı olmak suçundan açılan davada ilginç gelişmeler yaşandı. Gaziantep 10. Asliye Ceza Mahkemesi'nin talimatı üzerine Ankara 11. Asliye Ceza Mahkemesi, Yıldırım'ı, bir süre önce akli dengesinin yerinde olup olmadığının tespiti için Ankara Numune Hastanesi Psikiyatri Servisi'ne sevk etti.
Burada muayeneden geçirilen Yıldırım'a sağlık sorunları nedeniyle gözetim altında tutulmasına dair rapor verildiği öğrenildi.
Duruşma 29 Eylül'de
Raporun, Yıldırım'ın yoklama kaçağı suçundan yargılandığı Gaziantep'teki mahkemeye de gönderildiği belirtildi. 29 Eylül'de yapılacak duruşmada mahkeme gerekli gördüğü takdirde Yıldırım'ı Adli Tıp Kurumu'na veya Bakırköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi'ne sevk edebilecek.
Yıldırım'ın akli dengesinin yerinde olmadığına karar verilirse, Ergenekon soruşturmasında verdiği ifadeler de tartışmalı hale gelecek.
'Danıştay-Ergenekon'
Osman Yıldırım, Ergenekon soruşturmasında 9 nolu gizli tanık olarak verdiği ifadelerle, iki davanın birleştirilmesinde en etkin isim oldu.
Danıştay'a saldırı davasında müebbet hapse mahkûm edilen Yıldırım, Ergenekon soruşturması kapsamında verdiği ifadede özetle şu iddialarda bulundu:
"Cumhuriyet gazetesine atılacak bombalar bana teslim edildi. Ataşehir'de bir dairede yapılan bomba atılması teklifinde bulunulan toplantıya Veli Küçük, Muzaffer Tekin, Mehmet Zekeriya Öztürk, Mehmet Fikri Karadağ, Kuddusi Okkır ve Oktay Yıldırım katıldı. Küçük, bombaların teslim edildiği toplantıda yoktu, ancak, bana 500.000 dolar karşılığı Cumhuriyet gazetesine bomba atılması eylemini teklif etti.
Zaten, Veli Küçük, Muzaffer Tekin ve Oktay Yıldırım ile geçmişe dayanan tanışıklığım vardı. Alparslan Arslan'ın Veli Küçük ile görüştüğünü bizzat gördüm. Samimi ilişkiler içerisinde bulunduklarını biliyordum.
Arslan, 2003 yılından itibaren Küçük ve Tekin'e danışmadan hareket etmedi. Tekin'in azmettirmesi, para vaadi ve bombaları getirmesi ile Cumhuriyet gazetesine bombalı saldırılar yapıldı."
