Olayı Çözen Askere Yakın Takip

Olayı Çözen Askere Yakın Takip

Tarik Ümit cinayetini soruşturan jandarma görevlisi Ahmet Altıntaş'ın cinayeti çözmesinin ardırdan Veli Küçük tarafından yakın takibe alınmış.

Cemalettin Ümit, 4 Kasım 2008'de Organize Suçlar Şube Müdürlüğü'nde verdiği ifadesinde, yeğeninin kaçırılmasını soruşturan jandarma görevlisi Ahmet Altıntaş'ın olayı çözdüğünü ancak sonra tayininin Veli Küçük'le hep aynı yerlere çıktığını, daha sonra da "Bu işin peşini bırak" dediğini belirtiyor

MİT muhbiri olduğu öne sürülen ve 1995 yılında kaçırıldıktan sonra bir daha kendisinden haber alınamayan Tarık Ümit'in amcası Cemalettin Ümit'in, "1996'dan beri kimseye ifade vermedim" demesine rağmen 4 Kasım 2008'de Organize Suçlar Şube Müdürlüğü'nde 2.5 saat ifade verdiği ortaya çıktı. Cemalettin Ümit'in 4.5 sayfalık ifadesi, üçüncü Ergenekon iddianamesinin ek klasörlerinde yer aldı.

Cemalettin Ümit, Ergenekon soruşturması kapsamında verdiği iddia edilen ifadesinin basına yansımasının ardından "Ben 1996'dan beri kimseye ifade vermedim. Ergenekon savcılarıyla hiç görüşmedim" demişti. Ancak Ümit'e ait ifadeler klasörlerde yer aldı.

Cemalettin Ümit, ifadesinde yeğeninin kaçırılmasını soruşturan Jandarma görevlisi Ahmet Altıntaş'ın olayı çözdüğünü ancak tayin dönemi olmamasına rağmen Diyarbakır'a tayin edildiğini söyledi. O dönemde emekli Tuğgeneral Veli Küçük'ün de Diyarbakır'da görevli olduğunu belirten Cemalettin Ümit, Altıntaş ve Küçük'ün daha sonra Giresun'a tayin edildiklerini anlattı. Cemalettin Ümit ifadesinde şunları da söyledi:

'İstanbul'a gönderilmedi'

"Ahmet Altıntaş çözüme ulaştığını belirtmesine, ilgili mahkemelerce ifadesine başvurulmak istenmesine rağmen, resmi kayıtlarda belirtildiğine göre can güvenliği sebebiyle Diyarbakır'dan İstanbul'a ifade vermek üzere gönderilmemiştir. Yine Veli Küçük'ün o dönemlerde Giresun'a tayini çıkmıştır.

Ardından Ahmet Altıntaş'ın da aynı ile tayini çıkmıştır. Ahmet Altıntaş Giresun'da iken İstanbul DGM tarafından ifade vermek üzere çağrılmış ancak bana anlattıkları ile tamamen zıt bir ifade vermiş. Bunun üzerine ben de İstanbul İl Jandarma Komutanlığı'ndan konu ile ilgili elde edilen verilerin bir suretini temin etmek istedim. Ancak bu konuda bana yardımcı olunmadı.

Aynı günün akşamı o dönem Giresun'da olan Ahmet Altıntaş, bu işin peşini bırakmamı istedi. Sürecin işleyişi esnasında konuyu resmi sıfatla araştıran ve çözmeye kadar varan Ahmet Altıntaş'ın tayin yerlerinin Veli Küçük ile paralel seyretmesi dikkate değerdir. Veli Küçük'ün yeğenimin kaybolmasının araştırılması sürecindeki pozisyonu da sorgulanmaya değerdir. Tarık Ümit'in kaybolması ile ilgili anlatacak çok şey vardır. Ancak ifademin alındığı soruşturma dosyası maksadının dışında olduğu için anlatacaklarım bundan ibarettir.

'Elimdeki belgeler çalındı'

Anlattıklarımla ilgili elimde somut deliller vardı ancak yaklaşık 7-8 yıl önce bir cuma namazında park halindeki aracımın içinde bulunan çantamın çalınması sonucu hepsini kaybettim. Bu konularla ilgili Tarık Ümit'e ait ses bandını da o dönemin Devlet Güvenlik Mahkemesi'ne sundum.

Ancak mahkeme tarafından resmi delil kabul edilmeyip işleme konulmadı, kaset ve çözümü mahkemece alındı."