İslam Ümmeti'nin Üyesi Olabilmek

İslam Ümmeti'nin Üyesi Olabilmek

Her Müslüman aynı zamanda İslam ümmetinin üyesi olması gerekir...

Her Müslüman aynı zamanda İslam ümmetinin üyesi olması gerekir. Hem Müslüman olup hem de İslam ümmetinin üyesi gibi düşünmemek ve hareket etmemek İslam'ın onaylayamayacağı bir durumdur. Resulü Ekrem zamanında Müslüman olduğu halde zahiren İslam ümmetinin üyesi gibi hareket etmeyen kimseler mevcut değildi. Münafıklar bile zahiren Resulü Ekrem ile birlikte hareket etme zorunda kalıyorlardı.

Peygamberimiz zamanında Müslüman olmayla İslam ümmetinin bir üyesi olarak Resulü Ekremle aynı hareketin mensubu olarak hareket etmek aynı pozisyonu ifade ediyordu. Yani Müslüman olduğu halde (gelen vahiyleri kabul ettiği halde) kendisinin belirlediği bir siyaseti ortaya koyan olmuyordu. Mekke'de olsun Medine'de olsun küfre karşı nasıl bir tavır ortaya konulacağını gelen vahiylerden hareketle kimsenin belirlemeye kalkmadığını gözlemliyoruz. O zaman ne yapılacağını Resulü Ekrem belirliyordu diğer Müslümanlarda uyuyorlardı. Anlayamadıkları konularda Resule itirazın yanlışlığını da öğreniyorlardı.

Peygamberimiz elçiliğin yanında bir hareket önderiydi. Peygamberimiz zamanında mümin ve Müslüman olmakla İslam ümmetinin bir üyesi olarak Resulü Ekrem'e hareket önderi olarak tabi olmak eş zamanlıydı. Müslüman olup ta hareket önderi olarak Resulü tanımamak gibi bidat bir anlayış mevcut değildi. Aynı dine inanmak beraber hareket etmeyi beraberinde getiriyordu. Şimdiki gibi Müslüman olursun, İslam dinine inanırsın ama neyi ne zaman yapıp yapmamayı kişilerin anlayışı, yorum farkı, şahsi hevesleri belirlemiyordu. Şahsi görüşleriyle hareket etmek, kimsenin özgürlüğü kapsamında değildi. Şahsi görüşleriyle hareket edenlerin İslam'la alakası yoktu. İslam ümmeti de, mücadelede ve önderlikte birere gerçeklikti.

Hak ile Batıl arasındaki mücadele kesintisiz bir mücadeledir. Batıl, bir kavramdan ibaret olmadığı gibi Hakta bir kavramdan ibaret değildir. Müslümanlar Hak ve Batılın tüm zamanlarda önderlerini bilme durumundadırlar. Hak ve Batıl önderlerini bilmeden Hakkın yanında yer almak mümkün değildir. Bugünde batılın müşahhas bir önderlik eliyle hakka karşı mücadelesi vardır. Zamanımızda büyük şeytan ABD, batılın önderliğini yapmaktadır. Amerika'yla beraber hareket edenlerde şeytanın uşaklarıdır.

Elbette ki hakkında zamanımızda temsilcileri vardır. Hak mücadele hiçbir zaman hak önderlikten mahrum değildir. Hak önderlik olmadan hak bir mücadelenin olması ve bu uğurda mücadelesi de mümkün değildir. Büyük şeytan ve uşakları hak cephesinin bir önderlikle beraber hareket etmesini asla istemez. Zamanımızda eğer batıl cephesi zarar gördü ve görüyorsa İslami önderlik sayesindedir. Bunu küfür cephesi çok iyi bilmektedir. Bunu müslümanım diyenlerde anlasa sorunlar büyük oranda çözülecektir.

İslam, Kuran'a ve Sünnet'e uygun bir şekilde zamanımızdaki hak mücadeleyi ancak hak önderlikle ortaya koyacaktır. Nasıl ki Resulü Ekrem zamanında neyi, nerede, ne zaman yapılacağını bizzat Resul'ü Ekremin şahsiyle çözüyorsa, bugünde ancak hak önderlik eliyle çözecektir. Yoksa İslam Müslümanların hayati sorunlarıyla ilgili konuları deneme yanılmalara bırakmamıştır.

İslam, Müslümanların şimdiki ve gelecekteki durumlarını etkileyecek sorunların çözümünü İslamcı yazarlara, konuşmacılara bırakmamıştır. Ümmet çapındaki sorunlara, her müslümanın ayrı ayrı çözünler ortaya koyması İslam'ın istemeyeceği bir durumdur. Her müslümanın ayrı ayrı çözüme yönelik çabası, aslında çözümsüzlüğü yaşama uğraşısıdır. Ümmet çapında yapılması gereken çözümü sunucu olarak ifade etmeye çalışmak, aslında haddi aşmanın ve ümmeti düşünememenin başka bir adıdır. Dünya yiyicileri de Müslümanlardan fert fert olaylara yaklaşmalarını ister ve bunu teşvik eder. Onlar için en tehlikeli durum, ümmet bilinciyle beraber hareket edebilme becerisini göstermektir.

Dünyada batılın temsilcisi Amerika'nın korkulu rüyası, Müslümanların yekvücut hareket edebilmeleridir. Dünya Müslümanları mezheplere, milli çıkarlara, ırklarla, cemaatlere göre değil de ümmetin yararına göre hareket ederlerse ciddi anlamda evrensel istikbara zarar vereceklerdir. Müslümanlar, Hizbullah, Hamas ve İslami Cihat gibi ümmeti merkeze koyan yaklaşımları esas alırlarsa ümmetin sorunlarını büyük oranda çözeceklerdir. Ümmetin gerçek sorunlarıyla gerçekten uğraşanlar aynı zamanda Hizbullah ve Hamas örneğinde olduğu gibi vahdeti de oluşturacaklardır.

Müslümanların ümmeti merkeze koyan yaklaşımların sahibi olması gerekiyor. Ümmeti ve ümmetin maslahatını düşünme ve hareketlerin merkezine koymayanların İslam'a dayalı olmaları mümkün değildir. Pratikte var olan ve bir olan İslam ümmetinin üyesi olmadan ne Kuran'ı doğru anlamaları ne de dünyadaki gelişmeleri sağlıklı değerlendirmeleri mümkün değildir. Ümmet, pratikte var olan ve imamlı olan toplumdur.

Ülkemizdeki İslamcı kesimin en temel sorunu pratikte ümmetin üyesi olamamalarıdır. İmamları da olmadığından her soruna sorululuk sahibi olarak çözümler yazıyorlar. Merkezde yalnızca kendileri olduğu için çözümleri var olan ve bir olan ümmetin yararıyla örtüşemiyor. Bu hastalıklı kafa yapıları Resulü Ekrem zamanında Müslüman olmanın engeliyken şimdilerde İslamcılık adına fikir yürütmeyle karşılanıyor.

Suriye konusundaki yaklaşımlarda ki farklılığın ana nedeni; ümmeti merkeze koyamayan dini anlayış biçimleridir. Gerici Arap rejimleri ve Amerika'yla aynı safta olmanın nedeni, pratikte hak batıl mücadelesinin dışında kalmaktır. Hakkı ve Batılı evrensel çapta düşünen ve hak ve batılı müşahhas olarak düşünenlerin değerlendirmeleri aynı olabilmektedir. Suriye konusunda olması gereken yaklaşımın bay falancı İslamcı yazarın istediği ve uygun gördüğü gibi olması gerektiğini savunmanın İslami bir yanı olamaz.

Ümmetin üyesi olma bilincindeki Müslümanlar için kardeşlerinin, yol arkadaşlarının mezhep farklılığı problem değildir. Yeter ki aynı yolun yolcusu olunsun, yeter ki ümmetin yararını görüp gözetilsin. Ümmetin üyeleri için esas olan pratik ümmetin yararı olduğu için ırk farklılığı sorun oluşturmaz.

Bugün temiz halkların ümmet olma konusunda fazla problemi yoktur. Yeter ki temiz vicdanlar yanlış bilgilerle kirletilmesin. Ama bir tür İslam'la ilgilenmiş, İslamcıların ıslah ve iflah olmaları gerçekten zordur. Allah İslam ümmetini asil üyeleri olmayı tüm Müslümanlara nasip etsin.

Hüseyin Taş