HYSK'nın Oyunu da İşe Yaramadı

HYSK'nın Oyunu da İşe Yaramadı

Erzincan Başsavcısı İlhan Cihaner ve 3. Ordu Komutanı Saldıray Berk, Ergenekon Terör Örgütü üyeliğinden yargılanacak...

Erzurum Özel Yetkili Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen Ergenekon soruşturmasına ilişkin hazırlanan iddianame Erzurum 2. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kabul edildi.

Erzincan Başsavcısı İlhan Cihaner'in Ergenekon terör örgütü üyesi olarak suçlandığı iddianamede, ifade vermeye gelip gelmeyeceği tartışılan 3. Ordu Komutanı Orgeneral Saldıray Berk de 17 sanık arasında ilk sırada bulunuyor. Cihaner'in ardından 3. sırada İl Jandarma Alay Komutanı Ali Tapan var. Edinilen bilgilere göre Cihaner hakkında, 'Ergenekon terör örgütü üyesi olmak, resmî evrakta sahtecilik, tehdit ve hukuka aykırı olarak kişisel verileri kaydetmek' suçlarından dava açıldı. İddianamede, Cihaner'le ilgili soruşturma için Erzurum Başsavcılığı'nın yetkili ve görevli olduğuna dair mütalaaya da yer veriliyor. Orgeneral Berk ise 'Ergenekon terör örgütü üyesi olmak, tehdit, resmî belgede sahtecilik, hukuka aykırı olarak kişisel verileri kaydetmek'le suçlanıyor. Cuma günü mahkemeye sunulduğu öğrenilen iddianamenin önemli ayrıntılarından birini ise dosyadaki suçların ayrılması oluşturuyor. Başsavcı Cihaner'in göreviyle ilgili suçlarına Yargıtay'daki ilgili daire bakacak. Ancak Cihaner, iddianamede kişisel olarak görülen örgüt kapsamındaki suçlarla ilgili Erzurum Özel Yetkili Ağır Ceza Mahkemesi'nde yargılanacak. Başsavcı'nın göreviyle ilgili suçların yer aldığı dosya Yargıtay'a gönderildi.

Ergenekon'un 'Erzincan'daki ayağına' yönelik yürütülen soruşturmada dün flaş bir gelişme yaşandı. Erzurum Özel Yetkili Cumhuriyet Savcılığı'nca tamamlanarak, Erzurum 2. Ağır Ceza Mahkemesi'ne sunulan iddianame kabul edildi. Erzurum H Tipi Kapalı Cezaevi'nde tutuklu bulunan Erzincan Cumhuriyet Başsavcısı İlhan Cihaner hakkında göreviyle ilgili suçların yer aldığı dosyanın Yargıtay'a gönderilmesine, örgüt kapsamına giren kişisel suçların Erzurum'daki dosya kapsamında 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülmesine karar verildi. Bu arada, 3. Ordu Komutanı Orgeneral Saldıray Berk'in soruşturma kapsamında ifadeye çağrılıp çağrılmamasıyla ilgili sürecin 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nce değerlendirileceği öğrenildi.

14 sanıklı iddianamede, Ergenekon silahlı terör örgütünün yapısı, hedefleri ve hakkında bugüne kadar yürütülen soruşturma kapsamında elde edilen deliller ve ulaşılan sonuçlarla ilgili iddianamelere dayanılarak açıklamalar yapılıyor. Şöyle deniliyor: "Örgütün, TSK içinde son derece gizli bir yapılanma içinde olduğu kadar, yukarıda açıklandığı gibi örgüt amaçlarının gerçekleştirilmesinde çok önemli gördüğü istihbarat örgütü içinde de kadrolaşmaya çalıştığı açıkça ortaya çıkmış bulunmaktadır.''

'KİRLİ TEZGÂH' HAYATA GEÇİRİLMİŞ

İddianamede örgütün Erzincan yapılanmasıyla ilgili olarak da bilgiler veriliyor: "(...) Dursun Çiçek tarafından imzalanmış bulunan İrticayla Mücadele Eylem Planı, Erzincan ilinde hayata geçirilmek istenmiş, bu amaçla Ergenekon silahlı terör örgütüne bağlı olarak faaliyet gösteren şüpheli Saldıray Berk liderliğindeki yasa dışı oluşum faaliyetlerde bulunmuştur. Bu çerçevede Gülen cemaatinin Erzincan'daki evlerine veya okullarına silah, uyuşturucu vs. suç unsurları ile yasa dışı illegal dokümanlar konularak sonrasında bu yerlerde eşzamanlı olarak operasyonlar yaptırılması ve böylece Gülen cemaatinin silahlı terör örgütleri kapsamına alınmasının sağlanmasının hedeflendiği ortaya çıkmıştır. Dursun Çiçek imzalı bir belgedeki ifadeler ile Erzincan İl Jandarma Komutanlığı İstihbarat Şubesi'nde görevli Üsteğmen Ersin Ergut'un ajandasındaki birbiriyle örtüşen el yazısı ifadeler bunun açık kanıtıdır. Üyelerinin tamamına yakını kamu görevlilerinden oluşan ve bir kısmı Erzincan ilinde üst düzey görevlerde bulunan örgütün Erzincan yapılanmasının bu oluşumu ve işlenen suçların kamu görevinin yapılması kılıfı altında gerçekleştirilmesi karşısında delillere ulaşabilmenin zorluğu ortadadır.''

Erzurum Cumhuriyet Başsavcısı Sinan Kuş, Cihaner ile ilgili iddianamenin cuma günü mahkemeye ve daha sonra Yargıtay'a gönderildiğini açıkladı. Kuş, iddianame kabul edildiği takdirde duruşma tarihi belirleneceğini ve ilk duruşmanın Erzurum'da yapılacağını ifade etti.

Örgüte yol gösterip, hukukî koruma sağlamış

İddianamede, İrticayla Mücadele Eylem Planı'nın Erzincan'da uygulanmak istenmesinin nedenleri de 5 maddede sıralanıyor. İlhan Cihaner'in örgüte hukuki koruma sağladığı belirtiliyor. İşte o ifadeler:

"1-Erzincan'da hem Alevi hem de Sünni vatandaşlarımızın yoğun olarak bulunması, diğer taraftan hem Kürt hem de Türk kökenli vatandaşlarımızın oturması nedeniyle kötü niyetli kişilerce bu durumun suistimal edilmesinin kolay olduğunun düşünülmesi,

2-Şüpheli Saldıray Berk'in 3. Ordu Komutanı olarak elindeki tüm yetkileri mensubu bulunduğu terör örgütünün illegal amaçları doğrultusunda kullanmaktan çekinmemesi, bilakis bu konuda diğer şüphelilerin mevki olarak üzerinde bulunması durumunu da kullanarak onlar üzerinde etkinlik sağlaması,

3- İlhan Cihaner, mensubu bulunduğu örgütün illegal amaçları doğrultusunda yaptığı faaliyetlerde yol gösterme, hukuki koruma sağlayacak konumda bulunması,

4-Erzincan'da gerek önceki İl Jandarma Alay Komutanı Recep Gençoğlu ve gerekse halen görevde bulunan İl Jandarma Komutanı Ali Tapan'ın elinde bulundurduğu kolluk gücünü örgütün amaçları doğrultusunda kullanmaktan çekinmemeleri.

5-Tutuklu MİT Müdürü Şinasi Demir başta olmak üzere diğer tutuklu MİT mensuplarının devletin ve yasaların kendilerine verdiği ülke çapında ve özellikle yabancı ülkelere yönelik istihbarat toplama ve değerlendirme yetkilerini kötüye kullanmaktan çekinmeyerek, bu anlamda kullanmakta oldukları bir haber elemanına illegal olarak kişi/cemaat hakkında bilgi-belge getirmesi talimatı verdikleri tespit edilmiştir."

Cihaner ve Çiçek, Erzincan Orduevi'nde toplantı yapmış

Erzincan Cumhuriyet Başsavcısı İlhan Cihaner, altında Kurmay Albay Dursun Çiçek'in imzası bulunan 'İrticayla Mücadele Eylem Planı'nı uygulamakla suçlanıyordu. İddianamede, İlhan Cihaner'in, Dursun Çiçek'le Erzincan'da görüştüğü aktarılıyor. Buna göre, 2009 yılı yerel seçimleri döneminde Erzincan'a gelen Dursun Çiçek, Erzincan Orduevi'nde İlhan Cihaner'le toplantı yapıyor. İddianamede ayrıca Cihaner'in, soruştarma kapsamında ele geçirilen silahların, kolluk güçleri tarafından konulduğu biçimindeki iddiaları güçlendirmek ve elde edilen yasal delilleri zayfılatmak maksadıyla Erzincan Çatalarmut Barajı'na mühimmat bırakılması ve silahların polis tarafından konulduğu iddiasının ileri sürülmesi senaryosunu ürettiği belirtiliyor.

TAHLİYE TALEBİ 3. KEZ REDDEDİLDİ

Bu arada, Başsavcı İlhan Cihaner'in tutukluluk haline yapılan itiraz üçüncü kez reddedildi. Cihaner'in avukatı Turgut Kazan, dün müvekkilinin tutukluluk haline 3. kez itiraz etti. Ancak bu talep de önceki iki başvuru gibi kabul edilmedi. Bu arada Erzurum 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nin üye hâkimi İsmail Şahin'in yerine dün Sefa Bilak getirildi. SELİM KARAHAN ERZURUM

'Terör örgütü üyeliği' görev suçu değildir

Ergenekon'un Erzincan ayağına ilişkin iddianameyi hazırlayan Cumhuriyet Savcısı Taner Aksakal, iddianamede, İlhan Cihaner'in suçlandığı 'terör örgütü üyeliği'nin 'kişisel suç' olduğunu aktardı. Aksakal, Cihaner ile ilgili iddianameyi Yargıtay'a değil, Erzurum Ağır Ceza Mahkemesi'ne sunduğunu kaydetti. Saldıray Berk'le ilgili olarak da muvazzaf askerlerin 'terör örgütü üyeliği' suçundan sivil mahkemede yargılanacağını bildirdi. Hem Cihaner hem de Berk yönünden yetkili ve görevli mahkemenin Erzurum Ağır Ceza mahkemeleri olduğunu bildirdi. İddianamedeki deliller ışığında oluşturulan mütalaalarında çarpıcı tespitlerde bulundu: "Birinci sınıf hakim bile olsa, kişisel suçlarında en yakın mahkemede yargılanır." "Terör örgütü üyeliği"nin gerçekleşmesi suçu asla görev suçu değildir." BÜŞRA ERDAL İSTANBUL

Sanık Albay'dan yalancı tanık itirafı

İddianamede çarpıcı tespitlere yer veriliyor. Erzincan Çatalarmut Baraj Gölü'nde bir ihbar üzerine ele geçirilen 13 adet el bombası ve 350 civarında merminin Erzincan Emniyeti ile suni olarak irtibatlandırmak için İl Jandarma Alay Komutanı Ali Tapan, Üsteğmen Ersin Ergut, Astsubay Orhan Esirger ve İstihbarat Binbaşı Nedim Ersan'ın yalancı tanık ayarlamaya çalıştıklarına dikkat çekiliyor. İddianamede sözde tanık ile gizli şekilde şehir dışında görüşüp çeşitli vaatlerle ikna etmeye çalıştıkları ancak tanığın (gizli tanık X) komplonun bir aracı olmak istememesi üzerine kabul etmediği belirtildi. İddianamede, Albay Tapan'ın tanığı gerçeğe aykırı anlatımlar yapılması olayıyla ilgili Erzincan Cumhuriyet Başsavcısı İlhan Cihaner'in de haberinin olduğu, hukuki korumanın ve desteğin bizzat Başsavcı tarafından yapılacağı vaat edildiği belirtiliyor. Tapan'ın Erzurum savcılığına verdiği ifadede olayı doğruladığı, tanık ile gizli bir yerde görüştüğünü, görüşme sonrasında da durumu Cihaner'e arz ettiğini beyan ettiği aktarılıyor. İddianamede, "Böylece planladıkları komplonun içinde Cihaner'in de bulunduğunu zımni olarak ikrar etmiştir." deniliyor.

Savcıya HSYK telefonu belgelendi

HSYK Başkan Vekili Kadir Özbek'in, Erzurum'daki soruşturmaya müdahalesi belgelendi. Başsavcı Cihaner'in evine giden savcıyı telefonla arayıp, 'sicil numaranı ver' dediği ortaya çıkan Özbek'in görüşmesinin görüntülü kayıtları yayınlandı. Cihaner'in evindeki arama sırasında çekilen görüntülere göre, savcıyı Özbek'in kendisi arıyor. Bu durum, Başkan Vekili'nin, "Beni Cihaner aradı. Aramayı yapan savcıya da telefonu Cihaner'in eşi verdi." savunmasını çürütüyor. Görüntüler, Özbek'in telefonunun dinlendiğine yönelik iddiasının da gerçeği yansıtmadığını gösteriyor. Başkan Vekili, savcıyı kameralar çalışırken aramış.

HSYK Başkan Vekili Özbek, savcılara telefon ederek baskı yaptığı iddiaları gündeme gelince Başsavcı İlhan Cihaner'in kendisini aradığını iddia etmişti. Ancak Habertürk'te yayınlanan ve savcılık araması sırasında güvenlik güçlerinin kameralarına yansıyan görüntüler Özbek'i yalanlıyor. Görüntülerde HSYK Başkan Vekili Kadir Özbek'in, hem İlhan Cihaner'i hem de aramayı yapan savcıyı aradığı görülüyor. Özbek ise gazetecilere yaptığı açıklamada "İlhan Bey beni makamından aradı." demişti.

Habertürk'te yayınlanan görüntüler Özbek'i yalanlıyor. Başsavcı İlhan Cihaner Adliye'deki odası arandığı sırada telefonda şu sözleri sarf ediyor: "Yerimdeyim Başkanım. Arkadaşlar geldiler, arama yapıyorlar. Daha sonra gözaltı olacakmış. Ben fizikî olarak direnmeyi düşünüyorum."

Cihaner'in evindeki görüntülerde ise polislerin Cumhuriyet Savcısı Rasim Karakullukçu'nun nezaretinde arama yaptığı sırada Karakullukçu'nun telefonu çalıyor. Görüntülerde yapılan konuşmadan arayan kişinin HSYK Başkan Vekili Kadir Özbek olduğu anlaşılıyor. Karakullukçu, 'başkanım' diye hitap ettiği Özbek'e telefonda ismini söylüyor, daha sonra ise aramayı mahkeme kararıyla yaptıklarını anlatıyor. HSYK Başkan Vekili Özbek, bu telefon görüşmeleriyle ilgili sorular üzerine, konuşmaları doğrulamıştı. Özbek, Cihaner'le konuşmasında 'kendisinin direneceğim' tavrına karşı çıktığını söylediğini de belirtmişti. Özbek, evdeki aramayı yapan savcının adını anlayamadığı için tekrarlattığını ve savcının 'arama yapıyoruz efendim' dediğini iddia etmişti.

İlhan Bey'i biz mi aradık, onlar mı aradı tam bilmiyorum

HSYK Başkan Vekili Kadir Özbek, savcılarla yaptığı telefon görüşmelerinin ortaya çıkması üzerine ilginç bir savunma yaptı. Görüntülerin kendisini yalanlamadığını iddia eden Özbek, suçu sekterlere attı. Özbek, "Oraya bağlamaları sekreterlerin işi. Önce makamından aranmış gibi bir sıralama yapılmış, aradan yarım saat geçtikten sonra 'İlhan Bey telefonda!' dediler. İlhan Bey'i biz mi aradık onlar mı aradı tam bilmiyorum." dedi.

Özbek, ilk açıklamalarının aksine Cihaner'in evinde aramayı yapan savcı Rasim Karakullukçu'yu da kendisinin telefona istediğini itiraf etti. Özbek, bu konuda şu görüşü dile getirdi: "Arkadaşlarla toplantı salonunda çalışırken sekreterlere arattım. Birinci aramada 'Makamı cevap vermiyor.' dediler, 'Cepten de aradık, şimdi görüşmesi mümkün değil.' dediler. 'Evini arayın!' dedim. Bir süre sonra evi bağlandı. Arama devam ediyordu. İlhan Bey'in eşi dediler. 'Geçmiş olsun hanımefendi, nedir mesele?' dedim. Arama yapıyorlar, dedi. 'Kimler var?' dedim. Savcı bey var polis var, dedi. Bir görüşebilir miyim dedim. Bilgi almak için; çünkü o zamana kadar herhangi bir bilgi yok. Savcının sesi çok derinden ve kesik kesik geliyordu."

Kaynak: Zaman