Gazze'den Kudüs'e Zafer Günleri(FOTO-VİDEO)
Kardeşlik Platformu tarafından organize edilen "Gazze'den Kudüs'e Zafer Günleri" etkinliklerinin ikinci gününde bir konuşma yapan Hüccetul İslam Kadir Akaras...
Kardeşlik Platformu tarafından organize edilen "Gazze'den Kudüs'e Zafer Günleri" etkinliklerinin ikinci gününde bir konuşma yapan Hüccetul İslam Kadir Akaras, Kudüs ve Mescid-i Aksa'nın İslam Ümmeti için kurtuluş ve Yükseliş Kapısı olduğunu söyledi.
Program Musa Güneş hocanın okuduğu Kur'an-ı Kerim tilaveti ile başladı.
Filistine Özgürlük Konvoyu'na katılan İngiliz müslümanlar da Mısır ve Gazze anılarını anlatarak, yolculuk boyunca ve karşılaştıkları her sıkıntıda Allah'ın yardımlarını hissettiklerini ve Gazze için her zaman feda olmaya hazır olduklarını belirtti.
"Selam olsun, canlarını Kudüs yolunda Rablerine sunanlara, İslami dini sloganları yüceltenlere, şehitlerin kanlarını damarlarında taşıyanlara, "İnananlardan öyle erler vardır ki, onlar Allah'a verdikleri sözde sadakat gösterdiler; onlardan kimileri adaklarını yerine getirdi" ayetine binaen canlarını verenlere ve sırasını bekleyenlere selam olsun. Resulullah'a ve Ehli Beyti'ne, ashabına selam olsun" diyerek sözlerine başlayan Akaras, İslam ümmetinin temel gündeminin Filistin olması gerektiğini savundu.
Akaras "Zalim rejim kurulduğu günden bugüne kadar Filistin hep davamız, acımız olmuştur. Müslüman'ın namusu Kudüs eksenli olmuştur. Mücadelemizin adı Kudüs'tür. Çünkü Kudüs, peygamber diyarıdır. Peygamberin Mirac'a yükseldiği yerdir Kudüs. İnsanlığın yükselişe geçtiği yer de Kudüs olacaktır. Yeniden ayağa kalkmamız için Kudüs yolcusu olmamız gerekiyor" diye konuştu.
19. ve 20. y.y.'da İslam coğrafyasının farklı bölgelerinin işgal edildiğini, ifade eden Akaras "Bunların başında da Filistin gelir. Bu gasıp rejimi Amerika hemen Rusya ise 2 gün sonra tanıdı" dedi.
5 Arap ülkesinin, İsrail'e karşı savaş açtığını fakat koskoca orduların çeterlerden oluşan bir rejime karşı, ihanetlerinden ötürü yenildiklerini vurgulayan Akaras, ilerleyen yıllarda bazı Arap rejimlerin, İsrail'i 2 gün sonra tanıyan Rusya'nın Sosyalizmini, kurtuluş projesi olarak ümmete sunmalarını eleştirdi.
Filistin davasında İslami duyarlılığın 1980 sonrasında başladığını kaydeden Akaras "Peygamberin kurduğu Medine-i Fazıla, Peygamberin zaferleri nasıl ki o günün dünyasına bir güneş gibi parlıyordu. Bütün devletlerin İsrail'in yanında yer almasına rağmen Gazze halkı, direnişine devam edince İsrail'e karşı zafer kazanmış oldu. Şuanda İsrail, en zayıf dönemini yaşıyor. Çünkü savaş artık sadece Filistinlilerin değil ümmetin hatta tüm insanlığın olmuştur. Halk, bu mücadeleye daha yeni başladı. Bu direniş ruhu, sonuç alıncaya kadar devam edilmelidir. Ümmet ve halklar, Allah'ın yardımıyla düşmanı korkutuyor. Çocukların taşları, orduların tanklarından daha fazla korkutuyor onları" şeklinde konuştu.
Kudüs'ün ve Mescid-i Aksa'nın işgal altında olduğu bir dönemde, seyahat acentalarının Kudüs'e geziler düzenlemeisni eleştiren Akaras, 1967 sınırları içerisinde bir Filistin devletinin kabul edilemez olduğunu, tüm Filistin'in işgalden kurtarılarak bağımsız Filistin devletinin kurulmasının gerektiğini söyledi.
Konuşmasının sonunda İslam coğrafyasının farklı bölgelerinde zaman zaman cereyan eden fitne girişimlerine değinen Akaras, müslümanlar arasında tefrikaya yol açacak hiçbir girişime prim verilmemesini istedi.
"Mazluma dini sorulmaz, ihanetin dini olmaz. Senin zalimin kötüdür. Benim zalimim iyidir anlayışı İslam'a aykırıdır" diyen Akaras, konuşmasını şöyle devam etti: "Filistin davası adına bir adım atıldığı zaman Şii ve Sünni müslümanlar arasında fitne çıkarmak isteyenler de ortaya çıkıyor. Bu kişilere fırsat verilmesin. Düşman bizi öldürürken Şii ya da Sünni olmamıza bakmıyor. Bir kişinin Filistin'i savunabilmesi için Sünni mi olması gerekiyor? Ya da Lübnan'a Hizbullah'a destek vermek için Şii mi olmak gerekiyor? Filistin'e Yol Açık konvoyunda farklı dinden insanlar vardı. O halde neden Şiiler ve Sünniler de Filistin için yola çıkmasın?"
İmam Humeyni'nin "Her müslüman bir kova su dökse İsrail'i sel alır" sözünü hatırlatan Akaras, bütün müslümanların gereken duyarlılığı sergilemesi halinde Filistin'in kısa bir süre içerisinde kurtulacağını söyledi.
Akaras'ın konuşmasından sonra Filistin konvoyundaki bazı batılı katılımcılar, da konvoy süresi içerisinde yaşadıkları ölümsüz anları, İstanbullularla paylaştılar.
Okunan marşların ardından Nureddin Şirin'in yaptığı dua ile program sona erdi.























