Erken davrandım, belgenin aslını aldım
Savcılara İrtica ile Mücadele Eylem Planının orijinalini gönderen subayın, ihbar mektubunda, TSKda yapılanan cunta hakkında önemli bilgiler verdiği anlaşıldı
Savcılığa İrtica ile Mücadele Eylem Planı ile birlikte bir de ihbar mektubu gönderen subay, kuşaklar boyu Türk Silahlı Kuvvetleri'ne hizmet eden bir aileye mensup olduğunu belirterek, son aylarda yaşanan olaylarda TSK'nın itibar kaybına uğramasının kendisini ve silah arkadaşlarını rahatsız ettiğini ifade ediyor. Vakit'in ulaştığı mektupta, "Kendi milletine karşı psikolojik harp yapan, toplumu bölen ve toplumun değerlerini karşısına alan bir TSK'nın hayal edilmesinin mümkün olmadığı nasıl bir gerçekse, TSK'nın yapısının böyle olmadığı da bir gerçektir" diyen subay; bir dizi itirafta da bulunuyor.
Subay, önceleri doğru ve gerekli olduğuna inandığı için, benzeri üçüncü dünya ülkelerinde olabilecek ve kendi vatandaşlarına "psikolojik harp" uygulayan bir cunta faaliyetinin içinde yer aldığını belirtiyor. Şu an böyle bir oluşumun içinde bulunmaktan büyük pişmanlık duyduğunu belirten subay, oluşumun Psikolojik Harekât Daire Başkanlığı'nı kendine maşa olarak kullandığını kaydediyor. Psikolojik Harekât Daire Başkanlığı'nın imkânlarından faydalanılarak, vali, kaymakam, savcı ve hâkim gibi önemli kadrolarda bulunan birçok kişi hakkında bilgi fişi hazırlandığı belirtilen mektupta, tüm bunları cunta yapılanmasının yaptığı, ancak yapılanların kamuoyuna yansıması ile Psikolojik Harekât Daire Başkanlığı'nın yıprandığı anlatılıyor. Adı Bilgi Destek Daire Başkanlığı olarak değiştirilmek zorunda kalınan kurumun bilgi destek taburlarının sayısının bire indirildiği de aktarılan mektupta, cuntanın bu tek taburda örtülü faaliyetlerine devam ettiği belirtiliyor.
TSK, İTİBAR KAYBEDİYOR
Mektupta; cunta örgütlenmesinin yıllardır işgal ettiği makamlar, kilit pozisyonlar ve sivil uzantıları ile ülkenin gündemini elinde tuttuğu, faaliyetlerini de tüm TSK'nın ortak görüşü gibi yansıttığı ifade ediliyor. Cunta örgütlenmesi ve faaliyetlerinden rahatsız olan subayların da "TSK'yı yıpratmak istiyorlar, silah arkadaşıyız. Biz bir aileyiz" gibi sözlerle baskı altına alındığı, cuntanın pisliklerini içeride saklamak zorunda kalan TSK'nın da sürekli itibar kaybettiği savunuluyor. Bilgi Destek taburu olarak bizzat olayların içinde yer aldıklarını anlatan subay; Aktütün'de, Dağlıca'da, Poyrazköy'de, Çukurca'da ve daha birçok yerdeki olayları bizzat yaşadıklarını kaydediyor. Mektupta dikkat çeken bazı bölümler şöyle: "Devletin kurumlarını birbirbirine düşüren İrtica ile Mücadele Eylem Planı'na bakıldığında, her olayda olduğu gibi bu olayda da, cuntanın kendi bekası için ülkemizin tüm değerlerini paramparça etmeye çalıştığı görülmektedir. TSK'da psikolojik harekât birimlerinin kuruluş safhasından bu yana aktif bir şekilde görev alan ve 2009 atamalarında Bilgi Destek Okul Komutanlığı'nda görev alan Hv. Öğ. Bnb. H.B. bahse konu belge hakkında 'Bu belgeyi biz hazırlamıştık, nasıl sızdı anlayamadım' demiştir. Sayın savcım, İrtica ile Mücadele Eylem Planı, basında yer alır almaz erken davranarak söz konu evrakın aslını gizlice dosyalandığı klasörden aldım. Belgenin aslının yerinde olmadığı anlaşılınca önce bir kriz yaşandı. Ancak daha sonra belgenin ele geçirilmesinden korkan bir cunta mensubu tarafından imha edildiği görüşü benimsendi. Nitekim İlker Başbuğ belgenin aslının imha edildiğine kanaat getirdikten sonra açıklama yaptı."
