Bombalar anlaşılırsa naneyi yedik!
Ergenekon 3. iddianamesinin ek klasörlerinde yer alan gizli tanık ifadeleri, karanlık yapılanma ile ilgili bütün gerçekleri ortaya döküyor.
3. iddianamenin 4 gizli tanığından biri olan ve etkin pişmanlıktan faydalanarak yargılandığı Ergenekon Silahlı Terör Örgütü (ESTÖ) davasından ceza indirimi talep eden gizli tanık 'Anadolu' çok çarpıcı itiraflarda bulunuyor.
Anadolu, 2004'te Kayseri Tugay Komutanı Reha Taşkesen'in TSK bünyesindeki gizli bir yapılanmadan bahsettiğini, bu yapılanmanın sivillerle birlikte organize olmuş gizli bir örgüt yapılanması olduğunu, yapılanmanın başında askerlerin olduğunu, sivil toplum örgütleri ve bazı bürokratlarla hükümetlerin beğenmedikleri icraatları bulunduğunda askeri darbe yapabildiklerini iddia etti.
SÜLEYMAN DEMİREL DE KATILDI
Gizli tanık 'Anadolu' mahkemeye sunulmak üzere hazırladığı ve avukatı huzurunda verdiği beyanlarda Ergenekon sanığı eski İstanbul Üniversitesi Rektörü Kemal Yalçın Alemdaroğlu ile 2004 Mayıs Haziran aylarında yaptığı görüşmelerinde Alemdaroğlu'nun kendisine TSK bünyesindeki gizli yapılanmadan bahsettiğini, bu yapılanma ile alakalı olarak kendisinin üniversite yapılanmasında sorumlu olduğunu ve gizli tanık Anadolu'ya üniversitede birlikte çalışmayı teklif ettiğini, kendisinin ise bunu kabul etmediğini belirtti. Anadolu "Verdiği görevi kabul etmedim. Ayrıca Kemal Alemdaroğlu 'Taksim Toplantıları' adı altında yemekli toplantılar düzenliyordu. Bu toplantılara öğretim üyeleri, bazı siyasiler katılıyordu. Bir sefer de Süleyman Demirel katıldı. Süleyman Demirel Türkiye'nin kötüye gittiğini ve değişmesi gerektiğini anlatıyordu" dedi.
KIVRIKOĞLU DA SÖYLEMİŞ
2005 yılında Fenerbahçe Orduevi'nde emekli Orgeneral Hüseyin Kıvrıkoğlu ile görüştüğünü anlatan Anadolu, şunları söylüyor: "Kıvrıkoğlu 1996'dan beri TSK içinde gizli bir örgütlenme ve yapılanma olduğunu, bunun sivil kanadının bulunduğunu, en başta gelen sivil kanatlardan birinin Encümen-i Daniş olduğunu, ayda bir Moda'da toplantı yaptıklarını, çeşitli kararlar aldıklarını, bu kararları gizlice MGK ve üst düzey bürokratik makamlara yolladıklarını anlattı. Bu grubun içinde üst düzey komutanlar, eski Genelkurmay başkanlarının da olduğunu, sivil kanatta TSK ile irtibatlı en üst düzey kurulun bu olduğunu ve irtibatlarını bu kurul üzerinden yaptıklarını söyledi."
"BİZİM BOMBALAR OLDUĞU ANLAŞILMAZ"
Silivri Cezaevi'nde Mehmet Demirtaş ve Oktay Yıldırım arasında geçen son derece önemli bir konuşmaya da kulak misafiri olduğunu belirten 'Anadolu' olayı şöyle anlatıyor: "Ergenekon duruşmalarının ilk başladığı günlerde Mehmet Demirtaş ve Oktay Yıldırım'ın duruşma arasında konuşmalarına şahit oldum. Demirtaş, 'Bu Danıştay bombalarının bizim bombalar olduğu anlaşılırsa naneyi yeriz' dedi. Yıldırım'ın da 'Bizim bombalar olduğu anlaşılmaz. Kafile numaraları farklı' dediğini duydum. Bir kez de kendisine 'Bombaları çatıya sen mi koydun' diye sordum, o da 'evet' dedi."
