Başbuğ suç işledi

Başbuğ suç işledi

Albay Dursun Çiçek imzalı “darbe plânı”nın gerçek olduğunun ortaya çıkmasına rağmen, Org. İlker Başbuğ’un hâlâ albayı savunması, “suçu ve suçluyu övme” çabası olarak yorumlandı.

Genelkurmay Başkanı İlker Başbuğ, "kağıt parçası" dediği Albay Dursun Çiçek imzalı darbe planının 12 Haziran tarihinde basına yansımasının ardından 4 ay sonra "orijinal" olduğunun Adli Tıp raporuyla ortaya çıkarılmasına rağmen Çiçek'i kollayıcı tavrını sürdürüyor. Adli Tıp raporuyla ilgili, darbe planının üzerine gitmek yerine konunun basına yansıtılmasını eleştiren Genelkurmay Başkanlığı'nın açıklamasına tepki gösteren hukukçular ve sivil toplum temsilcileri Vakit'e yaptıkları açıklamalarında, "Genelkurmay Başkanı, Çiçek'i koruyarak suç işlemiştir ve bu tavrında ısrar ediyor. Ya kendisi de işin içinde ya da yine yanıltıldı, derhal istifa etmeli" dediler.
AVCI: "İSTİFA ETMELİ"
Eski Cumhuriyet Savcısı Gültekin Avcı, Genelkurmay Başkanlığı'nın itibarını kurtarmak için derhal Dursun Çiçek'i görevden alması gerekirken, belgenin nasıl medyaya yansıtıldığının üzerinde durmasının başka bir skandal olduğunu ifade ederek, "Medya için bundan daha ciddi ne haber olabilir? Bence basında çok daha sert yer alması gerekirdi. Genelkurmay'ın 'kağıt parçası' dediği belgenin gerçek olduğu ortaya çıktı. Başbuğ bir savcı gibi bir belgenin delil olup olamayacağı konusunda önceden hüküm verdi, bunlar suçtur. Bu yanıltılmaysa kaçıncı yanıltılma. Başbuğ ya istifa etmeli ya da görevden alınmalı" dedi. Avcı, görevden alınması gereken Dursun Çiçek'i koruyarak Genelkurmay Başkanı Başbuğ'un Askeri Ceza ve Türk Ceza Kanunlarına göre suç işlediğini söyledi.
ŞAHİN: "YA İSTİFA ET
YA DA CUNTAYI TASFİYE ET"
Emekli Kurmay Binbaşı Kemal Şahin de, "Ya Sayın Başbuğ böyle bir belgenin olmadığına dair kesin bir şekilde ikna edilmiş, ya da o da bu işin içinde yer almıştır. İki ihtimalden hangisinin doğru olduğu, Sayın Başbuğ'un bundan sonraki atacağı adımlarla netlik kazanacaktır. Ya Başbuğ, 'evet aldatıldım, gereğini derhal yapıyorum' diyerek cuntacı yapılanmayı ortaya çıkarma yoluna gider ya da olayın üstünü örtmeye çalışarak kendisinin de işin içinde olduğu kanaati uyandırır" diye konuştu. Başbuğ'un cuntacı yapılanmanın üzerine gitmemesi halinde TSK'daki tüm üst düzey kadronun tasfiye edilmesi gerektiğini kaydeden Şahin, "TSK içindeki çürük elmaları temizleme görevi siyasi iradeye düşecektir. Bakanlar Kurulu gereğini yapmalı, üst düzey komuta kademesini görevden almalıdır" ifadelerini kullandı.
BAŞOĞLU: "SUÇLUYU
KORUYARAK SUÇ İŞLİYOR"
Sağlık İş Sendikası Başkanı Mustafa Başoğlu ise Genelkumray Başkanı Başbuğ'un, darbe planının medyaya yansımasını eleştireceğine Dursun Çiçek'i derhal görevden uzaklaştırması gerektiğini dile getirerek, "Genelkurmay Başkanı darbe planının medyaya yansımasından değil, hâlâ TSK'da bu tür planların yapılıyor olmasından kaygı duymalıdır. Dursun Çiçek darbe belgesini yazmış ve altını imzalamıştır. Böyle bir şahsın TSK'da hâlâ görevde olması kabul edilemez. Derhal görevden alınmalı, aksi halde Sayın Başbuğ darbeciyi korumak suçunu işlemiş olacaktır ki bu da başka bir suçtur" şeklinde konuştu.
BAŞBUĞ'UN İŞLEDİĞİ SUÇ VE CEZALARI
ASKERİ CEZA KANUNU 148 / E
Askeri şahısların, herhangi bir sebeple yalnız veya toplu olarak siyasi mahiyette beyanname hazırlayan, hazırlanmış beyannameyi imzalayan, imzalatan veya yayın organlarına ulaştıran veya dağıtanlar, fiil daha ağır bir cezayı gerektirmediği takdirde, bir aydan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılırlar.
TÜRK CEZA KANUNU 257/2
(2) Kanunda ayrıca suç olarak tanımlanan hâller dışında, görevinin gereklerini yapmakta ihmal veya gecikme göstererek, kişilerin mağduriyetine veya kamunun zararına neden olan ya da kişilere haksız bir kazanç sağlayan kamu görevlisi, altı aydan iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır