Balyoz ve ETÖ'cülerin Asıl Karın Ağrısı

Balyoz ve ETÖ'cülerin Asıl Karın Ağrısı

"Hani tutukluluk süreleri uzundu? Hani masumiyet karinesi vardı? Hani yargı kararı kesinleşinceye kadar herkes masumdu?" Şamil Tayyar, Candaş Medya'yı fena yakaladı...

"Hani tutukluluk süreleri uzundu? Hani masumiyet karinesi vardı? Hani yargı kararı kesinleşinceye kadar herkes masumdu?"

"Karın ağrınız belli, şu Ergenekon sanıklarını bıraksalar iyileşeceksiniz. Olabilir, hiç değilse mertçe çıkın ortaya, hukuk devletinin omzundan ateş etmeyin sağa sola..."

Star Gazetesi Yazarı Şamil Tayyar, Ergenekoncu ve Balyozcu taifenin asıl maksadı deşifre etti.

Son günlerde yaşanan tahliyeleri eleştiren candaş medyadan örnekler veren Tayyar, Ergenekoncular ve Balyozcular bundan yararlanamadığı için yaygara koparıldığını ve daha önce masumiyet karinesini hatırlamayanların birden masumiyet karinesine sarıldıklarını yazdı.

İşte Şamil Tayyar'ın bugünkü yazısından ilgili bölüm;

Karın ağrısı Ergenekon

Şu da bir gerçek: Son tartışmalardaki asıl sıkıntı, yargının hantallığı, geciken adalet, adil

yargının erozyona uğraması, masumiyet karinesinin ihlali, hukukun üstünlerin hukuku haline gelmesi değil.

15 yıldır içeride yatan tutukluları kimse hatırlamadı, İnönü döneminden bu yana devam eden davaları kimse tınlamadı. Sayısız kişiye daha tutuklandıkları gün "katil" diye bağırdılar, "mafya babası" yaftasını astılar, "terör örgütü lideri veya üyesi" dediler.

Bu hukuksuzluklarını Ergenekon ve Balyoz sürecinde unutup şimdi "masumiyet karinesi yok mu?", "hani hukukun üstünlüğü vardı?", "bu kadar uzun süre tutukluluk olur mu?", "mahkeme kararı kesinleşinceye kadar herkes masum değil mi?" diye sormaya başladılar.

Heyhat, gel gör, tutukluluk sürelerine getirilen sınırlamadan Ergenekon sanıklarına piyango çıkmayınca tekrar başa döndüler.

"Hizbullah'a tahliye", "Domuz bağı katilleri ve babalar serbest", "mafya liderine tahliye" manşetleri birbirini izledi.

Hatta işi öyle çığırından çıkardılar ki, Milliyet Gazetesi dün manşetine "Silivri'ye 10 yıl darbesi" ağıtını yerleştirdi. Ergenekon soruşturmalarından çok önce, 2004 sonunda çıkarılan yasa hükmünü "darbe" olarak nitelendirdiler.

Hürriyet de "Hüküm giymeden 10 yıl yatabilirler" başlığının altına Sedat Şahin'in fotoğrafını yerleştirerek "Serbest kalabilir" deyip aklınca ironi yaptı.

Hele dün Vatan'da bir yorum vardı, evlere şenlik. Efendim, Türkiye'de kararların oluşumu ortalama 6 yıl sürüyormuş, tutukluluk sürelerini 5 yılla sınırlamak doğru değilmiş.

Ey tosuncuklar!

Hani tutukluluk süreleri uzundu? Hani masumiyet karinesi vardı? Hani yargı kararı kesinleşinceye kadar herkes masumdu?

Karın ağrınız belli, şu Ergenekon sanıklarını bıraksalar iyileşeceksiniz. Olabilir, hiç değilse mertçe çıkın ortaya, hukuk devletinin omzundan ateş etmeyin sağa sola...

Bu arada şunun altını çizelim; sakın ola, diğer tahliyeleri onayladığım anlamı çıkmasın yazdıklarımdan. Sadece bir kez daha Ergenekon ve Balyozcu taifenin maskesini düşürmek istedim.

Gerçi yüzsüzler ama olsun...


Şamil Tayyar / STAR