"Aleviler Bizim Başka Kapıya..."

"Aleviler Bizim Başka Kapıya..."

Hazreti Muhammedi Hazreti Ali'den ayırmak mümkün değildir. Atatürk'ü de Hazreti Ali'den koparmak mümkün değildir. Hazreti Muhammet'den Hazreti Ali'ye ve Atatürk... Bunlar Türkiye'nin temelidir.

CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, partisinin grup toplantısında yaptığı kouşmada, Onur Öymen'nin söylediklerine sahip çıkarak "Hepimiz gerçeğin ne olduğunu, söylenen sözün ne anlama geldiğini biliyoruz. Yaşanan yanlış anlamadan sonra değerli arkadaşımızın özür dilediğini biliyoruz. Buna rağmen bu kampanya sistematik olarak yürütülüyor" dedi. Baykal, Erdoğan'ın Alevileri yanına çekmek istediğini belirterek, "Başka kapıya... Benzin bidonlarıyla Sivas'ta Madımak'a saldıranların arkadaşları olarak gelip, Alevilerle bizim aramızı açmaya kalkacaksın..." dedi.

Baykal bugünkü grup toplantısında yaptığı konuşmada, Alevilerine tepkilerini görmezden gelerek, olayı siyasi olarak değerlendirdi. Baykal, yurt genelinde halkın verdiği tepkilerin siyasi olduğunu ima ederek "Her toplumun tarhinde yaşanmış acı verici olaylardır. Izdıraplar vardır. Çok rahatça gözlemlenecek evrensel gerçekler var. Yaşanmış acı olayların, tarihin bir parçası olarak, acıyla değerlendirmesini yapar. Ama hiç kimse bu olayları kendi siyasi hesapları için kullanmaz." şeklinde konuştu.

Meclis'teki parti grubunda konuşan Baykal'ın Dersim olayı hakkındaki konuşması şöyle: "Hangi ülke kendi tarihindeki acı olayları istismarcı yaklaşım içinde dile getirmeye teşebbüs eder. Konu CHP'ye karşı sistematik şekilde istismar ediliyor. Olay sadece Dersim değil. Bolu'da Yozgat'ta isyanlar var Bu olaylar Türkiye'de kimse tarafından mezhebe saldırı olarak düşünmemelidir. Çünkü Türkiye yeni bir sürece geçiyor. Herkes kendi konumunu korumaya çalışıyor. Sosyolojik otoriteler yıkılacak, siyasi otorite gelecek. Kolay bir dönüşüm değil. Kabul edeni var etmeyeni var. Bunu kimse Türkiye'de mezhep olayına, etnik kimliği saldırı olarak tartışmasın. Bir mezhep olayı olsaydı Anadolu ayağa kalkardı. Anadolu'da Alevi inancına saldırması gibi.

Başbakan'ın söylemiş olmasından utanıyorum. Bir Kerbala olayı olarak değerlendirilmiş olsaydı Anadolu'da böyle olur muydu? O dönem ki aşiretlerin dörtte üçü ilgilenmiyor. Sudan'da 350 bin kişinin öldürülmesine katliam dersin de nasıl olur da 62 yıl önce yaşanmış, yüreğimizi kanatan olayları nasıl sindirirsin.

60 yıl öncesinden menfaat umacaksın. Alevilerden sana hayır yok. Başka kapıya... Belediye başkanı iken Karacaahmet'e cemevlerini yıkmak için dozerleri kapısına dizecek. Sonra Cemevi, "cümbüşevi" diyecek. Sivas'ta masum insanlar katledilecek. Benzin bidonlarıyla Sivas'ta Madımak'a saldıranların arkadaşları olarak gelip, Alevilerle bizim aramızı açmaya kalkacaksın...

Aklı başında olanlar bu kampanyaya alet olmayacaktır. Bu tablo içinde hiçbir sarsılmayı, kırılmayı gerçekleştirmek mümkün değildir. Herkes şunu çok iyi bilsin; Hazreti Muhammedi Hazreti Ali'den ayırmak mümkün değildir. Atatürk'ü de Hazreti Ali'den koparmak mümkün değildir. Hazreti Muhammet'den Hazreti Ali'ye ve Atatürk... Bunlar Türkiye'nin temelidir.

Başbakan'a sorumluluğunu idrak etmeyi tavsiye ediyorum. Çok yanlış söylemlerin içine düştü. Bu olayların içinde yer alan insanları "kahramanmış" gibi göstermeye çalıştı.

Sıkışınca CHP'ye saldırdı. Demek ki Başbakan'ın sıkıştığı zaman gözden çıkaramayacağı hiçbir değer yoktur. Hacı Bektaş Çeşmesi'nden düşman kuyularına, bataklıklara su taşıyamaz."

Baykal, Dersim konusunda bunları söylerken grubun içinde bulunan bir kadın ayağa kalkarak "madem öyle Onur Öymen de o örneği vermeseydi" diye bağırdı.