Abdurrahman Dilipak:Maduro'ya ne oldu?
Habervakti.com yazarı Abdurrahman Dilipak'ın yazısını iktibas ediyoruz
Abdurrahman Dilipak:Maduro'ya ne oldu?/Habervakti.com
Garb cephesinde yeni bir durum yok. Bizde de 10 yılda bir darbe olmuyor mu idi? Darbe olmadığı zamanlarda da kendilerinin her istediğini yapan iktidarlar iş başında olduğu için darbe yapmıyorlardı. Çünkü darbeye gerek yoktu.
1500 ile başlayan bir sömürü ve işgal dönemi var. Bir kıta dolusu Kızılderililerin neredeyse tamamını yok ettiler. İki kıta dolusu kara deriliyi köleleştirdiler. Asya’yı sömürgeleştirdiler. Ve bu serveti kendi aralarında paylaşamadıkları için birbirleri ile 30 yıl, 40 yıl, 100 yıl süren savaşlar yaşadılar. Bugünkü Ulus devlet ve uluslararası düzen dedikleri şey 1648’de bu derebeylerle Vatikan arasında Westefelya’da yapılan bir anlaşma ile kuruldu. Ulus dedikler şeyi, kimi Kan’la, (Kimi erkek kanı dedi, kimi kadın kanı), kimi Toprakla, kimi Kilise ile/Dinle, kimi Dil’le, kimi de 18.YY dan itibaren “Kültür” dedikleri şeyle ilişkilendirdiler.
Yahudilikteki üstün ırk fikri, Faşizme geçerken, Sosyalistler bunu bir sınıf olarak tanımladılar. Kapitalistler ise, bunu para ile ilişkilendirdiler. Öjenik hareket ise, üstün bir ırk “yaratmak”!? için bugün bilim ve teknolojiyi kullanarak Trans Hümanizm projesini hayata geçirmeye çalışıyor.
Bugünkü batının zenginliği, bilimi, sanatı, felsefesi, kavramları, kurumları çok büyük ölçüde1500’lerde başlayan sömürü mirasına dayalıdır. Kendilerine sun-i olarak bir Judeo/Gerek (Yunan) hikayesi, uydurdular.
Zaten düzenin kurulması ve iç barış 1700’lerin başında sağlandı derken, 1789 Fransız devrimi oldu. 1800 sonrası siyaset ve kilisenin ayrışmaya başlaması ile yeni bir durum ortaya çıktı. 1900’larin başında 1. Dünya savaşı, o bitti derken 2. Dünya savaşı, o bitti adına “Soğuk savaş” denen 3. Dünya savaşı başladı. 1991 de soğuk savaş dönemi bitti ama, darbeler, savaşlar, çatışmalar hiç bitmedi.
Bugünkü devletlerin tamamına yakının sınır, rejim ve iktidar yapılarını ABD, İngiltere, Fransa ve Avrupa ülkeleri, Vatikan, SSCB ve Çin belirledi. Ve bu düzen, tamamen düzensizliğin inşası şeklinde dizayn edildi. Ve bu tartışılmasın diye de Demokrasi, insan hakları, çevrecilik yalanları uyduruldu. Uluslararası düzen ve uluslararası hukuk, uluslararası örgütler hepsi mevcut sömürü düzeninin sürdürülmesi içindir.
Aba altında sopa gösterdiler, Güç, cesaret ve kararlık gösterdiler. “Kızım sana söylüyorum, gelinim sen dinle” dediler. Bu tehdit, suskun “liderciklerin hepsinedir” Tabi bir de ABD’nin elinde Epstein dosyaları ve kasetleri var.
Şimdi en çok sorulan soru şu: Sırada hangi ülke var? Bu ülke Meksika, Kolombia ya da Küba olabilir mi? İran da olabilir tabi. Zaten İran’a girdiğinde, Türkmenistan, Afganistan, Pakistan, Azerbaycan, Irak, bundan herkes etkilenecek, Suriye ve Türkiye. İsrail de o hızla, Gazze, Lübnan, Suriye ve Ürdün’de, Somali’de hatta Sina’da birtakım emrivakilere kalkışabilir. Bütün bunlar olurken, İslam Konferansı, Arap ve Afrika Birliğinden ses yok. Neyse ki, İslam Konferansı, Kızıldeniz’le ilgili Cidde de bir toplantı yapacakmış ama, ne karar alacaklar göreceğiz. İnşallah bir kınama bildirisi yayınlayıp, dostlar alışverişte görsün kabilinde, Gazze konusunda yaptıklarının bir benzeri ile konuyu geçiştirmezler.
Bu arada Maduro’un geçmişinde bir Yahudilik bağı varmış. Nicolás Maduro'nun büyükannesi ve dedesi Sefarad (İspanyol Yahudi’si) kökenli olup, Venezuela'da Katolikliğe geçmişler. Kendisi bu kökeni 2013'te açıklamış ve antisemitizm suçlamalarına karşı savunmada kullanmıştı.
Trump’a 4 Temmuz 2026’ya kadar dur, durak yok. O gün ABD’nin kuruluşunun 250. yılı, ABD’nin doğum günü. Bu tarih, aslında ABD'nin resmî bağımsızlık ilanı olarak dünya çapında tanınır ve her yıl Bağımsızlık Günü (Independence Day) olarak kutlanırdı. Bu sene 250. Yıl olunca ülke genelinde büyük etkinliklerle (konserler, tarihi sergiler, havai fişek gösterileri vb.) bir yıl boyunca sürecek şekilde planlanmış. Beyaz Saray, Kongre tarafından kurulan Semiquincentennial Komisyonu ve eyaletler bu kutlamalar için özel komisyonlar oluşturmuştu. 2025 Memorial Day'den başlayarak 2026 Temmuz'una kadar devam edecek programlar düzenlenecek. Trump dini ve milli mesajlar verirken, öyle anlaşılıyor ki, askeri güç gösterilerine de devam edecek. Ancak bu arada muhalefette Trump’a karşı, Cumhuriyetçilere karşı kitlesel gösteriler yapmaya hazırlanıyor...
Venezuela’nın Kolombiya’da üretilip Venezuela üzerinden dağılması, bu operasyonun asıl sebebi değil. Asıl sebep Venezuela’nın sahip olduğu çok büyük altın ve petrol rezervi. Kokain işin kandırmacası. Ancak tabi bu koridoru siz kontrol ederseniz, bu koridor üzerinden birçok hedef ülkeyi, ya da o ülkelerdeki sermaye ve siyaseti, bürokrasiyi kontrol etmeniz kolaylaşacaktır.
Kokaini Kolombiya üretir, ama AB tüketir. Bu koridoru ABD’nin derin güçleri kontrol eder. Bu para İngiliz ve Amerikan bankalarına gider. Kokain parasından elde edilen kazanç ve kontrol dışı unsurların servetlerine el konulması sureti ile elde edilen servet, global derin devletlerin ve derin operasyonların finans kaynağı olduğu gibi, birçok ülkelerdeki sivil ve siyasal örgütlerin ya da DAEŞ, DSG benzeri örgütlerin fonlanmasında kullanılır. Aslında uyuşturucu, hedef ülkelere yönelik bir savaşta kullanılan silahtır.
Venezuela’daki bir diğer konu, Kokain ve kayıt dışı altın konusunda ABD birtakım ülkelerdeki belli sermaye grupları ve bunlarla ilişkili siyaset ve bürokrasi, cemaat ya da Sivil toplum, medya unsurları üzerinde tehdit ve şantaj için eline önemli kozlar geçirecektir. İnşallah bu işin bir ucu bize de dokunmaz.
Daha fazlasını keşfedin
Filistin haberleri
Dosya haberleri
Siyaset haberleri
Spor haberleri
Tarih haberleri
Güncel haber aboneliği
Ekonomi haberleri
Namaz vakitleri uygulaması
Foto galeri
Gündem haberleri
Daha önce Saddam’a ve Kaddafi’ye yapılanı hatırlayın, Venezuela’ya yapılan onlardan farklı değil. Bu arada Çin ve Rusya’nın batılı ülkelerden kınama dışında fiili bir tepki olmaması ilginç değil mi?
ABD’nin Maduro’nun yerine geçmesi beklediği isim, Nobel ödüllü, Siyonist bir kadın olan María Corina Machado. Ülkede bir diğer muhalif isim Edmundo González, ancak şu anki fiili yönetim Rodríguez'de. Trump Maria Machada Nobel ödülü aldığında “bu aldığım ödül aslında Trump’ın hakkı idi” demediği için Trump ona gönül koymuş!
Venezuela Anayasası ve Yüksek Adalet Mahkemesi kararıyla, Maduro'nun "zorla görevinden uzaklaştırılması" nedeniyle başkan yardımcısı Delcy Rodríguez geçici devlet başkanı olarak ilan edildi ve Rodriguez 5 Ocak’ta yemin etti. Yeni bu geçici Başkan Maduro’nun eski dışişleri bakanı olarak uzun süre Maduro'nun yakın çalışma arkadaşı oldu. Ülke hâlâ chavismo (Chávez yanlısı) kadrolar tarafından yönetiliyor ancak karışıklıklar devam ediyor.
María Corina Machado göreve gelebilseydi, daha önce İsrail’e yeni bir büyükelçi göndererek İsrail’le ilişkilerini daha ileri bir seviyeye taşıyacağını söylemişti. Bakarsınız Hindistan ve Yunanistan gibi o da Doğu Akdeniz’de kurulmakta olan bu Siyonist koalisyona dahil olur. Bu koalisyona en son Fas ve Somali Land’da katıldı.
İran’da bugünden başlayan gösterilere bakılırsa, Humeyni’nin gelişine benziyor, bugün İran’da yaşananlar. O gün, halk mollaların peşinde ise, bugün sokağa çıkanlar, halkın mücahid’leri, şah yanlıları ve AB, ABD’deki İran diasporası tarafından destekleniyor. Belüç’ler, Huzistan, Kürtler, Azeri bölgelerinde farklı oluşumlar söz konusu.
Tabi İran bölünürse, iki soru var? Hameneyin temsil ettiği İmamet, Şia’nın siyasi merkezi ne olacak. İkinci soru şu: Şia’nın dini merkezi olan Kum ne olacak? Bu iki sorunun cevabı için Huzistan, Kerbela ve Arap Şiası’na bakmak gerek. Bu Şia içinde bir bölünmeye sebep olabilir mi? Mehdi-Mesih tartışmasını ne yönde etkiler ya da birileri bu konuyu kendi siyasi hedefleri için kullanmaya kalkar mı?
Cevabını arayan diğer bir soru ise, bugünkü İmamete bağlı küresel Şia ve o Şia içindeki örgütlü unsurlar ve paramiliter unsurlar ve siyasi unsurlar ne yapacaklar. Lübnan Hizbullah’ı, Yemen’deki Husi’ler, diğer Caferi unsurlar İran’a karşı yapılan bu operasyona karşı Dünya’nın diğer bölgelerinde ABD ve İsrail’e karşı nasıl bir tepki verecekler? Selam ve dua ile.
Not:
ABD’nin Latin Amerika’da, ABD, İngiltere ve diğer tüm batılıların Afrika’da girmedikleri yer yok ki! Sınırları onlar çizdiler, rejimleri ve yöneticileri onlar tayin ettiler. Zaman içinde dayatmalara karşı itiraz sesleri yükselince de fiilen müdahale ettiler. ABD bugüne kadar Latin Amerika’da darbe boyutunda 65 askeri operasyon gerçekleştirmiş, 2. Dünya savaşından sonra.
