YÖK Başkanı Prof. Dr. Yusuf Ziya Özcan'ın Öğrenci Konseyi başkanları ile görüşmesini protesto eden YÖK binası önündeki öğrencilere polisin müdahalesi sert oldu. Polis ekiplerine cam şişe ve taş fırlatan öğrencilere, polis biber gazı ve tazyikli su ile karşılık verdi.
Gruptakiler, YÖK önünde toplanarak çeşitli sloganlar attı. Burada grup adına yapılan açıklamada, ''ucubeye benzetilen'' YÖK'ün kaldırılması istendi.
Daha sonra grubu temsilen 3 kişi toplantıya katılmak üzere YÖK'ün giriş kapısına gitti. Girişe gelen YÖK görevlisi, bu kişilerin içeri giremeyeceğini fakat raporlarını kendisinin içeriye götürebileceğini ifade etti. Bunu kabul etmeyen öğrenciler, arkadaşlarının yanına dönerek tüm grup ile içeri girmeye çalıştı. Bunun üzerine polis tarafından yapılan eylemin kanunsuz olduğu, eyleme son verilmediği taktirde grubun zor kullanılarak dağıtılacağı anons edildi.
Öğrenciler ile polis arasında yaşanan arbedenin ardından, polis biber gazı kullanarak grubu dağıttı. Kısa bir süre sonra tekrar kapıya hareketlenen gruba polis, yeniden müdahale etti ve 2 kişiyi göz altına aldı.
YÖK Başkanı Yusuf Ziya Özcan, hareketlerinde şiddet olan hiçbir grupla konuşmamayı, başkasının özgürlüğünü engelleyen hiçbir grubu muhatap almamayı, akademik faaliyetleri herhangi bir şekilde zorlaştıran hiçbir grupla konuşmamayı prensip olarak kabul ettiklerini bildirdi.
YÖK Başkanı Özcan'ın Türkiye'deki 110 üniversitenin öğrenci temsilcileriyle yaptığı toplantı sona erdi. Toplantının ardından gazetecilerin sorularını yanıtlayan Özcan, ''YÖK önünde eylem yapan öğrencilere polisin müdahalesini nasıl değerlendiriyorsunuz? Bu gruptakilerle neden görüşmediniz?'' sorusu üzerine, ''Bizim, muhatap aldığımız grup, gerçekten üniversitelerinde bir seçim ki gerçekten çok ciddi bir seçim. Bence milletvekili seçiminden daha ciddi bir seçim. Böyle bir süreç takip ediliyor onların seçiminde. O seçim sonucunda seçilip gelmiş arkadaşlar şimdilik muhatap alacağımız grup, bu gruptur ama diğer grubun sesine de kulak veriyoruz. İlla benim onlarla konuşmam şart değildir. Gazetelerden, medyadan onların düşüncelerini de öğreniyoruz'' dedi.
Özcan, ''Hareketlerinde şiddet olan hiçbir grupla konuşmamayı, başkasının özgürlüğünü engelleyen hiçbir grubu muhatap almamayı, akademik faaliyetleri herhangi bir şekilde zorlaştıran hiçbir grupla konuşmamayı prensip olarak kabul ettik'' diye konuştu.
Öte yandan ''Danıştay'ın ALES kılavuzundaki kılık kıyafet düzenlemesine ilişkin kararın yürütmesini durdurmasıyla'' ilgili soru üzerine Özcan, bu kararı henüz görmediğini kaydetti.
ÖZCAN ÖĞRENCİLERLE NE GÖRÜŞTÜ?
Özcan, üniversitelerin öğrenci konseylerinin temsilcileriyle yaptığı görüşmenin ardından yaptığı açıklamada, toplantıya ilişkin bilgi verdi.
Görüşmede konsey toplantılarının senede 4 defa yapılmasının kararlaştırıldığını belirten Özcan, böylece ilişkileri etkin bir şekilde daha da geliştirmeye çalışacaklarını söyledi.
Toplantıda konsey başkanlarının, ''konseylerin daha fazla kurumsallaştırılması ve kendilerine bütçe ayrılmasını'' talep ettiklerini belirten Özcan, ''Bütçe konusunda ben zaten daha önce üniversitelere yazı yazıp, konsey çalışmaları için bütçe ayırmalarının talep etmiştim. Bazı üniversitelerimizin bunu yaptığını bazılarının da yapmadığını toplantıda öğrenmiş olduk. Yapmayanlara tekrar bir yazı yazıp bunu sağlayacağımızı zannediyorum'' diye konuştu.
YÖK'ün Öğrenci Disiplin Yönetmeliği'nin güncelleştirilmesine yönelik konsey başkanlarından teklif geldiğini söyleyen Özcan, bunu makul karşıladıklarını, bu konuyu ele alıp bitireceklerini belirtti.
Konsey başkanlarının barınma, ulaşım gibi çeşitli sorunlardan da söz ettiğini ve bu konularda çözüm istediklerini ifade eden Özcan, başta vakıf üniversitelerinin konsey başkanları olmak üzere bazı konsey başkanlarının, öğrenci harçlarının yüksek olduğunu ve harçların düşürülmesini talep ettiklerini bildirdi. Özellikle vakıf üniversitelerinin konsey başkanlarının kendilerinden alınan yüzde 8 KDV oranının kaldırılmasını istediklerini anlatan Özcan, öğrencilerin vakıf üniversitelerinin daha fazla desteklenmesi talebinde de bulunduğunu söyledi. Özcan, ''Biz zaten hiçbir zaman devlet üniversiteleriyle vakıf üniversitelerini birbirinden ayırmadık. Devlete ne düşünüyorsak vakıf üniversitelerine de aynı şeyi düşündüğümüzü belirttik'' dedi.
Öğrencilerin beslenme sorununun çözümü ve öğrencilere bu konuda verilen bursların artırılması talebinde bulunduklarını da ifade eden YÖK Başkanı Özcan, bu talepleri dikkate alacaklarını dile getirdi.
Özcan, öğrencilerin YÖK'ün yeniden yapılandırma sürecinde rol almak, üniversite idarelerinde görev alıp oy hakkına sahip olmak istediklerini anlattı.
''Güvenlik güçlerinin öğrencilere daha anlayışlı davranması gerektiğini belirttiler'' diyen Özcan, bunu emniyet güçleriyle koruyabileceklerini belirtti.
Öğrencilerin konsey başkanlığı konusunda adaletsiz bir cinsiyet dağılımının olduğunu belirttiklerini anlatan Özcan, öğrencilerin hem bu konunun giderilmesi hem de öğrencilerin de rektörlük seçimlerinde oy kullanabilmeleri yönünde talepleri bulunduğunu kaydetti.
BAŞARILI ÖĞRENCİYİ ÖDÜLLENDİRECEĞİZ
YÖK olarak yapmak istediklerine de değinen Özcan, sık sık üniversiteleri ziyaret ettiklerini, bundan sonra öğrenci temsilcileriyle de mutlaka görüşeceklerini ifade etti.
Üniversitelerde özgür alanlar konusunu yeniden ele alacaklarını belirten Özcan, ''Üniversitelerde öğrencilerin fikirlerini serbestçe açıklayabilecekleri alanlar yaratmak istiyoruz'' dedi.
Üniversitelerde bundan böyle ''arama konferansları'' düzenlemek azminde olduklarını bildiren Özcan, ''Üniversite güvenliği için rektörün izni haricinde sivil, üniformalı polisin görev yapmaması konusunda bir irademiz var. Ancak rektörün davetiyle güvenlik güçlerinin üniversite kampüsüne girmesini öngörüyoruz'' diye konuştu.
Özcan, öğrenci Disiplin Yönetmeliği'ni ile üniversitelerdeki dernek ve kulüplerin daha verimli çalışmaları için mevzuatı gözden geçireceklerini söyledi.
Öğrenci akademisyen ilişkilerinde yeni bir çalışma yapacaklarını belirten Özcan, ''Mesela akademik kafeterya gibi bir tabelanın üniversitelerde olmamasını arzu ederiz. Yemek sürecinde, öğretim üyeleriyle öğrencilerin bir salonda yemek yemesi, bizim için önemlidir. Böyle ortamlarda daha samimi konuşmalar olabiliyor. Sorunlar daha kolayca çözümlenebiliyor'' dedi.
Bu sene mezun olacak öğrencilerinden çok başarılı olanları çeşitli yollarla ödüllendirmeyi amaçladıklarını, bu konuda çalışmaların sürdüğünü dile getiren YÖK Başkanı Özcan, şunları söyledi:
''Çok başarılı görülen öğrencilere YÖK tarafından bir ödül verilmesi önerilmektedir. Bunu hem öğrenciler hem öğretim üyeleri için düşünüyoruz. Çok başarılı olan öğrenciler var. Müstesna başarılar gösteren insanlar bunlar. O öğrencilere YÖK tarafından bir ödül verilecek. Mezuniyet sonrası öğrencilerin özellikle iş bulmalarına yardım etmek üzere yapılacak bazı çalışmalar olabilir. Mesela her üniversitenin mezun ettiği öğrencileri takip etmelerini sağlayabiliriz. Mezun dernekleri vasıtasıyla bunlar yapılabilir. Daha önce mezun olanların yeni mezun olacaklara yol göstermesi olarak da siz bunu yorumlayabilirsiniz. Yararlı bir çalışma olur. Dünyanın başka ülkelerinde gayet iyi bir şekilde çalışıyor.''
DÜNYA GENÇLİK ZİRVESİ'' DÜZENLEYECEĞİZ
''Dünya Gençlik Zirvesi'' düzenlemeyi planladıklarını ve bu konudaki çalışmalara başladıklarını vurgulayan Özcan, 23 Nisanda çocuklarla yönelik yapılan bu tür çalışmaları gençlere yönelik olarak da yapmayı planladıklarını söyledi.
Özcan, ''Dünyanın çeşitli ülkelerinden 500 kadar yabancı öğrenciyi buraya çağırıp ülkemizi ve üniversitelerimizi tanıtmak adına bunu yapacağız. Bu dünya barışı için de çok önemli bir husus olacak. 19 Mayısa yakın bir tarihte, eğer 19 Mayısta yapabilirsek o tarihte, ama yapamazsak ona yakın bir tarihte yapılmasının uygun olacağını düşünüyoruz'' diye konuştu