Abdurrahman Dilipak
YAZIK DEĞİL Mİ, İNSANLARA!
Maduro’nun başına gelenleri gördük. Ukrayna’nın da başına geleni gördük. Sıradaki ülke İran.. Bu arada Libya, Sudan, Somali, Yemen arada kaynadı gitti. Sonra, Irak, Suriye derken bu gidişle sıranın Suudi Arabistan’a gelmesi uzak bir ihtimal değil. Suud’ların Yemen’de başı belada. Yemen konusunda BAE ile araları açıldı. BAE kendi içinde bölünme tehlikesi ile karşı karşıya. Şarjah, Abudabi’nin İsrail’le savunma işbirliği anlaşması yapmasından rahatsız. Biz Abudabi’yi konuşurkan bir benzer anlaşmayı da Fas yaptı İsrail’le. Ve ülkesini Chabat’a açtı.
İsrail Kızıldeniz’i bir Sion denizi yapmak isterken, mutlaka Suudlarla karşı karşıya gelecekler ya da birlikte hareket edecekler.. İsrail’in daha önceki senaryosunda bölünmüş bir Suudi Arabistan var. Hicaz bölgesi yeniden Haşimi Ürdün kırallığına verilebilir. Ürdün’den de kurulacak Kürdistan ve Dürzi’ler için, Filistin devleti için toprak talep edilebilir. Bu arada Sina’nın doğu yakası, LİNE ve NEOM bölgesi yeni projeler için uygulama alanı olarak kullanılabilir.
Peki, niçin Kızıldeniz ülkeleri kendi aralarında bir araya gelmiyorlar. Kendi aralarında işbirliği yapamıyor?. Biz hep başkalarını suçlarken, biraz da dönüp kendimize bakmamız gerekmez mi?. Şeytanın ve onun dostlarının varlığı bizim günah işlememizin bahanesi olamaz. Bizimkiler bir araya gelmedikleri için güçlü olamıyorlar. Güçlü olmadıkları için, Ebu Müslim Horasani’nin deyişi ile “Onlar, şerrinden (zararından) emin oldukları için dostlarını kendilerinden uzak tuttular. Kendilerine bağlamak ve kazanmak için de (Onların zararlarından kendilerini korumak, onların öfkesine muhatab olmamak için) düşmanlarını yakınlaştırdılar. Yakınlaştırılan düşman dost olmadı, ama uzaklaştırılan dost düşman oldu. Herkes düşman safında birleşince yıkılmaları mukadder oldu.” Bu düşüncelerle her biri bir yerlere yaslanma gereği duydu. Giderek bir başkasından destek almadan ayakta duramayacak hale geldiler. Bugün islam dünyasının geldiği nokta işte tam da burası.
Bu durumda tek çözüm HAK’ka dayanmak. Allah (cc)ın yardımını almak. Bu da ne yazık ki, sanki akıllarına gelmiyor. Gözleri var görmüyorlar, kulakları var duymuyorlar, kalpleri var hissetmiyorlar. Dünyalıkları çok. Bu anlamda birileri dünyalıkları açısından zengin olabilirler ama çoğu manevi açıdan yoksul.
Eğer Trump Venezuellaya böyle davranınca dünya sessiz kalacaksa, Trump bu hızla zayıf gördüğü her ülkeye saldıracak, tehdit edecek, ülkelerin kaynaklarına çökecek. Trump yapıyor, oluyorsa, Rusya, Çin, Hindistan, İngiltere niye yapmasın. Gücü yeten yetene.
Sahi Kızıldeniz’e kıyısı olan iki küçük ülke var, Eritre ve Cibuti. Etopya büyük bir ülke, ama denize sınırı yok. Şimdi Etopya’nın Trump’tan aldığı ilhamla bu iki ülkeye çökmesi mi gerekiyor. Peki, bu iki İslam ülkesi birlik olup, Etopya’yı İsrail’in arabuluculuğu ile Somaliland’a mecbur bırakmadan Etopyayla bir anlaşma yapıp, Denize bir koridor açsalar olmaz mı? İslam İşbirliği Konferansı, Arab Birliği, Afrika Birliği ne iş yapar? Neyse geçtiğimiz günlerde İslam Konferansı Ciddede bir toplantı yaptı ama karşılarında ABD ve İsrail olunca, Gazze konusunda hiçbir şey yapamadıklarına göre, bu konuda da yapacak fazla bir şeyleri olmayacak. Daha önce yaptıkları gibi Kınayacaklar, “Uluslararası toplum”u harekete geçmeye çağıracaklar o kadar. ABD ve İsrail’in elinde o” Epstein dosya ve kasetleri” olduğu sürecek olan ve olacak olan bu gibi gözüküyor. Bunun anlamı, İsrail Kudüs ya da arz-ı mev’udla yetinmiyor, Hicaz bölgesine de el atmaya hazırlanıyor.
Suudi Arabistan’ın Yüzölçümü 2.149.690 km². Dünya’nın en büyük 12. ülkesi; neredeyse tamamı kara alanıdır, su alanı yok denecek kadar azdır. Nüfusu yaklaşık 35 milyon. Yani Türkiye’nin 3 katı toprağa yaklaşık üçte bir nüfusa sahip.
Suudi Arabistan’da 28 büyük aşiret nüfusun %95’ini oluşturuyor. Ve bunların bazıları arasında yakın akrabalık ilişkileri var. Toplamda 80 aşiretten söz edilse de aslında ülkeye Suud hanedanlığı ve Şeyh ailesi hakim. Devletin merkezinde Suud hanedanı olsa da, Şeyh ailesi, Diyanet, Hac, Vakıf, yargı ve dini vergilere sahib. Büyük aşiretlerin isimleri şöyle: Aniza, Harb, Mutayr, Qahtan, Shammar (Ortadoğu’nun en büyüklerinden biri, milyonlarca mensubu var), Utaybah, Al Murrah, Dawasir, Ghamid, Zahran, Banu Yam, Banu Khalid, Quraysh Peygambermizin aşireti, Hicaz’da etkili. Aşiretler sosyal, siyasi ve hatta evliliklerde hâlâ çok etkilidir; Kraliyet ailesi birçok aşiretle akrabalık bağları kurmuştur.
Veliaht prens Selman ülkede giderek daha çok tartışılan bir kişilik. Sekülerleşme Kaşıkçı cinayeti ve ardından Suudi zenginleri toplayarak Trump’ın 11 eylül ikiz kulelerin vurulmasından sorumlu tuttuğu Suud yönetimine 1 trilyon dolara yakın ceza kesmesinin ve ABD’deki banka hesaplarına el koymasının ardından bir otele toplanan Suudi zenginlere bu faturanın ciro edilmesi ile başlayan kriz, NEOM ve LİNE projelerinin iflas etmesi ile.
Peki “Türkiye’de durum ne” derseniz, Türkiye doğudan batıdan, kuzeyden güneyden bir kuşatma altına alınıyor. Bu konuyu daha önce de yazdım, anlattım aslında. Batıda silahlandırılan Ege adaları sorunu var. Tabi İsrail’le Yunanistan’ın doğu Akdeniz’in Kuzey kanadında ve Egede birlikte hareket etmesinden kaynaklanan sorunlar var. Güneydeki kara sınırında SDG/KCK/PYD bölgedeki Dürziler ve Nuseyriler’le birlikte ABD, İngiltere, Fransa, İsrail koalisyonun sebeb olduğu sorunlar söz konusu. İran krizi patlarsa, İran Azerbaycan’ı, Belücistan, Huzistan, Kürdistan ve Fars bölgesi olarak en az 5’e bölünür ve Doğu sınırımız ABD ve İsrail’in kontrolüne girer. Aslında Türkiye için 4 cephede birden bir İsrail kuşatması var. Karadeniz’de sadece Rusya yok. Bulgaristan, Romanya, Gürcistan, Ukrayna da var. Ve NATO, Ukrayna, Karadeniz’in güvenliği için NATO bölgeye yerleşme hazırlığı yapıyor.
Bu arada uluslararası sistem Türkiye’ye doğrudan müdahele etmek yerine, kontrol altında tutmaya çalışıyor. Bunu da iki yolla sağlama yönünde işaretler görüyoruz. Toplumu, dini, mezhebi, etnik, ideolojik, politik olarak kamplara ayırıp, hepsini birbirine karşı kışkırtarak ülkeyi kendi içinde nötr hale, hareket edemez hale getirmek. Sonuçta, İsrail, Hollanda örneğinde olduğu gibi en az 6’lı bir koalisyonla ülkeyi yönetilemez hale getirmek.
Cumhurbaşkanlığı için kim öne çıkarsa, önünü açarken, diğer grublar üzerinden o kişiler ve yakın çevreleri hakkında kaset, dosya, yurt dışına çıkarttıkları paralar, yüz kızartıcı suçlar, her türlü hukuksuz işler ve işlemlerin, doğrudan ve dolaylı yollardan servis ederek öne çıkan isimleri itibarsızlaştırarak zayıflatmak ve kim gelirse gelsin, tehdit ve şantajlarla uluslararası sistemin talepleri karşı hayır diyemez hale getirmek. Ondan sonrası kolay zaten. Ellerinde ekonomik ve siyasi bir güç olduktan sonra, ayrıca toplumun farklı kesimleri üzerinden toplumsal olaylar ve hatta terör örgütlenecek olursa, sistem istendiği zaman kilitlenebilir. Zaten İran vurulacak olursa bilgede bütün taşlar yerinden oynayacak. Böyle bir durumda, sadece BM değil, İslam İşbirliği Konferansı, Arab Birliği, Afrika Birliğinin de varlığı ve meşruiyeti tartışma konusu olacak. Bu ölçekte bir fitne ateşi tutuşturulacaksa, Mehdi, Mesih, Deccal tartışmalarına hazır olmak gerek.
Cin Şişeden çıktı. 2026 Hurifi’ler, Numerolog’lar için çok özel bir yıl. 1.1.1 ile başladı. Bu yılın 1’lerine dikkat etmek gerek mesela 11 Ocak, 19 Ocak, 28 Ocak = 1’dir. 1Ocakta bir araya geldi. 2026 nümerik olarak yeni bir başlangıç olarak 1 kabul edilir. 2026’ın rakamlarının toplamı 10 ediyor. 9 sayılmaz. 2025 bir “son”u ifade ediyordu, 2026 yeni bir başlangıcı. Bunlara dayalı batıda o kadar çok kehanet var ki! 2.Milenyumun 1. Jübilesinin ilk çeyreği tamamlandı. Kozmik anlamda ise Manyetik kutuplar değişti ve epliktik eğilim Kanada üzerinden Yakutistan’a döndü. Bunun anlamı, yeni fay hatları, plakalar aktif hale geldi. Geçen yıla kadar aktif olanlar uykuya çekildi. Buna dayalı olarak bulutlar, rüzgarlar, denizdeki akıntılar, göçmen kuşların ve balıkların göç yolları, yeraltı sularının akış, batış, yükseliş yerleri, ekvator kuşağı, Van allen kuşağı, Schuman rezonansı, mevsimler yeniden şekilleniyor.
Bazı şeyler için çok geç kaldık. Bundan sonra olacakları bekleyin. Son pişmanlık fayda vermez. Tevbe etmekte geciktik. “İçimizdeki beyinsizlerin işledikleri yüzünden bizi helak eder misin Allahım!” Asra ve kendini kınayan nefse yemin eden Allaha yemin olsun ki, İman edenler, iyi şeyler yapanlar, Hakkı tavsiye edip sabredenler ve sabrı tavsiye edenler dışında kalan herkes hüsrandadır. Selam ve dua ile.