Yargı, devlet içinde devlet
Yargıtay 11. Ceza Dairesinin Ergenekon sanığı İlhan Cihaneri tahliye kararını Vakite değerlendiren hukukçular, Yargıtay hukuku katletti. Devlet içinde devlet oldu dediler
Yargıtay 11. Ceza Dairesi ve 4. Hukuk Dairesi'nin üst üste verdiği hukuksuz kararlar sert tepkilere sebeb oldu. Vakit'e konuşan hukukçular, anayasa ve yasaları delerek Ergenekon sanığı Başsavcı İlhan Cihaner'i tahliye eden ve 9 Ergenekon hakimini tazminatla cezalandıran Yargıtay'ın hukuku katlettiğini söyledi.
"ADAMINA GÖRE KARAR VERİYORLAR"
Anayasa uzmanı Prof. Dr. Mustafa Kamalak, Yargıtay'ın son dönemde verdiği hukuksuz kararlar yüzünden başının döndüğünü söyledi. Ergenekon hâkimlerine tazminat cezası veren 4. Hukuk Dairesi'nin kararının anayasaya açıkça aykırı olduğunu belirten Kamalak, "Haberal'ın talebi üzerine Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin verdiği karar, Anayasa'nın 129. maddesinin 5. fıkrasına aykırıdır. Buna göre bir memur görevi icabı bir tarafa zarar verirse bunun için ancak idareye dava açılabilir. Ama burada bu kural çiğnenerek hâkimler cezalandırılmıştır. Bu anayasanın ihlal edilmesidir" dedi. Kamalak, 11. Ceza Dairesi'nin verdiği kararını ise şöyle değerlendirdi: "Davanın ayrıntılarını çok iyi bilmiyorum ama orda da çok ciddi çarpıklıklar var. Yargıtay'ın 5-10 yıl içerisindeki kararları birbiriyle bağdaşmıyor. Adamına göre karar veriyorlar. Açıkça başım döndü artık benim. Birleştirme kararının verilebilmesi için iki mahkeme arasında mutabakat sağlanması gerekirdi."
"TÜRK HUKUK SİSTEMİ ÖLDÜ,
BAŞIMIZ SAĞOLSUN"
Askeri Savcı Faik Tarımcıoğlu ise Yargıtay'ın verdiği kararlarla Türk hukuk sistemini katlettiğini savundu. Tarımcıoğlu, "Kararlara neresinden bakarsanız bakın hukuka aykırıdır. Türk hukuk sistemi derin bir komaya girmiştir, yani ölmüştür. Milletimizin başı sağolsun" dedi. Yapılan işlemlerin internete düşen ses kayıtları ile birebir örtüştüğünü belirten Tarımcıoğlu, "Anlaşılan bu karar özel bir kast ile hazırlanmış. Ses kayıtları, umursamazlık, ihsas-ı rey fırtınaları ve bir siyasi partinin arka bahçesi haline gelen yargı. Böyle bir yargıdan başka türlü bir karar da beklenemez zaten" dedi. Tarımcıoğlu, Yargıtay 11. Ceza Dairesi'nin hukuka aykırılıklarını şöyle sıraladı: "Birincisi 11. Ceza, 9. Ceza'nın yetkisini gaspetti. İkincisi birleştirmeyi İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi yapmalıydı. Üçüncüsü 11. Ceza Dairesi görev ile ilgili suçlara bakar, silahlı terör ögütüna bakamaz." Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin kararını ise hakimleri yıldırma operasyonu olduğunu belirten Tarımcıoğlu, şöyle konuştu: "9 hakime tazminat kararı vahimdir, yargı çıkmaz sokağa girmiştir. Yarın bir hırsız tutuklama kararı veren hakime dava açarsa ne olacak?."
"KARAR, HUKUK KAOSUNA DAVETİYEDİR"
Emekli Cumhuriyet Savcısı Sacit Kayasu ise kararla hukukun tarafsızlığına ve bağımsızlığına darbe vurulduğunu söyledi. Kayasu, "Yargıtay, hukuku çiğnemiş ve ayaklar altına almıştır. Böyle karar olmaz. Bu karar, hukuk kaosuna davetiyedir" dedi. Kararın hukuki yönden elle tutulur bir dayanağı olmadığını belirten Kayasu, şunları söyledi: "Burada asıl sorun terör örgütüne üye olmak suçunun görev suçu olarak görülmesidir. Görev suçuna genel mahkemeler bakar, ancak terör örgütü ile ilgili suça ise özel Yetkili Mahkemeler bakar. Hukukta 'ben yaptım oldu' mantığı olmaz. Yargıtay bu kararıyla hukuku ayaklar altına almıştır. Hukuk sistemini katletmiştir."
"ÇOK KEYFİ BİR KARAR"
19 Mayıs Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Hakan Hakeri ise, Yargıtay'ın fotokopi ve CD'ler üzerinden karar vermesinin asla kabul edilebilecek bir şey olmadığını söyledi. Kararın elle tutulacak hukuki hiçbir yönü bulunmadığını belirten Hakeri, "Tutuklamanın konusu terördür ama Yargıtay zorlama yapıp bu konuyu almış ve tahliye gerçekleşmiştir. Çok keyfi bir karar" dedi. Kararı öğrencilere anlatmakta zorlanacaklarını belirten Hakeri, "Yargıtay'ın üzerinde bir makam yok. Yargılama yönünden kendilerine, disiplin yönünden ise HSYK'ya bağlılar. Kendi içlerinde halledebildikleri için, sizi yargılayacakların kararını siz veriyorsanız böyle keyfi uygulamalar ortaya çıkar. Kamuoyunda bu kadar ses kaydı çıkmasına ve şüphelere rağmen bu kararın verilmesini öğrencilerimize nasıl izah edeceğiz bilemiyorum" diye konuştu.
vakit
