SÖZDE GARANTÖRLER NE İŞE YARIYOR? NETANYAHU ATEŞKESİ TANIMIYOR, GAZZE’DE İHLALLER SÜRÜYOR
İşgalci İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun Gazze’den çekilmeyi reddetmesi ve 15 maddelik yol haritasını kabul etmediklerini açıklaması, ateşkes sürecinin garantörlerini yeniden tartışmanın merkezine taşıdı.
SÖZDE GARANTÖRLER NE İŞE YARIYOR? NETANYAHU ATEŞKESİ TANIMIYOR, GAZZE’DE İHLALLER SÜRÜYOR
İşgalci İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun Gazze’den çekilmeyi reddetmesi ve 15 maddelik yol haritasını kabul etmediklerini açıklaması, ateşkes sürecinin garantörlerini yeniden tartışmanın merkezine taşıdı. Gazze’de ihlaller sürerken, “Anlaşmanın uygulanmasını sağlayamayacaklarsa garantörlerin görevi ne?” sorusu giderek daha yüksek sesle soruluyor.
İşgalci İsrail yönetimi, Gazze’de varılan ateşkes mutabakatına ilişkin yeni şartlar ileri sürmeye devam ediyor.
İşgalci İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, Gazze için hazırlanan 15 maddelik belgeyi kabul etmediklerini açıklarken, İsrail ordusunun “Hamas’ın silahlarının gerçek anlamda tasfiye edilmesine” kadar bulunduğu hatlardan çekilmeyeceğini söyledi.
Netanyahu’nun bu açıklaması, ateşkes anlaşmasının ikinci aşamasında öngörülen geri çekilme sürecinin işgal yönetimi tarafından yeni şartlara bağlandığını bir kez daha ortaya koydu.
GARANTÖRLER NEREDE?
Ancak yaşanan gelişmeler yalnızca işgalci İsrail’in tutumunu değil, ateşkes sürecinde garantörlük rolü üstlenen tarafların işlevini de tartışmaya açıyor.
Bir ateşkes anlaşmasında “garantör” sıfatı taşıyan ülkelerin temel sorumluluğunun, tarafların imzaladıkları yükümlülüklere uymasını sağlamak olduğu belirtilirken; Netanyahu yönetiminin geri çekilmeyi reddeden açıklamalarına karşı sahada sonuç doğuracak herhangi bir yaptırım veya baskı mekanizmasının devreye sokulmaması dikkat çekiyor.
Ortaya çıkan tablo, “Sözde garantörler ne işe yarıyor?” sorusunu gündeme getiriyor.
Gazze’de ateşkes yalnızca kâğıt üzerinde mi kaldı? Garantörlük yalnızca toplantılara katılmak, açıklama yapmak ve anlaşmalara imza atmak anlamına mı geliyor? İşgal yönetimi anlaşmanın maddelerini tek taraflı biçimde değiştirebiliyorsa, garantörlük mekanizmasının sahadaki karşılığı nedir?
Bu sorular, Netanyahu’nun son açıklamalarının ardından daha da önem kazanmış durumda.
NETANYAHU: “BU BİZİM PLANIMIZ DEĞİL”
Netanyahu, “Barış Konseyi” tarafından gönderilen plan konusunda, “Bize bir plan gönderdiler. Kabul etmedik. Bu bizim planımız değil. Görüşlerimizi kendilerine ilettik” ifadelerini kullandı.
Netanyahu ayrıca İsrail ordusunun Gazze Şeridi’ndeki mevcut hatlardan çekilmeyeceğini belirterek geri çekilmeyi Hamas’ın tamamen silahsızlandırılması şartına bağladı.
Bu yaklaşım, ateşkes anlaşmasında üzerinde mutabakata varıldığı belirtilen ikinci aşamanın uygulanmasını doğrudan belirsizliğe sürüklüyor.
HAMAS: ANLAŞILAN MADDELERE BAĞLIYIZ
Hamas ise daha önce yaptığı açıklamada, Filistinli gruplarla birlikte Ekim 2025’te varılan ateşkes anlaşmasının ikinci aşamasına ilişkin üzerinde mutabakata varılan şartlara bağlı olduklarını bildirmişti.
Hamas, anlaşmanın bütün taraflarının yükümlülüklerini eksiksiz yerine getirmesi gerektiğini vurgulamıştı.
Buna rağmen işgal yönetiminin yeni şartlar ileri sürmesi ve geri çekilmeyi reddetmesi, ateşkesin uygulanmasını güvence altına alması beklenen garantör tarafların sorumluluğunu bir kez daha gündeme getiriyor.
ATEŞKES VAR, SALDIRILAR BİTMİYOR
Gazze’de ateşkes ilan edilmiş olmasına rağmen işgalci İsrail’in ihlallerinin devam ettiği bildiriliyor.
Aktarılan verilere göre ateşkesin yürürlüğe girmesinden bu yana 1.258 Filistinli şehit oldu, 4.139 kişi ise yaralandı.
Bu tablo karşısında yalnızca İsrail’in ihlalleri değil, ihlalleri durdurmakla yükümlü olduğu belirtilen uluslararası mekanizmaların etkisizliği de eleştiriliyor.
İMZA ATMAK GARANTÖRLÜK İÇİN YETERLİ Mİ?
Gazze’de anlaşmalar imzalanıyor, toplantılar yapılıyor, yeni yol haritaları açıklanıyor. Ancak sahada Filistinlilerin kanı akmaya devam ediyor.
İşgalci İsrail yönetimi anlaşmanın şartlarını kendi istediği şekilde yorumlayabiliyor, geri çekilmeyi reddedebiliyor ve yeni koşullar ileri sürebiliyorsa, ateşkesin garantörlüğünü üstlenen tarafların hangi somut güvenceyi sağladığı sorusu cevapsız kalıyor.
Gazze’de yaşananlar artık sadece İsrail’in ateşkese uyup uymadığı meselesi değil; aynı zamanda garantörlük iddiasında bulunanların verdikleri sözlerin arkasında durup durmadıkları meselesi haline gelmiş durumda.
