Şirin'den Gülen Ve Hakan Albayrak'a Mesaj
Özgürlük filosu Mavi Marmara şehidlerinin makamı arş-ı âlâyı sarmış, arzdakiler bunun kadrini bilse ne olur, bilmese ne olur. Melekler şehidlerimizi kanatlarına almış, beşer tutsa ne olur tutmasa ne olur.
Mavi Marmara seferinin ümmetin kalbini nasıl bir coşkuya ve gurura gark ettiğine her vesileyle tanık olurken Şehid İmad"ın evinde de konuşulan hep Kudüs, Filistin, Mavi Marmara ve Şehid İmad oluyordu; bir elin parmakları, bir ağacın dalları gibi.
Bu vesileyle bir kez kez daha burada belirtmek isterim ki, Mavi Marmara sadece siyonist rejimin o kara suratına güçlü bir tokat indirmedi, bunun yanısıra, bütün dünya Müslümanlarının Türkiyeli Müslümanlara karşı apayrı bir muhabbet göstermesine de vesile oldu. Daha bir çok örneğini saymak mümkün ama, şunu sormak gerekir, "acaba Mavi Marmara Şehidleri"nin kanları bundan daha büyük nasıl bereketli olabilirdi?"
Ancak yine sormak gerek: bütün dünya Müslümanları Mavi Marmara şehidlerine bu denli muhabbet ve ihtiram gösterirken, bu şehidlerin kanına ve hatıratına bu denli sahip çıkarken, biz Türkiyeli Müslümanlar şehidlerimizin hakkını ne kadar verebiliyoruz? Bir Suriyeli, bir Lübnanlı, bir İranlı, Filistinli, Endonezyalı müslüman bu şehidlerin kanını böylesine takdir ederken bizler ne şehidlerimize ne kadar vefa gösterebiliyoruz?
İşte bunu düşündükçe başka bir mahcubiyet bir dağ gibi sırtımıza yükleniyor ve altında ezildikçe eziliyoruz.
YAZININ DEVAMI İÇİN TIKLAYIN
