Abdurrahman Dilipak
Siber savaş yöntemleri
Biri bekleme salonunda ya da otobüste, metroda, dolmuşta ayakta da otururken cep telefonunuzu klonlayabilir. Dokunmatik banka kartınızı da kopyalayabilir. Ve sonra size zarar verebilir ya da bankadaki hesabınızın içini boşaltabilir. Ya da cep telefonunuzun pili dışarıdan bir sinyalle patlatılabilir de. Telefonunuza bir ajan program da yüklenebilir ya da telefonunuzdaki datalar da çalınabilir.
Cep telefonunuz bir ajana ya da bombaya dönüştürülebilir.
Mesela otoparktaki otomobilinizin yanına park eden bir otomobilde, akıllı arabanız aktif hale getirilebilir, patlatılabilir.
Yakında görürsünüz, 5G sebebi ile birçok kişi solunum yollarından hasta olacak. Oksijen yetersizliğinden sağlığını kaybedecek. 5G+ oksijen atomlarının frekansını değiştirdiği için akciğerinizi hava aile doldursanız da o frekansı değiştirilmiş havayı içine almadan geri püskürtüyor.
Havamızı, suyumuzu, toprağımızı havadan ve yerden zehirliyorlar. Bu bir kimyasal savaş, biyolojik savaş ve birileri hala ülkemizin bir savaşın içinde olduklarını anlamıyorlar.
Yediğiniz Glutenli ekmek zehir, geni ile oynanan meyveler, sebzeler, tahıllar da öyle. Hibrit tohumlar diğer canlılarda da kısırlığa sebep oluyor.
Unutmayın bitkilerin, hayvanların, böceklerin başına gelenler bizim de başımıza gelecek.
Kontrolsüz tarımda kullanılan zehirler bitki, hayvan gıda zinciri üzerinden bize de doğrudan ya da dolaylı yollardan geçiyor.
Endüstriyel gıdalara dikkat. Raf ömrü uzun gıdalar sizin ömrünüzün kısaltılmasının vesilesi olabilir. O tatlandırıcılardan, renklendiricilerden, kıvam artırıcılardan uzak duralım. Fıtrata zarar veren, fıtratı bozulmuş her şeyden uzak duralım.
Geçen haftalarda, İran’da düşürülen uçağın pilotunu Amerikan askerleri nasıl buldu ve kurtardı. İleri harekatlarda görev alan askerler ya da pilotlara verilen bir çağrı cihazı var. Merkezle sürekli bağlantı kurmuyorlar. Kısa şifreli mesajlarla kodlama şeklinde bir haberleşme sistemi var. Kırmızı düğmeye bastığınızda bulunduğunuz yerin koordinatları, havadaki ısı, vücud ısınız, tansiyonunuz, kalp atışınız ve nefes alışverişiniz saniyeler içinde sinyallerle merkeze iletiliyor. Yer ya da hava şartlarında değişiklik olursa o da iletiliyor. Kişi bulunduğu yerde kendini toprağa gömse karşı taraf onu bulamayabilir, ama ana üs sizi gece karanlığında, çok alçak ve yüksek irtifa uçuşu yapabilen radara yakalanmayan insansız ve/veya insanlı dronlarla kişiyi alıp, oradan uzaklaşabilir.
Bu arada ABD’de İsrail de Çin de Rusya da İran savaşı vesilesi ile, biyolojik, elektronik, kimyasal savaş teknikleri ve teknolojileri de test ediliyor. Siber savaşın yönetimi de artık Yapay zekanın kontrolünde. Palantir dedikleri, yapay zekalı, savaş ve istihbarat, kriz ve kurtarma operasyonları için geliştirilmiş simülatör, birçok konvansiyonel savaş sistemleri ile entegre olabilen bir siber sistem. Ankara’da yapılacak NATO zirvesinde ele alınacak konulardan biri de siber savaş konusu.
Bakın, yasa ve yönetmeliklere, uluslararası normlara uygun birçok şey, dine, ahlaka, yasaya uygun olsa da hukuka uygun olmayabilir.
23 Aralık 2025’te, Esenboğa’dan havalandıktan sonra düşen, içinde Libya Genel Kurmay başkanının da bulunduğu uçakla ilgili yeni bir haber geldi. İddia doğru ise MOSSAD Ankara’da Esenboğa hava alanında siber bir operasyon yaparak, sanki Ankara’ya gözdağı vermek istercesine bizi ziyarete gelen Libyalı dostlarımıza, sonu ölümle biten bir operasyon yapabiliyor.
Muhsin Yazıcıoğlu suikastının asıl faillerini bile bulamayanlar, bu cinayetinde failini bulamayacaklardır. Muhtemelen bunun bulunmaması için birileri, minareyi çalmadan kılıfını da hazırlamışlardır. Bu cinayetlerin faillerinin bulunamaması, bundan sonra da benzer operasyonların gerçekleşebileceğine dair, insanların şuuraltında bir korku da yüklemektedir. Yani saldırının hedefi sadece o uçaktakiler değil, aynı zamanda biziz.
22.12.2025, Saat 22.53 Libya Genelkurmay Başkanı Orgeneral Muhammed Ali Haddad’ın da bulunduğu askeri heyeti taşıyan, Malta bayraklı uçak, Esenboğa’ya iniş yapıyor. 23.12. 2025, Saat 17.04 Libya heyetini taşıyan uçak, Esenboğa’dan kalkışından 3 saat önce; şüpheli bir İsrail uçağı giriş yaptığını ve 1 saat 41 dakika Libyalı yolcuları taşıyacak uçağın yakınında, aynı apron’da beklemiş, kalmış. Daha sonra bu uçak Tel-Aviv’e uçuyor. İsrail jetinin ardından havalanan Libya jeti ise, havalandıktan 15 dakika sonra düşüyor ve uçaktaki yolcuların hepsi hayatlarını kaybediyor. Bu olayı tekrar gözden geçirecek olursak, Esenboğa’ya inen uçaktan diplomatik pasaport taşıyan Libyalı yolcular 1 no’lu Aprona indirildikten sonra Libya uçağı, havalimanının en uzak köşesindeki “sağır nokta” olarak anılan 5 No.lu apron’a yönlendiriliyor. Burada mürettebat uçaktan ayrılıyor. 23 Aralık 2025 Saat 17.04 İtalya’dan kalkan, İsrail bayrağı taşıyan uçak “yakıt ikmali” gerekçesiyle Esenboğa’ya iniyor ve o uçak da 5 No.lu apron’a yönlendiriliyor. Uçaktakiler ve taşıdıkları donanımlarla ilgili bir bilgi yok. Libya askeri heyetinin jeti ile İsrail jeti, havacılık kurallarına aykırı bir şekil 2 saate yakın aynı apron’da kalıyor. Saat 18.45 İsrail uçağı apron’dan ayrılıyor ve havalanıyor. Uçağın varış yeri Tel Aviv. 20.17 de Libya uçağı kalkış yapıyor ve 15 dakika sonra telsiz bağlantısı kesiliyor ve düşen uçaktan kurtulan olmuyor.
Libya’nın kiraladığı uçak 1980 model Falcon 50 tipi özel bir iş jetiydi ve Malta Sivil Havacılığı siciline kayıtlıydı. Uçağı kiralayan şirket “Harmony Jets” adlı Malta merkezli bir özel jet işletmesiydi. Uçak Trablus’a gidecekti. Uçakta 5 Libyalı yetkili + 3 mürettebat vardı.
Öte yandan, İstanbul boğazında kurulmakta olan NATO kolordu deniz üssü geldi aklıma. İnsanlar İncirlik üssünün kapatılmasını isterken Adana’daki 6. Kolordu da NATO’ya devrediliyor. Çanakkale savaşının başlamasına sebep olan Braslav ve Goben (Yavuz ve Midilli)in, Çanakkale boğazını geçip Rus limanlarını bombalaması hatırlayalım.
Sahi Bakü’den gelirken Gürcistan’da düşen kendi uçağımız hakkında neden yeni bir bilgi gelmiyor. Yeni bir iddia var, o da Uçağın İsrail tarafından düşürüldüğü ile ilgili. Olayı hatırlayalım: Tarih: 11 Kasım 2025’te Bakü’deki Karabağ Zaferi askerî geçit törenine katılan F-16 jetlerinin teknik bakım ve destek ekibini Türkiye’ye geri getirmek için görevlendirilmişti. Uçak önce Gence Havalimanı’na inmiş, yolcularını aldıktan sonra havalanmıştı. Gürcistan hava sahasına girdikten kısa süre sonra irtifa kaybederek Gürcistan’ın Signagi şehri yakınlarında düşmüştü. 20 yolcusu vardı. Hepsi Askeri personeldi ve hepsi kazada hayatlarını kaybetti. Şehid diyoruz da Askerlerimizin şehadetlerine sebep olan kim, onun üzerinde düşünmemiz gerek. Artık akıllı arabanızın kapısını uzaktan açan ve kilitleyen birileri var. Aynı durum uçaklarınız içinde geçerli. Uzaktan sistem kilitlenebilir ve kontrolden çıkabilir. İsrail’den gelen açıklamalarda bunu övünerek anlatıyor onlar.
Akıllı sistemler ve 5G entegrasyonu ile artık daha çok siber saldırının muhatabı olacağız, asker ve sivil olarak.
Akılsızlık edip, akıllı sistemlere çok fazla güvenmeyelim. Zaten batacağımız kadar battık ve batmaya devam ediyoruz, açılış törenleri, dualarla ile, şarkılarla, türkülerle. Akif’in Çanakkale’yi anlatan şiirindeki bir bölümle noktalayalım yazımızı:
“Ölüm indirmede gökler, ölü püskürmede yer; / O ne müthiş tipidir: Savrulur enkâz-ı beşer... -Kafa, göz, gövde, bacak, kol, çene, parmak, el, ayak, / Boşanır sırtlara, vadilere, sağnak sağnak. - Saçıyor zırha bürünmüş de o namert eller, / Yıldırım yaylımı tufanlar, alevden seller. - Veriyor yangını, durmuş da açık sinelere, / Sürü halinde gezerken sayısız tayyare. - Top tüfekten daha sık, gülle yağan mermiler... / Kahraman orduyu seyret ki bu tehdide güler!”
Çanakkale’de İzzeddin Kasam bize yardıma gelmişti. Peki biz onlar için ne yapıyoruz, bu yaptıklarımız yeterli mi? Selam ve dua ile.