Pezeşkiyan’dan Birlik ve Direniş Mesajı

Pezeşkiyan’dan Birlik ve Direniş Mesajı

İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, ülke içinde ayrışmaya izin verilmemesi gerektiğini belirterek, müzakere sürecinden silahlı kuvvetlere desteğe kadar tüm adımların Devrim Lideri’nin direktifleri doğrultusunda yürütüldüğünü söyledi.

İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, ülke içinde hiçbir şekilde ayrışma ve çatışma zemini oluşturulmaması gerektiğini belirterek, hükümetin Devrim Lideri’nin çizdiği çerçeveye bağlı hareket ettiğini söyledi.

“Millet, düşmanın hesaplarını bozdu”

İslami Tebliğat Koordinasyon Konseyi başkanı, yardımcıları ve anma komitelerinin yetkilileriyle bir araya gelen Pezeşkiyan, konuşmasının başında “Şehit Devrim Lideri”ni, aile fertlerini ve son olaylarda hayatını kaybedenleri rahmetle andı.

Pezeşkiyan, İran halkının son zorlu süreçte ülkenin en büyük gücünün millet olduğunu bir kez daha gösterdiğini belirtti.

Düşmanların İran’daki iç şartları yanlış hesapladığını ifade eden Pezeşkiyan, bazı çevrelerin komutanları, üst düzey yetkilileri ve liderliği hedef alarak toplumda kargaşa, bölünme ve çöküş beklentisi içine girdiğini söyledi.

Cumhurbaşkanı, bu nedenle yalnızca askeri merkezlerin değil, emniyet birimlerinin ve halk tabanlı bazı merkezlerin de hedef alındığını kaydetti.

“Milli birlik korunmalı”

İran halkının tüm zorluklara rağmen sahada birlik ve bilinçli bir duruş ortaya koyduğunu belirten Pezeşkiyan, düşmanların toplumdaki memnuniyetsizlikleri kendi hedefleri için kullanabileceklerini sandığını, ancak halkın dini, milli ve devrimci kimlikle kurduğu güçlü bağı hesaba katmadığını söyledi.

Pezeşkiyan, yaşananların İran’da milli birlik ve toplumsal sermayenin güçlü bir göstergesi olduğunu vurgulayarak, bu birlik ruhunun korunması gerektiğini ifade etti.

Halkın, alimlerin, seçkinlerin, yetkililerin ve ülkede huzurun korunması için çalışan tüm kurumların katkısına teşekkür eden Pezeşkiyan, mevcut şartlarda İran için en önemli önceliğin milli birliğin korunması olduğunu söyledi.

Farklı alanlarda görüş ayrılıkları ve eleştirilerin doğal olduğunu belirten Pezeşkiyan, hiçbir konunun milli bütünlüğü zayıflatacak bir unsura dönüştürülmemesi gerektiğini vurguladı.

İslam ülkelerine birlik çağrısı

Konuşmasında İslami öğretilerde birlik ve kardeşliğin önemine değinen Pezeşkiyan, Kur’an’ın Müslümanları Allah’ın ipine sarılmaya ve tefrikadan uzak durmaya çağırdığını söyledi.

Aşura kıyamının da özü itibarıyla dini değerleri ihya etmeyi, İslam toplumunu ıslah etmeyi ve ümmetin bütünlüğünü korumayı hedeflediğini belirtti.

Pezeşkiyan, İslam ülkeleri arasındaki dayanışmanın güçlendirilmesi gerektiğini belirterek, Müslüman ülkelerin ortak değerlere dayanması ve sahip oldukları insani, kültürel ve ekonomik imkanları iş birliği için kullanması halinde hiçbir gücün bölgenin güvenlik ve istikrarını tehdit edemeyeceğini ifade etti.

Cami ve mahalle merkezli sosyal dayanışma vurgusu

Toplumsal yönetimde cami ve mahalle merkezli yaklaşımın önemine de değinen Pezeşkiyan, camilerin tarih boyunca sosyal dayanışmanın, halk katılımının ve topluma hizmetin merkezi olduğunu söyledi.

Mahallelerde ihtiyaç sahipleri, yaşlılar, hastalar ve destek bekleyen aileler bulunduğunu belirten Pezeşkiyan, cami ve mahalle temelli halk ağlarının doğru şekilde örgütlenmesi halinde birçok sorunun daha üst idari makamlara taşınmadan yerinde çözülebileceğini dile getirdi.

Pezeşkiyan, camilerin yalnızca ibadet mekanı olarak görülmemesi gerektiğini belirterek, buraların sosyal sorumluluk, yardımlaşma, dayanışma ve ihtiyaç sahiplerine destek merkezi haline gelmesi gerektiğini kaydetti.

“Gönüllü çalışmalar kalıcı harekete dönüşmeli”

Cumhurbaşkanı, toplumda ortaya çıkan gönüllü ve halk temelli çalışmaların kalıcı bir sosyal harekete dönüşmesi gerektiğini söyledi.

“Can Feda” gibi gönüllü girişimlerin geçici kampanyalar olarak kalmaması, iman, sorumluluk ve toplumsal dayanışma temelinde sürekli bir harekete dönüşmesi gerektiğini ifade etti.

Ruhaniyetin ve dini mercilerin tarih boyunca halk için bir sığınak olduğunu vurgulayan Pezeşkiyan, insanların sorun yaşadıklarında alimlere başvurduğunu, onların da sabır ve sorumlulukla halkın dertlerine çözüm aradığını belirtti.

“Sorunların kök nedenleri ele alınmalı”

Pezeşkiyan, İran’ın bugün karşı karşıya olduğu sosyal ve kültürel sorunların önemli bir bölümünün geçmiş yıllarda eğitim, terbiye ve kültürel altyapılara yeterince önem verilmemesinden kaynaklandığını ifade etti.

Sorunların yalnızca sonuçlarıyla değil, kök nedenleriyle ele alınması gerektiğini belirtti.

Farklı düşünce ve bakış açılarının her toplumda doğal olduğunu söyleyen Pezeşkiyan, önemli olanın ortak ilkelere ve toplumu bir arada tutan değerlere bağlı kalmak olduğunu kaydetti.

“Liderliğe bağlılığımız akli ve ilmi bir inanca dayanıyor”

Devrim Lideri’nin konumuna ilişkin de açıklamalarda bulunan Pezeşkiyan, liderliğe bağlılığının yalnızca duygusal veya taklidi bir yaklaşım olmadığını, akli ve ilmi bir inanca dayandığını söyledi.

Pezeşkiyan, farklı sorumluluklarda bulunduğu yıllar boyunca liderliğin yönlendirmelerinden ve desteğinden istifade ettiğini belirtti.

Cumhurbaşkanı, İslami sistemde uzman görüşü sunmanın ve farklı kanaatleri dile getirmenin liderliğe bağlılıkla çelişmediğini söyledi.

Yetkililerin ve uzmanların görüşlerini açıkça ifade etmeleri gerektiğini, ancak nihai karar yasal mekanizmalar içinde alındığında herkesin bu karara uymakla yükümlü olduğunu vurguladı.

Müzakereler liderliğin direktifleri doğrultusunda

Müzakere sürecine ilişkin eleştirilere de yanıt veren Pezeşkiyan, son dönemde atılan tüm adımların sistemin onaylanmış politikaları ve ülkenin genel stratejileri çerçevesinde yürütüldüğünü söyledi.

Pezeşkiyan, “Bizim için önemli olan, her kararın ve her adımın bütün kurumların birliğiyle ve kesinlikle Devrim Lideri’nin rehberliğinde şekillenmesidir” dedi.

Cumhurbaşkanı, müzakere kararına ilişkin süreçte Devrim Lideri’nin, Yüksek Milli Güvenlik Konseyi üyelerinin dörtte üçünün olumlu oy vermesi halinde bu yolun izlenebileceğini söylediğini aktardı.

Pezeşkiyan, yapılan toplantıda 13 üyeden 12’sinin yalnızca olumlu oy vermekle kalmadığını, konuyu tartışarak sürece güçlü destek verdiğini belirtti.

Pezeşkiyan, bazı çevrelerin hükümeti liderliğin görüşüne uymamakla suçladığını belirterek, “Eğer liderlik toplantı ya da müzakere yapılmaması talimatını verseydi, ne toplantı düzenlerdik ne de müzakere yürütürdük” ifadelerini kullandı.

Ekonomik yönetim ve stratejik stok mesajı

Savaş şartları ve dış baskılar altında ülke yönetimine de değinen Pezeşkiyan, özel şartlara ve geniş kısıtlamalara rağmen halkın günlük yaşamının birçok bölgede en az aksaklıkla devam ettiğini belirtti.

Deniz ulaşım yolları ve bazı ticari geçiş noktalarında haftalarca kısıtlamalar yaşanmasına rağmen temel ihtiyaçların karşılandığını ve piyasada ciddi bir kıtlık oluşmadığını söyledi.

Cumhurbaşkanı, tedarik zincirinin yönetilmesi, stratejik stokların korunması, ticaret ve ihracat akışının sürdürülmesini önemli bir başarı olarak nitelendirdi.

Pezeşkiyan, İran’ın baskı, tehdit ve zorbalık politikaları karşısında geri adım atmadığını; aynı zamanda ulusal çıkarlarını koruyacak ekonomik yolları ve faaliyet kanallarını da sürdürdüğünü söyledi.

Ülkenin stoklarının yenilenmesi ve ekonomik altyapının güçlendirilmesi çalışmalarının kararlılıkla devam ettiğini açıkladı.

“Silahlı kuvvetleri savunmak görevimdir”

Silahlı kuvvetlere, güvenlik güçlerine, emniyet birimlerine, Besic mensuplarına ve ülkenin güvenliğini savunan tüm unsurlara teşekkür eden Pezeşkiyan, bugün en önemli kaygılarının halk ve ülkenin askeri-güvenlik güçleri olduğunu söyledi.

Pezeşkiyan, bazı çevrelerin belirli bir kuruma 20 milyon varil petrol tahsis edilmesini eleştirdiğini ve bunun iç bilgilerin ifşası olduğunu savunduğunu belirtti.

Cumhurbaşkanı, benzer bir durum tekrar yaşanırsa 20 milyon değil, 100 milyon varil petrolü de onların hizmetine vereceğini ve bundan gurur duyacağını söyledi.

Pezeşkiyan, “Ülkenin silahlı kuvvetlerini savunmak benim görevimdir ve tüm gücümle onlara destek vereceğim” dedi.

“Hükümet ile ordu ayrı gösterilemez”

Pezeşkiyan, İran’ın güvenliği, bağımsızlığı ve onuru için ayakta duran güçlere kararlı destek verdiklerini belirterek, ülkede hiçbir şekilde ayrışma ve çatlak oluşturulmaması gerektiğini vurguladı.

Devlet televizyonunda askeri güçlerin bir tarafta, hükümetin başka bir tarafta gösterilmesinin bizzat ayrışma anlamına geldiğini söyledi.

Pezeşkiyan, kendisini askeri güçlerden ayrı görmediğini, onların varlığını kendi onur ve gurur kaynağı saydığını belirtti.

Hükümet ile silahlı kuvvetlerin iki ayrı yapı gibi gösterilmesinin, düşmanların İran’a karşı izlemek istediği anlatı olduğunu ifade etti.

Cumhurbaşkanı, “Hepimiz aynı yolda ve aynı hedef için çalışırken bizimle silahlı kuvvetler arasında nasıl mesafe oluşturulabilir?” diye sordu.

Pezeşkiyan, gerekirse en ön cephede yer almaya hazır olduğunu, şehadetten korkmadığını ve bunu bir onur bildiğini söyledi.

“Halkın sorunlarına kayıtsız kalamayız”

Halkın ekonomik, sosyal ve geçimle ilgili sorunlarına da değinen Pezeşkiyan, yürütmenin başındaki isim olarak bu sorunlara kayıtsız kalamayacağını belirtti.

Halkın sorunları doğrudan yaşadığını, yetkililerin de gerçekleri dürüstçe ifade etmesi gerektiğini söyledi.

Ancak gerçekleri dile getirmenin düşman karşısında umutsuzluk ya da geri adım anlamına gelmediğini kaydetti.

Pezeşkiyan, hükümetin devrim ilkelerine bağlı olduğunu vurgulayarak, ülkenin, sistemin, devrimin, velayetin ve ulusal çıkarların savunulmasında hiçbir tereddütleri bulunmadığını söyledi.

Düşman karşısında geri adım atmayacaklarını ve bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da ilkeleri ve değerleri kararlılıkla savunacaklarını belirtti.

Bölgesel iş birliği ve komşuluk politikası

İran’ın komşuluk politikası ve bölgesel iş birliği yaklaşımına da değinen Pezeşkiyan, Tahran’ın iç dayanışmayı güçlendirmenin yanı sıra İslam ülkeleri ve bölge devletleriyle kardeşçe ilişkileri geliştirmeyi de kararlılıkla takip ettiğini söyledi.

Son yıllarda komşularla ve İslam dünyasıyla ilişkilerin geliştiğini, farklı alanlarda değerli iş birliklerinin oluştuğunu belirtti.

Kaynak:Haber Kaynağı