Abdurrahman Dilipak
“OBEZ İSRAİL”İN GÜNEY SINIRI NERESİ?
İsrail’in hayalindeki “Büyük İsrail”in sınırları Kuzey’de, Ukrayna, Kırım’ dan Rusya’nın içlerine doğru Hazara’ya doğru uzanıyor. Doğuda Trans Kafkaslar üzerinden, Hazar denizinin iki yakasından Basra körfezine kadar iniyor. Batıda Kıbrıs, Girit, Moro , Rodos ve Ege denizindeki adalar var. Güneyde, Basra körfezinden körfezinden Nil’in çıktığı yere bir hat çekin, onun üstünde kalan kısım İsrail’in ilgi alanı içindedir.
Bu alan Türkiye’nin alt yakasında Irak, Suriye, Ürdün, Lübnan var. Aşağıda Suudi Arabistan var. Arab yarımadasında doğuda Umman, BAE, Bahreyn, Katar ve Kuveyt var. Suudi Arabistan’ın altında Yemen var. Afrika yakasında tepede Mısır, hemen altında Sudan var. Nil vadisi baştan sonra İsrail’in ilgi alanı içindedir.
Nil Nehri dünyanın en uzun 2 nehrinden biri olarak Amazon ile birlikte anılır. “Kutsallık” atfedilmesi sebebi ile öncelik Nil’dedir. Nil’in uzunluğu yaklaşık 6.666 km’dir. Nil’in en uzak ve kabul edilen kaynağı Burundi’deki Kagera Nehri‘dir. Bazı kolları Ruanda‘daki Nyungwe Ormanı‘na kadar uzanır. Kagera Nehri, Tanzanya, Ruanda ve Uganda sınırlarını oluşturarak Victoria Gölü‘ne dökülür. Buradan Beyaz Nilolarak devam eder. Victorya gölü ile bağlantılı olarak Beyaz Nil daha uzundur. Mavi Nil Etiyopya‘daki Tana Gölü ile bağlantılıdır ve debisi daha yüksektir. su getirir) Nil havzasıtoplam 11 ülkeyi kapsar ve nehir fiilen şu ülkelerden geçer: Burundi, Ruanda, Tanzanya, Uganda, Kenya, Demokratik Kongo Cumhuriyeti, Güney Sudan, Sudan, Etiyopya , Eritre, Mısır üzerinden Akdeniz’e ulaşır.
Sudan‘ın başkenti Hartum‘da Beyaz Nil ve Mavi Nilbirleştikten sonra tek bir nehir olarak kuzeye akar ve Mısırtopraklarında Nil Deltası‘nı oluşturarak Akdeniz’e dökülür. Delta, Kahire‘nin kuzeyinden başlayıp Rosetta (Reşid) ve Damietta (Dimyat) kollarıyla denize ulaşır; delta bölgesi yaklaşık 240–300 km genişliğindedir ve dünyanın en verimli tarım alanlarından biridir. Nil bugün Etiyopya‘nın Rönesans Barajı projesi ile ilgili olarak diğer ülkelerde tartışma konusu olmaktadır.
İsrail bu bölgede Siyasi Yahudi topluluk olan Falaşalar üzerinden ekonomik ve politik projeler üretmektedir. Falaşalar Etiyopya Yahudileri olarak bilir. Etopyalı’lar tarafında aslında ötekileştirilmek için kullanılan bir isimdir. Onlar kendilerini Beta Israel (İsrail Evi) olarak tanımlar.. “Falaşa” kelimesi Ge’ez dilinde “sürgün edilmiş”, “yurtsuz”, “başıboş” veya “yabancı” anlamına gelir. Onlar kendilerini Hz. Süleyman ile Sebe melikesi Belkıs arasındaki evlilikten (!?) doğan oğulları olarak tanımlarlar. Bu anlamda soylarını “Menelik 1”e dayandırırlar. Bir diğer yoruma göre MS ilk YY’da Güney Arabistan’dan gelen Yahudi gruplar tarafından Yahudiliğe dönüştürülmüş bir halk olduğu ileri sürülür.. Bir diğer yoruma göre ise Hz. Yakub‘un 12 oğlundan “Dan”ın soyundan kayıp kabilelerinden biridirler. Bunlar Tevrat’ı takip ederler ve Talmud’a göre hareket etmezler. İbadetlerini Ge’ez dilinde yaparlar, İsrailin büyük önem verdiği Hanuka, Purim gibi bayramları tanımazlar. Gelenekleri önemli ölçüde yerel kültürle harmanlanmıştır.
Türkiye‘nin 2018’de Sudan‘a aid olan Kızıldeniz’deki Suakin Adası‘nı, buradaki Osmanlı dönemine aid eserleri ihya için 99 yıllığına kiralamıştı. Ancak ülkenin önce bölünmesi, ardından iç savaş sebebi ile hem Serakin projesi hem de Sudanda Nil vadisindeki zirai üretim projeleri yarım kaldı. Sudan 2011’de ikiye bölünmüştü: Sudan (Kuzey) ve Güney Sudan. Kuzey/Müslüman. Yüzölçümü 1,886,068 km², nufusu 50 milyon. Güney Sudan / Hristiyan. Yüzölçümü 620,000 km², nüfusu 15.8 milyon.
2025 itibarıyla Sudan Silahlı Kuvvetleri – SAF ve Hızlı Destek Kuvvetleri – RSF arasında devam eden iç savaş sebebi ile ülke fiili olarak ikiye bölmüş durumda. Batı’da RSF kontrolündeki Darfur merkezli bir grub ve SAF kontrolündeki doğu/merkezi silahlı grublar var. Sudan nüfusu 50 milyon civarında olup, İsrail ve BAE’nin bölgeye müdahalesi sonucu milyonlarca kişi yerinden edilmiş ve mülteci durumundadır. İsrail ve BAE bölgedeki altın madeni ve nadir elementlerin bulunduğu bölgelerde kendi destekledikleri aşiretleri kontrol sağlaması için çalışmaktadırlar. Barış girişimleri maalesef sonuçsuz kaldı. Bazı girişimler bölünmeyi değil, sivil geçişi hedeflemektedir. Ne İslam Konferansı, ne Arab Birliği, ne Afrika Birliği, içinde ABD, İngiltere, İsrail, Mısır, Suudi Arabistan ve BAE’nin bulunduğu konulara taraf olmak istememektedir.
Eritre’nin yüzölçümü 117,600 km², nufusu 3.7 milyon. Cibutinin yüzölçümü 23.200 km², nusu 1.1 milyon. Somaliland’ın yüzölçümü 176.120 km², nüfusu 6.2 milyon.. Gözünüzde canlandırmak için Ankaranın Keçiören ilçesinin nüfusu 1 Milyon ve yüzölçümü 159.000 km²’dir. Yani Cibutive Erirenin toprağının toplamı Keçiören kadar değil, Kendi kendine devlet oldukları ilanı yapan ve İsrailin tanıdığı Somali Land ise toprak olarak Keçiörenden biraz büyük.
Puntland’ın yüzölçümü 212,000 km², nüfusu 4.3-5 milyon, Güney-Orta Somali’nin yüzölçümü 249,000 km², nüfusu 7-8 milyon. Toplam Somali alanı 637,657 km² ve nüfusu 17-18 milyon Resmi bir bölünme planı yoktur, ancak jeopolitik gerilimler bu yönde tartışmaları artırmaktadır.
Somali’yi 3’e bölme planı, “üç devletli çözüm” olarak tartışılmaktadır: Somaliland, Puntland ve Güney-Orta SomaliFederal Hükümet toprakları. Bu, resmi bir bölünmeden ziyade fiili ayrılıklar ve anayasal gerilimlere dayalı bir senaryodur Puntland’ın federal hükümeti tanımamaktadır.
Somali İslam tarihi için çok özel bir yere sahib. Daha sonra Hilafet toprağı olarak İstanbul’a bağlı idi. Aynı zamanda Osmanlı Milletler topluluğuna bağlı bir toprak. Osmanlı döneminde ilişkiler, 14.-16. yüzyıllarda Adal Sultanlığı ve Ajura İmparatorluğu ile Osmanlı İmparatorluğu arasındaki ticari, askeri ve dini bağlara dayanır. Habeşistan-Adal Savaşı’nda (16. yüzyıl) Osmanlı, Adal Sultanlığı’na destek vermişti. Cumhuriyette de bu ilişkiler devam etti. 1979’da Türkiye, Mogadişu’da büyükelçilik açsa da1991’de Somali İç Savaşı nedeniyle büyükelçilik kapandı ve ilişkiler Ad is Ababa üzerinden sürdürüldü.
1993’de Çevik Bir, BM UNOSOM 2 Barış Gücü Komutanı olarak Somali’de görev aldı. 18 Ağustos 2011 Erdoğan’ın başbakan olarak Somali’yi ziyareti ile iki ülke arasında yeni bir dönem başladı. Aynı yıl Türkiye büyük elçiliği yeniden açıldı. TİKA, AFAD, Türk Kızılay’ı ve STK’lar üzerinden hastane (Digfer/Erdoğan Hastanesi), okul, altyapı (yol, köprü, liman), su ve elektrik projeleri hayata geçirilirken, THY düzenli seferlere başladı.
2017’de Mogadişu’da TURKSOM Askeri Eğitim Üssü (Anadolu Kışlası) açılır – Türkiye’nin yurt dışındaki en büyük askeri üssü (550 bin m²). Somalili askerler burada eğitilmeye başlandı ; terörle mücadelede Eş-Şebab’a karşı işbirliği yapıldı. Ardından 8 Şubat 2024’de Savunma ve Ekonomik İşbirliği Çerçeve Anlaşması imzalandı. 2024-2025’te Oruç Reis gemisi Somali açıklarında 4.465 km² alanda sismik araştırma yaptı. 2025 ortasında çalışmalar tamamlanıp; 2026’da sondajlara başlanması beklenirken Somaliland konusu gündeme geldi.
30Aralık 2025’de Somali Cumhurbaşkanı Hasan Şeyh Mahmud, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı İstanbul’da ziyaret etti.. Görüşmelerde terörle mücadele, ulusal birlik, enerji, savunma ve bölgesel gelişmeler ele alınırken, İsrail’in 26 .12.2025 tarihli Somaliland’ı tanıma kararı “gayrimeşru ve kabul edilemez” olarak nitelendi ve Somali’nin toprak bütünlüğü vurgulandı..
Ve bu günlere geldik. İsrail Kızıl denizi kendi iç denizi yapma planı yapıyor. Sadece Kızıl deniz değil Basra körfezinde de var olmak istiyor, Akdeniz’de, Kara Denizde ve Hazar denizinde de var olmak istiyor.
Herkesin bir hesabı var, Allah’ın da bir hükmü. Galib olacak olan Onun hükmüdür. La galibe illallah. Görelim Mevlam neyler! Selam ve dua ile.