İşgalci İsrail'in Fişleme Ağı Deşifre Oldu

İşgalci İsrail'in Fişleme Ağı Deşifre Oldu

Yapılan bir soruşturma, aktivistleri perde arkasında izlemek, baskı uygulamak ve kara listeye almak için kullanılan gizli bir ağ, listelenmemiş web siteleri, dahili kontrol panelleri ve veri akış hatlarını ortaya çıkardı.

Pro-“İsrail” yanlısı fişleme (doxxing) grubu Canary Mission ile bağlantılı, kamuoyuna kapalı çok sayıda internet sitesi ve iç platformun varlığı ortaya çıkarıldı. Drop Site tarafından incelenen veriler, grubun BlackNest adlı gizli bir iç sistem üzerinden işten çıkarmalar, tutuklamalar ve sınır dışı etmeleri “şirket etkisi” adı altında ölçüp raporladığını gösteriyor.

Elde edilen belgeler, Canary Mission’ın yalnızca bireysel fişleme faaliyetleriyle sınırlı kalmadığını; kurumsal bir yapı, profesyonel ekipler, pazarlama stratejileri ve uluslararası teknoloji firmalarıyla çalışan geniş ölçekli bir operasyon yürüttüğünü ortaya koyuyor. BlackNest platformunda, hedef alınan kişilere yönelik “davranış değişikliği”, iş kaybı, ABD’ye giriş yasağı, tutuklama ve “sınır dışı/ülkeyi terk etmeye zorlanma” gibi sonuçlar ayrı ayrı kategorize ediliyor.

Gizli platform aylarca izlendi

Yazılım mühendislerinden oluşan bir ekip, BlackNest’in Mayıs, Haziran ve Temmuz aylarındaki günlük güncellemelerini üç ay boyunca arşivledi. İnceleme sırasında platformun aktif olarak kullanıldığı, medya haberlerinin ve Canary Mission’ın etkisine atıf yapan içeriklerin düzenli biçimde kayda geçirildiği belirlendi.

BlackNest’in, Canary Mission’ın kamuya açık ihbar formuna gömülü web araçları üzerinden tespit edilen ve “Kaloustropous” adı verilen bir intranet adresinde barındırıldığı öğrenildi. Bu adresten yola çıkan ekip, gigabaytlarca iç doküman içeren çok sayıda gizli alt alan adına ulaştı.

Üniversiteler ve siyasetçiler hedefte

İç yazışmalar ve planlama belgeleri, grubun özellikle ABD’deki üniversiteleri hedef aldığını gösteriyor. Stanford, Harvard, MIT ve Dartmouth gibi üniversiteler için ayrı kampanya başlıkları açıldığı, Filistin yanlısı protestolara katılan öğrencilerin tutuklanmalarının ardından Canary Mission veritabanına eklendiği görülüyor.

Siyasi alanda da hedefli mesajlar dikkat çekiyor. New York Belediye Başkanı seçilen Zohran Mamdani hakkında kullanılan sloganlar, sosyal medya ve e-posta kampanyalarıyla yaygınlaştırılmış durumda. Belgelerde ayrıca bazı senatör ve siyasetçilere ulaştırıldığı belirtilen özel raporlara da yer veriliyor.

“Şirket etkisi” adı altında sınır dışılar

BlackNest’in “Etkiler” bölümünde, Canary Mission’ın faaliyetlerinin sonuçları açıkça “şirket başarısı” olarak tanımlanıyor. Bazı haber kupürleri “yüksek etki” etiketiyle arşivlenirken, ABD’den ayrılmak zorunda kalan ya da sınır dışı edilen kişiler özel başlıklar altında listeleniyor. Platformda, İç Güvenlik Bakanlığı ve Göçmenlik birimleriyle bağlantılı vakalara dair referanslar da bulunuyor.

Anonim doxxer’lar ve sahte kimlikler

Sızdırılan veriler, Canary Mission bünyesinde 30’dan fazla kişinin sahte sosyal medya hesaplarıyla faaliyet yürüttüğünü ortaya koyuyor. Bu hesapların, farklı etnik ve sosyal kimliklere bürünerek Filistin yanlısı öğrenci ve aktivistleri izlediği, ekran görüntüleri alıp arşivlediği belirtiliyor. Çoğu katkıcı takma ad kullanırken, bazı isimlerin İsrail’de faaliyet gösteren Megamot Shalom adlı yapı ile bağlantılı olduğu öne sürülüyor.

Uzun vadeli planlar ortaya çıktı

Kısa süreliğine erişime açılan 21 sayfalık bir strateji belgesi, Canary Mission’ın 2025 hedeflerini de gözler önüne serdi. Belgede haftada 150 yeni profil oluşturma, yüz tanıma yazılımları ve veri kazıma teknikleriyle “ilgi kişileri” tespit etme ve bağışçılarla veri paylaşma gibi hedefler yer alıyor.

Uzmanlar, ortaya çıkan belgelerin Canary Mission’ın bireysel bir aktivist girişimden ziyade, sistematik ve kurumsallaşmış bir fişleme mekanizmasına dönüştüğünü gösterdiğini belirtiyor. Sızdırılan verilerin yankılarının, önümüzdeki dönemde ABD ve uluslararası kamuoyunda geniş tartışmalara yol açması bekleniyor.

Kaynak:Haber Kaynağı