Abdurrahman Dilipak

Abdurrahman Dilipak

İncirlik Üssü kimin?

Hulusi Akar İncirlik Hava Üssü hukuki ve fiili statüsü ile ilgili yaptığı açıklama ana sözleşme metnine göre doğru: “Üs’sün sahibi ve mülkiyeti tamamen Türkiye’ye aittir. Üssün üzerindeki tüm tesisler, arazi ve altyapı Türkiye'nin tapulu malıdır. Üssün ana komutanı her zaman bir THK 10'uncu Ana Jet Üs Komutanlığında görev yapan bir tuğgeneraldir. Türk bayrağı dalgalanır, giriş-çıkışlar ve genel yönetim resmi olarak Türk makamlarının denetimindedir”.

Tabii tek gerçek bu değil, ayrıntılar EK protokollerde gizli. Birbirine atıf yapılan ekleri bir arada okuduktan sonra, ancak o zaman asıl büyük fotoğrafa ulaşmak mümkün olabilir.

Üs ABD ile ortak kullanıma açıktır. ABD Hava Kuvvetleri (özellikle 39th Air Base Wing) üssü yoğun şekilde kullanır ve burada kalıcı askeri varlık olarak yaklaşık 2.500 civarı ABD personeli bulundurur. Ancak bu kullanım, Türkiye-ABD arasındaki ikili anlaşmalara (1980 Savunma ve Ekonomik İşbirliği Anlaşması ve ekleri) ve NATO çerçevesine dayanır. ABD'nin bağımsız tasarruf hakkı yoktur; operasyonel kullanımlar için Türkiye'nin izni şarttır.

İncirlik üssü Resmi olarak doğrudan NATO komutasına bağlı bir tesis değildir. Ancak NATO üyesi Türkiye'nin ittifak taahhütleri kapsamında, NATO operasyonları/lojistiği için kullanılabilir ve NATO'nun güney kanadında stratejik öneme sahiptir. Üs'te ABD dışında İngiltere, İspanya, Polonya gibi diğer NATO ülkelerinden de sınırlı personel bulunur.

Üs'te esas olarak İncirlik ve İzmir-Çiğli’de nükleer başlık taşıyan Jupiter füzeleri gibi füzeler bulunuyordu. Küba Füze Krizi'nde (Ekim 1962): Krizin çözümü için gizli anlaşmada ABD, Türkiye'deki Jupiter orta menzilli nükleer başlık taşıyan balistik füzelerini (1959-1961'de yerleştirilen 15 adet) 1963 Nisan'ında geri çekti. Karşılığında Sovyetler Küba'daki füzelerini kaldırdı

İncirlik Üssü'nde nükleer silah Federation of American Scientists - FAS, Nuclear Threat Initiative - NTI, Arms Control Association, Bulletin of the Atomic Scientists’e göre, İncirlik Hava Üssü'nde ABD'ye ait taktik nükleer silahlar bulundurulmaya devam ediyor. Bu silahlar NATO'nun "nükleer paylaşım" (nuclear sharing) programı kapsamında yer alıyor. Nükleer bombaların sayısı zamanla değişebiliyor. Sayısı yaklaşık 20-50 adet tahmin ediliyor. Nükleer silahların kontrolü ve mülkiyeti tamamen ABD kontrolünde (USAF ve NNSA). Türkiye'nin bu silahları kullanma yetkisi yok; sadece üs ev sahipliği yapıyor ve NATO çerçevesinde barındırılıyor.

2026 başı raporlarında hâlâ İncirlik'te olduğu belirtiliyor NTI, FAS, OSW analizleri 2026’da 20-50 arası B61 bombası olduğu teyit ediliyor.. ABD resmi politikası gereği İncirlikte atom bombası ne varlığını ne de yokluğunu doğrulamıyor (negligible policy), ama bağımsız uzmanlar ve sızıntılar üzerinden var olduğunda ısrarcıdırlar.. Bu silahlar Avrupa'daki diğer NATO ülkelerinde, Almanya, Belçika, Hollanda, İtalya’da da benzer şekilde bulunuyor..

ABD Hava Kuvvetleri (US Air Force) tarafından ortak kullanım (joint-use) veya NATO misyonları kapsamında erişim sağlanan bir tesis olarak nitelendirilir. ABD'nin burada kalıcı bir birliği vardır: 39th Air Base Wing (39. Hava Üs Kanadı), bu kanat üssün ev sahibi birliği (host unit) olarak görev yapar ve USAFE-AFAFRICA (US Air Forces in Europe – Air Forces Africa) komutası altındadır.

Üssün statüsü, başta 1980 Defense and Economic Cooperation Agreement (DECA - Savunma ve Ekonomik İşbirliği Anlaşması) olmak üzere ikili anlaşmalar, NATO Status of Forces Agreement (SOFA) ve ilgili SHAPE anlaşmalarıyla düzenlenir. Bu anlaşmalar ABD'nin üssü belirli amaçlar için (NATO operasyonları, ortak savunma, lojistik destek vb.) kullanmasına izin verir.

Resmi ABD kaynaklarında (örneğin incirlik.af.mil sitesi, ABD Savunma Bakanlığı ve Dışişleri Bakanlığı belgeleri) sıkça şu ifadeler geçer:"A NATO installation" veya "NATO'nun güney kanadında önemli bir üs" (important NATO base in the Southern Region).

Üs’deki ABD'nin varlığı "Turkish government-owned" ve "joint Turkish-US/NATO use" şeklinde belirtilir. Eski belgelerde (örneğin 1950'ler ve 1970'lerden kalma State Department ve Ford dönemi belgeleri) "main US NATO operating base in Turkey" veya "Incirlik Complex" olarak anılır, ancak Türkiye'nin NATO üyesi olması nedeniyle NATO çerçevesinde değerlendirilir. İncirlik ABD ve NATO ile ortak kullanılan, DECA ve NATO SOFA anlaşmalarıyla statüsü belirlenmiş stratejik bir tesistir. Bu tanım, hem Incirlik'in resmi USAF web sitesinde hem de tarihi FRUS (Foreign Relations of the United States) belgelerinde mevcuttur.

İncirliğin ne olduğunu anlamak için, Defense and Economic Cooperation Agreement (DECA) → Savunma ve Ekonomik İşbirliği Anlaşması, NATO Status of Forces Agreement (SOFA) → NATO Kuvvet Statüsü Anlaşması, Foreign Relations of the United States (FRUS) ve bunların eklerine bakmak gerek. Bu durum, Türkiye’nin 1952’de NATO’ya katılmasından sonra gelişen NATO nükleer paylaşım (nuclear sharing)politikası kapsamında değerlendirilir. Benzer uygulamalar Almanya, Belçika, Hollanda, İtalya, Türkiye’de de mevcut. Bu ülkelerde genel olarak ABD’ye ait nükleer silahların bulunduğu kabul edilir.

Nükleer silahların kontrolü doğrudan ABD’dedir. Ev sahibi ülke, kriz durumunda NATO kararıyla kullanım sürecine dahil olabilir. Normal şartlarda yerel ülke tek başına kullanamaz NATO’nun nükleer paylaşım politikası Soğuk Savaş döneminde geliştirildi. Maksat, ABD’nin nükleer caydırıcılığını Avrupa’ya yaymak, NATO müttefiklerini karar mekanizmasına dahil etmek, SSCB’ye karşı kolektif savunma mesajı vermekti. Bu sistem nasıl yönetiliyor ve kullanılıyor? Burada işler biraz karışıyor. Silahlar ABD’ye aittir, Depolama üsleri NATO ülkelerindedir. Barış zamanında kontrol tamamen ABD’dedir. Savaş durumunda kullanım için ABD başkanının onayı gerekir + NATO siyasi kararı gerekir +Ev sahibi ülkenin onayı gerekir. Buna “çift anahtar” denir. Fiziksel ve operasyonel kontrol ABD’de, Politik karar kolektif yapıdadır.

Cevabını arayan bir diğer soru şu: 2016 sonrası silahlar taşındı mı? 15 Temmuz 2016 sonrası iddialar İncirlik Hava Üssü, darbe girişimi sırasında kısa süreliğine elektrik kesintisi ve üs çıkış yasağı yaşamıştı. Bunun ardından Batı basınında: Silahların güvenliği tartışıldı ABD’nin bombaları başka ülkeye taşıyabileceği yazıldı ama ne oldu bilinmiyor. Hatta 15 Temmuz hava operasyonundan kullanılan savaş uçaklarının havada yakıt ihtiyacını İncirlikten kalkan bir hava ikmal uçağı tarafından sağlandığı iddiaları da soruşturulmadı!?

Bu arada açık kaynak araştırmaları bombaların hâlâ İncirlik’te olduğu yönünde. ABD, kamuoyuna bu konuda nükleer “belirsizlik politikası” gereği net açıklama yapmıyor.

Deprem sonrası kaçırılan çocuklarla ilgili İncirlik bağlantısı da hala soruşturulmuş değil. Her şey bizim kontrolümüzde ise bu işler nasıl oldu ya da niçin soruşturulmuyor. Yoksa yine “kedi mi kaçtı!?”..

Bu “kedi kaçtı” olayı 2012 yılı Nisan ayı başlarında Malatya'daki “Kürecik Radar Üssü (NATO'nun füze kalkanı kapsamında kurulan AN/TPY-2 erken uyarı radarı” ile ilgiliydi. Üs’sün İsrail uçaklarının faaliyetleri ile İsrail'e yönelik muhtemel tehditleri izleyen kritik radar sistemlerinin bir kısmının, üste giren veya geçen bir kedi yüzünden kısa süreliğine devre dışı kaldığı konusu ile ilgili haberlerde ve yorumlarda bu durum ironik bir dille "kedi kaçtı / kedi geçti" diye alay konusu olmuştu!

Selam ve dua ile.

Bu yazı toplam 78 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Yazılar