İkna Odası mağdurundan Serter'e dava

İkna Odası mağdurundan Serter'e dava

İstanbul Üniversitesi’nde öğrenci olduğu dönemde ikna odası mağduru olan Hanife Gökdemir, Nur Serter hakkında dava açtı.

İkna odaları mağdurları, söz konusu odaların mucidi olan Fatma Nur Serter'e, evinde arama istemli tedbir davası açtı. İstanbul Üniversitesi'nde ikna odası mağduru olan Hanife Gökdemir, Fatma Nur Serter hakkında açmayı düşündüğü ceza ve tazminat davasına delil toplamak için tespit davası açtı.

Hanife Gökdemir, Fatma Nur Serter'in basın mensuplarına yaptığı açıklamalarda, "İkna odalarında yapılan işlemlerin kayda alındığı, cd'lerin bugüne kadar kendinde tutulduğu ve artık imha edeceği" yönündeki sözleri üzerine İstanbul 6. Sulh Hukuk Mahkemesi Hakimliği'ne başvurdu. Gökdemir, ikna odasında manevi işkence gördüğünü belirterek, açacağı manevi tazminat davası ve ceza davasında delil olarak kullanılmak üzere Serter'den ikna odası cd'lerinin istenmesi ve bu cd'lerin muhafaza altına alınarak, bir kopyasının da kendilerine verilmesini talep etti.

İKNA ODASININ YASAL DAYANAĞI YOK

Hanife Gökdemir'in vekili Av. Cihat Gökdemir, yaptıkları başvuruda, ikna odalarının, başörtüsü takarak üniversiteye gelen inançlı öğrencilerin başörtüyle eğitim almalarını engellemek için yasal dayanaktan yoksun fiili bir uygulama olduğunu ve sayısızca mağdur oluşturduğunu söyledi. Av. Gökdemir; "İkna odaları, gençlerin psikolojik ve manevi olarak çökertildiği, tehdit edilerek başörtülerinden taviz verilmesinin istendiği, kişisel hak ve özgürlüklerin yok sayıldığı bir işkence odası mahiyetindedir" şeklinde konuştu. Av. Cihat Gökdemir şunları söyledi: "Dava konusu yapılan olaylar ve ikna odalarında alınan kamera görüntülerinin yasal olarak İstanbul Üniversitesi'nin arşivinde bulunması gerekiyordu. Bu kayıtların hiçbir hukuki bağı bulunmayan davalıda bulunması ve hatta röportajlarından da anlaşılacağı üzere imha edileceğini beyan etmesi, yapılacak suç duyurusu ve sonrasında yapılacak tahkikatın akim (sonuçsuz) kalması sonucunu doğuracaktır. Davalının eline nasıl geçtiği belli olmayan suç delillerinin ortadan kaldırılması ve müvekkilim gibi birçok kişinin fişlenmesi vesilesi olarak kullanılmış olma ihtimali karşısında davalının elinden bu kayıtların alınarak adli emanette muhafazası gereklidir. Yapılacak suç duyurusunda delil olarak kullanılması gerekli ve ülke bütünlüğüne karşı işlenen bir suç olması nedeniyle bu tedbirin mahkemece alınması gereklidir."

BİZE PSİKOLOJİK İŞKENCE UYGULADILAR

28 Şubat döneminde İstanbul Üniversitesi Rektör vekili olan Fatma Nur Serter, üniversitede kurduğu ikna odaları ile başörtülü öğrencilerin başlarını açmaya çalışmıştı. Yasağın son derece yoğun yaşandığı günlerde İstanbul Üniversitesi Tarih Bölümü 2. sınıf öğrencisi olan Hanife Gökdemir, ikna odasına alındı. Hanife Gökdemir, başörtüsü yasağının başladığı 1998 yılında kayıt yaptırmak için üniversiteye gittiğini belirterek, kayıt sırasında bir grup kadının kendilerini diğer öğrencilerden ayırarak ikna odalarına götürdüğünü söyledi. İkna odasında birkaç kadının olduğunu kaydeden Gökdemir; "Bu kadınlardan zannedersem bir tanesi Fatma Nur Serter'di" dedi. İkna odasında kendisine başörtüsü takanların siyasi görüşlere alet olduğu için başörtüsü taktığının ifade edildiğini kaydeden Gökdemir, kendisinin, bulunduğu yer olarak doğru bir yerde olduğunu söylediğini belirtti. Gökdemir; "İkna odasında, başörtüsünü çıkartarak içeri girebileceğimi ve ileride onlara çok dua edeceğimi söylediler. Bizlerin yanıldığını, Kur'ân'da başörtüsünün olmadığını ifade ettiler. Gergin bir şekilde bizi ikna etmeye çalışırlarken, psikolojik bir işkence uyguladılar" diye konuştu.

Yeni Akit