Hakkari'de patlama: 'İyi çocuklar' iş başında
Hakkari'nin Geçitli (Peyanis) Köyü yakınlarında meydana gelen ve 9 kişinin yaşamını yitirdiği saldırıdan orduya ait izler çıktı.
Hakkari'nin Geçitli (Peyanis) Köyü yakınlarında meydana gelen ve 9 kişinin yaşamını yitirdiği saldırıdan orduya ait izler çıktı. Patlamanın meydana geldiği yerde köylüler orduya ait iki mayınlı çanta buldu. Askerler mayınlı çantalara köylüler tarafından el konulmasına direndi ve arbede yaşandı. Kürt Özgürlük Hareketi ise, yaptığı açıklamayla, olayla ilgilerinin bulunmadığını, saldırının bir kontra eylemi olduğunu ifade etti.
20 Eylül'de PKK'nin aldığı eylemsizlik kararı sona erecek. 12 Eylül referandumunda sonra hem Türkler hem Kürtler barış için somut adımlar atmasını beklerken, Hakkari'den gelen mayınlı saldırı haberi endişe yarattı.
ANF'ninm bildirdiğine göre, Geçitli (Peyanis) Köyü'nden Hakkari'ye yola çıkan yolcu minibüsünün geçişi sırasında mayın patladı. Zeynel Kurt, Sudenaz Kurt, Semiha Dayan ve araç şoförü Aydın Erol'un aralarında bulunduğu 9 kişi ölürken, 4 kişi ağır yaralı olarak hastaneye kaldırıldı.
Devletin izleri
Patlama sonrası olay yerine ilk giden köylüler, askerlere ait iki çanta içinde patlamamış üç mayın ve mayın kablosu buldu. Binlerce insan olay yerine akın etti. Köylüler çantaları askerlere teslim etmek istemeyince, kitleyle askerler arasında çatışmalar çıktı. Halk askerlere taş atarken, askerlerin havaya açtığı ve askeri helikopterlerin bölgeye sevk edildiği bildirildi. Bölge halkı mayınlı saldırıdan askerleri sorumlu tutuyor.
ANF, bir tanığın görüşlerini şöyle aktardı:
"İlk olarak biz olay yerine yetiştik. Olay yerine yetiştiğimizde ilk olarak iki askeri çanta bulduk. Bunun içinde 3 mayın vardı. Mayın ve çanta askerlere aittir. Biz buna bakmak istedik. Seri numarasına almak istedik. Ancak asker havaya ateş açarak bizlere müdahale etti. Müdahale halen sürüyor. Ancak olay yeri karakola 4 kilometre uzaklıkta bir yerdir. Karakola yakın olduğu için karakolun haberi olmadan kimsenin buraya mayın bırakması mümkün değildir."
Olay yerinde bulunan köylüler ise, orada bulunan askerlerin telsizlerinden, "Olay yerinde bir çantada malzemelerimizi unuttuk, onları hemen oradan alın" anonsunun geçtiğini aktardı.
ANF'nin haberine göre, köylülerin, savcılık gelip tutanak tutana kadar çantayı vermeyeceklerini belirtmeleri üzerine askerler havaya ateş açtı. Köylülerin ısrarı üzerine savcı olay yerine geldi. Savcı inceleme yaparken, köylüler de malzemeleri savcıya teslim etti. Bulunan çantanın içinde bir kamera ve kasaturanın da olduğu öğrenildi.
KCK: Olayla ilgimiz yok, saldırı bir kontra eylemi
KCK Yürütme Konseyi Başkanlığı'ndan yapılan açıklamada ise, Hakkari'deki patlamayla hiçbir ilgilerinin bulunmadığını belirtilerek, "Bu saldırı bir kontra eylemidir" denildi.
Açıklamada ayrıca, "Hareketimizin 13 Nisan'dan 20 Eylül'e kadar ilan ettiği eylemsizlik süreci halen devam etmektedir. Ciddi yeni bir durum gelişmezse bu kararımız kesinlikle 20 Eylül'e kadar geçerli olacaktır" ifadeleri kullanıldı.
12 Eylül'de yapılan referandum seçiminde, Geçitli Köyü'ndeki 970 seçmenden sadece 5 kişi oy kullanırken, 965 seçmen ise BDP'nin aldığı boykot kararına destek vermişti. Köylüler, saldırının boykota bir cevap olabileceğini söylüyor.
Öte yandan olay yerine 100 metre uzaklıkta MKE menşeli havan topu mermileri ve iki tane anti tank mayını bulunduğu kaydedildi.
İkinci bir Şemdinli vakası
9 Kasım 2005 günü, Hakkari'nin Şemdinli ilçesinde Seferi Yılmaz'a ait Umut Kitabevi bombalı saldırıya uğramış ve halk, saldırıyı gerçekleştiren 3 kişiyi kıskıvrak yakalamıştı.
Bombalı saldırıyı gerçekleştirenlerin kullandığı 30 AK 933 plakalı Renault 19 marka otomobilin Hakkâri Jandarma Komutanlığı'na ait olduğu ortaya çıkmıştı. Aracın bagajında üç Kalaşnikof tüfek, bunlara ait 10 şarjör, bomba malzemeleri, polis ve asker yelekleri, krokiler ve bazı kişilere ait resimler bulundu. Kimliği belirsiz kişilerce ateş açılması sonucu, otomobilde keşif yapan savcı incelemesini tamamlayamamıştı.
Otomobilde keşif yapan savcı ve CHP Hakkari Milletveli Esat Canan'ın üzerine ateş açılmış, 1 Şemdinli sakini öldürülmüş ve 5 kişi yaralanmıştı.
Halk tarafından yakalan 3 kişi, polis oldukları ileri sürülerek serbest bırakılmıştı. Bunun üzerine halk ayaklanmıştı.
Bombacılardan ikisinin Jandarma istihbarat subayı, birinin de JİTEM üyesi eski bir PKK itirafçısı olduğu kısa sürede ortaya çıkmış ve dönemin Genelkurmay Başkanı Yaşar Büyükanıt, bombacı jandarma istihbarat subayı Ali Kaya için "Tanırım, iyi çocuktur" demişti.
Van Savcısı Ferhat Sarıkaya, Yaşar Büyükanıt'ı suçlayan Şemdinli iddianamesini yazdıktan sonra görevinden alınmış ve avukatlık yapmasına dahi izin verilmemişti.
17 Eylül günü, barış için umutlar en yüksek düzeyine ulaşmışken Geçitli'de Kürt köylülerinin bulduğu iki mayınlı çanta "iyi çocukların" işbaşında olduğunu gösteriyor. Ancak Türkiye'nin Batı'sı da Doğu'su da Şemdinli'yi asla unutmadı. Mayınlı saldırı, barışı ve demokratik çözümü engelleyemeyecek.
