Güneydoğuluların korkulu rüyası: Toros taksi

Güneydoğuluların korkulu rüyası: Toros taksi

Güneydoğuluların korkulu rüyası: Toros taksi... Toros'u gören kaçacak delik arardı. Halk arasında o araca bindirilenin dönmeyeceği anlayışı hakimdi.

Ankara Kürt açılımını konuşuyor, itirafçılar verdikleri ifadelerle faili meçhul cinayetlere tek tek ışık tutuyor. CNN TÜRK muhabiri Göksel Göksu, Şırnak-Cizre-Silopi üçgenindeki ölüm kuyularını araştırdı.

Yıl: 1991... Halkın Emek Partisi (HEP) Diyarbakır İl Başkanı Vedat Aydın'ın öldürüldü. Bu, bölgede işlenen ilk faili meçhul cinayetti. JİTEM adı ilk kez bu tarihte duyuldu.

Oysa kimse JİTEM'in varlığını kabul etmiyordu? Tartışma uzun yıllar sürdü; ta ki eski Diyarbakır Emniyet İstihbarat Şube Müdürü Hanefi Avcı, JİTEM'i anlatana dek.

Avcı, yalnız "JİTEM var" demedi, "Vedat Aydın'ın cesedi taşınırken Ergani'de yol kontrolü yapan bir trafik ekibi yoldan çekildi" dedi. Böylece Vedat Aydın'ın cesedi sorunsuzca geçirilmişti.

Ölümler birbirini izledi. PKK'nın bölgedeki etkinliğini azaltmak icin devlet harekete geçmişti. Ancak harekete geçen yalnız devlet değildi. Terörle mücadelede durumdan vazife çıkaran ve devlet adına hareket ettiğini söyleyen bu karanlık güç "göze göz, dişe diş" diyor ve hukuk devletini yok sayıyordu. Sokak ortasında, göz göre göre silahlar patlıyordu.

Meclis Araştırma Komisyonu bir bilanço çıkardı. Buna göre kimliği belirsiz kişilerce öldürülenlerin sayısı 17 bin 547'ydi. Kimsenin kimseye hesap soramadığı o günlerde her yerde korku hakimdi.

"Bu yol ölüme açılıyordu"

Kimsesizler Mezarlığı'ndan Yakup Tanış, "Silopi, Türkiye'nin bir ucu. Ne geçerken uğrayabileceğiniz, ne de merak edip gezeceğiniz bir yer. Cizre de öyle. Burası da Cizre'yle Silopi'yi birbirine bağlayan yol. Bugün elimi kolumu sallayarak bu yolda yürüyebildiğime bakmayın. 90'lı yıllarda bu mümkün değildi. Çünkü o yıllarda Cizre ya da Silopi'ye gitmek yerine, bu yol yalnızca ölüme açılıyordu" diyor.

Korkulu rüya: Toros taksi

Eski Sinan Lokantası'nın sahibi Nimet Karaaslan, "Her türlü insan vardı. Bir bakıyordun Toros taksi geliyordu, içinde 5-6 tane keleş ya da bombalı tabancalı insan. Sen kalkıp da ona diyemezsinki 'kimligini çıkar, sen necisin burada, neyin nesisin'. Yani, bir insanı buldu mu alıp götürüp öldürüp atıyordu. Toros arabaları görür görmez kendimizi kaybettiriyorduk. Jandarma 1 yıl içerisinde bu yolun üzerisinde 20'den fazla ceset buldu. 1993 ile 1996 arası" diyor.

Şırnak Baro Başkanı Nuşirevan Elçi, "Herkesin korkulu rüyası Renault Toros araçlardı. O araçları gören insanlar kaçacak delik ararlardı. Zaten halk arasındaki anlayışta o araçların aldığı kişilerin bir daha dönemeyeceğiydi. O dönemde hukukun tamamem rafa kaldırıldığı dönemdi. Hukuksuzluğun kural haline geldiği bir dönemdi" ifadesini kullanıyor.

Güneydoğu'da binlerce aile yıllarca yakınlarından haber bekledi. O haber, Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı'ndan geldi. Savcılık, faili meçhul cinayetler ve yaşanan kayıplarla ilgili soruşturma başlattı.

Aralarında eski Kayseri Jandarma Alay Komutanı Albay Cemal Temizöz ve eski Cizre Belediye Başkanı Kamil Atak'ın da bulunduğu 7 sanık tutuklandı. İtirafçılar konuşmaya, birbiri ardına ölüm kuyuları açılmaya başlandı.

Şırnak Baro Başkanı Elçi, "Ölüm kuyuları Abdülkadir Aygan'ın 2004'ten beri beyanları mevcut ve biz Aygan'ın beyanlarını ciddiye alıyoruz. Çünkü söylediği herşey doğrulanıyor. 2004 yılında Murat Aslan'ın cenazesinin Silopi'de bulunması, Hasan Ergül'ün Elazığ Hazar gölü kenarında bulunması ve benzeri olaylarda da teyit edildiği için Aygan'ı çok ciddiye alıyoruz" diyor.

İddianame Cizre'deki 55 faili meçhul cinayete ışık tutuyor. Cinayetlerin 48'i Albay Cemal Temizöz'ün, yüzbaşı rütbesiyle bölük komutanı olduğu yıllara rastlıyor. 1993 -1995 yıllarına.

İddialar...

İddiaya göre Cizre ilçesinde, ''korucu, itirafçı ve uzman çavuşlardan bir grup" oluşturuldu. Bu grup terörle mücadele ediliyor görüntüsü altında asli görevinden ayrıldı. Çeşitli sebeplerle gözaltına aldıkları kişileri sorguladı ve sorgulanan kişilerden bir kısmı öldürüldü.

Dava Diyarbakır'da görülecek ve ilk duruşma 11 Eylül'de. Davanın binlerce takipçisi var. İddialar doğru mu değil mi yargı karar verecek. Ama yaşayanlar iddianamede yer alan itirafçıların ifadelerini birebir doğruluyor.

Göksel Göksu/CNN Türk