Filistinli Direniş Gruplarından İsrail Seçimlerine Ortak Mesaj: Yüzler Değişse de İşgal Zihniyeti Değişmeyecek!
İşgalci İsrail'de Knesset seçimleri yaklaşırken Filistinli direniş gruplarından seçim sürecine ilişkin peş peşe açıklamalar geldi.
İşgalci İsrail'de Knesset seçimleri yaklaşırken Filistinli direniş gruplarından seçim sürecine ilişkin peş peşe açıklamalar geldi. Hamas, Filistin İslami Cihad Hareketi, Filistin Halk Kurtuluş Cephesi (FHKC) ve Filistin Demokratik Kurtuluş Cephesi (FDKC), İsrail siyasetindeki farklı partilerin Filistin meselesinde büyük ölçüde aynı politikaları benimsediğini belirtti.
Mücemma Hareket tarafından yayımlanan kapsamlı analizde, Filistinli grupların son haftalarda yaptıkları açıklamalar ele alındı. Analizde, Netanyahu'nun seçimleri kaybetmesinin Gazze'ye yönelik saldırıları, Batı Şeria'daki işgal politikalarını ve Filistin devletine yönelik karşıtlığı ortadan kaldırmayacağı görüşünün öne çıktığı belirtildi.
Hamas: Netanyahu'nun Gitmesine Bel Bağlamıyoruz
Hamas Siyasi Büro Başkanı Halil el-Hayye, 26 Eylül'de el-Arabi TV'ye verdiği mülakatta Filistin halkının bugüne kadar bütün İsrail partilerinin yönetimi altında acı çektiğini belirterek, işgal politikaları bakımından partiler arasında temel bir farklılık bulunmadığını ifade etti.
Hamas Siyasi Büro Başkanı'nın danışmanı Tahir en-Nunu da 23 Ekim'de el-Arabiya televizyonuna yaptığı açıklamada, Hamas'ın Netanyahu'nun seçim yenilgisine umut bağladığı yönündeki iddiaları reddetti.
Nunu, İsrail'deki siyasi liderlerin Filistin halkının hakları konusunda benzer tutumlar sergilediğini belirterek, siyasi partilerin giderek daha fazla sağa ve aşırı sağa yöneldiğini vurguladı.
Hamas Siyasi Büro üyesi Gazi Hamad ise Gazze'deki ateşkes anlaşmasının uygulanması için İsrail seçimlerinin beklenmesi gerektiği yönündeki çağrılara karşı çıktı.
Hamad, Netanyahu'nun diğer adaylar gibi Filistinlilerin kanı üzerinden siyasi kazanç elde etmeye çalıştığını savunarak uluslararası topluma yalnızca yerleşimcilere değil, işgal yönetiminin kendisine yaptırım uygulama çağrısında bulundu.
Kaddumi: Bütün Adaylar Filistin Devletine Karşı
Hamas'ın İran temsilcisi Dr. Halid Kaddumi, 25 Ekim'de İran devlet televizyonuna verdiği mülakatta yaklaşan Knesset seçimlerini değerlendirdi.
Kaddumi, İsrail televizyonunda siyasi parti temsilcilerine özgür bir Filistin devletinin kurulmasını kabul edip etmeyeceklerinin sorulduğunu, bütün temsilcilerin ise bu soruya olumsuz yanıt verdiğini aktardı.
Kaddumi, İsrail'deki siyasi partilerin Filistin halkının kendi kaderini tayin hakkını kabul etmediğini belirterek şu değerlendirmede bulundu:
"Filistinlilerin siyasi bir varlığa sahip olmasını veya kendi kaderini tayin hakkını kullanmasını kesinlikle kabul etmiyorlar. Bu nedenle bizim açımızdan kimin kazanacağı belirleyici değil."
Bununla birlikte Kaddumi, İsrail'de derinleşen siyasi krizin ve özellikle Likud içerisindeki bölünmelerin önemine dikkat çekti.
Netanyahu'nun ciddi bir siyasi tehditle karşı karşıya olduğunu belirten Kaddumi, İsrail toplumundaki iç gerilimlerin giderek derinleştiğini ifade etti.
FHKC: Filistin Halkının Kanı Seçim Malzemesi Yapılıyor
Filistin Halk Kurtuluş Cephesi de seçim sürecine ilişkin açıklamalarında işgalci İsrail'in Gazze ve Batı Şeria'daki saldırılarını siyasi hesaplarla ilişkilendirdi.
FHKC, 6 Ekim'de yayımladığı açıklamada Netanyahu hükümetinin Gazze'deki askerî operasyonlarını seçim rekabetinin parçasına dönüştürmeye çalıştığını belirtti.
Cephe, 24 Ekim'deki ikinci açıklamasında ise El-Halil'e yönelik askerî kuşatma ve Batı Şeria'daki saldırıların seçim hesaplarıyla bağlantılı olduğunu savundu.
FHKC'ye göre Netanyahu hükümetinin uygulamaları ile aşırı sağcı siyasetçi Bezalel Smotrich'in Batı Şeria'da daha kapsamlı askerî operasyon yapılması yönündeki çağrıları, Filistin topraklarının ilhakına yönelik ortak bir siyasi yaklaşımı yansıtıyor.
Cephe, işgal yönetiminin Filistin halkının yaşadığı acıları seçim kazancı elde etmek için kullandığını vurguladı.
İslami Cihad: İşgal Politikaları Seçimlerden Sonra da Sürecek
Filistin İslami Cihad Hareketi de 23 Ekim'de El-Halil'deki gelişmelere ilişkin yayımladığı bildiride İsrail'deki seçim rekabetini ele aldı.
Hareket, seçim sonuçlarından bağımsız olarak Filistinlileri yerlerinden etme ve kutsal mekânları Yahudileştirme girişimlerinin devam edeceği değerlendirmesinde bulundu.
İslami Cihad, İsrailli siyasi liderlerin seçim yarışında Filistin halkına yönelik saldırıları siyasi kazanç aracı olarak kullandığını savundu.
FDKC: Trump'ın Netanyahu'ya Desteği ABD'nin Bölgesel Planlarının Parçası
Filistin Demokratik Kurtuluş Cephesi ise İsrail seçimlerini ABD'nin Orta Doğu politikaları bağlamında değerlendirdi.
FDKC, 19 Ekim'de yayımladığı açıklamada ABD Başkanı Donald Trump'ın Netanyahu'ya verdiği desteğin Washington'ın bölgesel stratejisinin bir parçası olduğunu belirtti.
Cephe, Netanyahu yönetiminin İsrail'i ABD'nin bölgesel politikalarına bağımlı hâle getirdiğini savunarak iki yönetimin çıkarlarının büyük ölçüde örtüştüğünü ifade etti.
20 Ekim tarihli ikinci açıklamada ise Netanyahu'nun Gazze'deki saldırıları artırarak ve Batı Şeria'daki yerleşimci saldırılarına destek vererek seçimlerde avantaj sağlamaya çalıştığı öne sürüldü.
FDKC, Trump'ın Netanyahu'ya yönelik açık desteğinin İsrail Başbakanı'na siyasi koruma sağladığını ve bu durumun Filistin halkına yönelik saldırıların sürdürülmesini kolaylaştırdığını savundu.
Hamas'tan ABD'ye Eleştiri: İşgalin Arkasındaki Temel Güç Washington
Hamas'ın İran temsilcisi Kaddumi, mülakatında ABD'nin işgalci İsrail'e verdiği desteğe de dikkat çekti.
İsrail'i ABD'nin 52'nci eyaletine benzeten Kaddumi, Washington'ın İsrail'e sağladığı askerî, mali ve siyasi desteğin işgal yönetiminin varlığı açısından belirleyici olduğunu söyledi.
Kaddumi, ABD'nin İsrail seçimlerine yönelik tutumunu eleştirerek Trump'ın Netanyahu'ya verdiği desteğin açık bir siyasi müdahale niteliği taşıdığını savundu.
ABD ile İsrail'in bölgesel politikalarının birbirinden bağımsız değerlendirilemeyeceğini belirten Kaddumi, yalnızca Washington ile anlaşmaya varmanın Filistin meselesini çözmeye yeterli olmayacağını ifade etti.
Filistinli Grupların Ortak Görüşü: Sorun Netanyahu Değil, İşgalin Kendisi
Mücemma Hareket'in analizine göre Filistinli direniş gruplarının açıklamalarında öne çıkan ortak değerlendirme, Netanyahu'nun iktidardan ayrılmasının Filistin halkı açısından köklü bir değişim yaratmayacağı yönünde.
Gruplar, İsrail'deki başlıca siyasi partilerin Filistin devletinin kurulmasına karşı çıkmasını, Gazze'deki askerî saldırıları desteklemesini ve Batı Şeria'daki işgal politikalarını sürdürmesini bu görüşün temel gerekçeleri arasında gösteriyor.
Öte yandan Hamas temsilcisi Kaddumi'nin İsrail siyasetindeki parçalanmaya ilişkin değerlendirmesi, diğer açıklamalardan farklı bir noktaya işaret ediyor. Buna göre İsrail'de derinleşen siyasi krizler ve parti içi bölünmeler, Filistin ulusal mücadelesi açısından yeni siyasi fırsatlar ortaya çıkarabilir.
Filistinli grupların açıklamalarında öne çıkan temel mesaj ise İsrail'de hükümetler ve siyasi liderler değişse de Filistin halkına yönelik işgal politikalarının devam edeceği yönünde.
Kaynak: Mücemma Hareket – An Analysis of the Various Palestinian Resistance Factions' Remarks on the October 2026 Knesset Elections, 25 Ekim 2026.
