Erdoğan'a Sıkı Sıkıya Bağlıdır

Erdoğan'a Sıkı Sıkıya Bağlıdır

Siyonist istihbaratçıların İHH Başkanı Bülent Yıldırım hakkında hazırladıkları rapor..

RADİKAL İSLAMCI İHH TEŞKİLATININ BAŞKANI BÜLENT YILDIRIM;YARDIM KONVOYU HAZIRLANMASINDA VE İSRAİL ASKERLERİYLE ÇATIŞMADAKİ MERKEZİ ROLÜ

.



Genel Bir Bakış


1. Bülent Fahri Yıldırım. 44 yaşında Erzurum doğumlu.İstanbul Üniversitesinde hukuk tahsili gördü.Şu an İstanbul'da yaşayıp avukatlık yapıyor. Evli ve 4 çocuk sahibi. 1995 yılında Bosna Hersek'teki olaylarla İHH olarak savaş bölgelerine insani yardımı ulaştırmayı başlıca hedefleri olarak telakki edip harekete geçti. Nihayetinde organizasyonu idarede en tepedeki isim oldu.

Daha önce İHH, Ortadoğu'da ve diğer bölgelerdeki global cihad hareketlerine ve terör şebekesi ağlarına lojistik destek sağlıyordu. Bülent Yıldırım'ın ismi ayrıca geçmişte global cihad hareketlerine sağladığı destekle de anılıyor.

2. Evan Kohlman adındaki Amerikalı bir uzmanın yaptığı çalışmaya göre İHH ile global cihad hareketleri arasında bağlantılar var. Açığa çıkardığı hususlar arasında en dikkat çekeni, tecrübe kazanmak için 90 'ların ortalarında Müslüman ülkelerdeki çatışma bölgelerine savaşmak için silahlı militan bulup göndermesidir.

2002-2004 yılları arasında Bülent Yıldırım, Irak Savaşı meselesi nedeniyle Türkiye'deki Müslümanlar arasında anti Amerikancılığı teşvik etmede anahtar bir rol oynadı.

3- Gazze'ye giden gemilerin İHH tarafından hazırlanmasında büyük rol alan Bülent Yıldırım, Erdoğan'ın İslami rejimine sıkı sıkıya bağlıdır. Seyahat boyunca da Mavi Marmara gemisinin güvertesindeydi. İsrail askerlerine karşı gösterilecek mukavemette hazırlıklar için anahtar bir rolü olan Bülent Yıldırım, yaptığı ateşli konuşmalarla da gemi de bulunanları İsrail askerlerine karşı provoke etti.Ayrıca gemide bulunan aktivistlere İsrail askerlerini gemi güvertesine çıkarmamaları için emir vererek güverteye çıkmayı başaran askerleri denize atmalarını istedi.

Gemilerin Organizasyonunda Bülent Yıldırım'ın Rolü

4- Bülent Yıldırım ,gemi konvoyunun arkasındaki en muharrik güç ve bu yolculukta yer alan en kıdemli figür idi. Her şey gemiyi satın alma, bağışları organize etme ve yolculuğa katılacak kişileri tanzim etmekle başladı.

Gemi konvoyunu hazırlamak uzun bir hazırlık süreci ve organizasyonel operasyonu gerektiriyordu. Bu süreçte dünya genelindeki yüzlerce organizasyon ile bağlantı kuruldu , ki bunların çoğu radikal İslama ve Müslüman Kardeşler hareketine bağlı, bazıları da Batılı Filistin yanlısı yardım organizasyonlarıydı.

5- Bu konvoy Bülent Yıldırım'ın Gazze'ye destek amaçlı yaptığı ilk girişim değildi. Ocak 2010 yılında İngiltere parlamentosu eski milletvekili ve Filistin yanlısı bir aktivist olan George Galloway'ın Londra'da organize ettiği Viva Palestina konvoyunun Türkiye ayağını Bülent Yıldırım ve ekibi organize etti.

Konvoy Mısır'a ulaştığında Mısır hükümeti konvoyu durdurdu ve konvoydakilerin Gazze'ye geçişine izin vermedi.Ve nihayetinde sadece bir kısmı Gazze'ye girebildi.

6- Bülent Yıldırım,Türk hükümetinde yönetim kademesinde olan birçok kişi ile yakın ilişkilere sahip. Özellikle de gemi konvoyunun organizasyonunda yardımlarını esirgemeyen ve sonrasında da hükümetinin desteğini açıktan sunan Başbakan Erdoğan'la.

Aradaki bu sıkı ilişkileri açığa vuran kanıtlardan biri de gemide ele geçirilen bir dizüstü bilgisayarda bulunan bir mektuptur . Bu mektup Bülent Yıldırım tarafından Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'e yazılmıştı . Yıldırım, cumhurbaşkanından İsrail'de tutuklu bulunan İzzet Şahin'in serbest bırakılması için yardımlarını talep ediyordu.

Bülent Yıldırım'ın Hamas'la Olan Bağları

7- Bülent Yıldırım tarafından idare edilen İHH 'nın Hamas'la yakın bağları var ve ayrıca Hamas'a mali destekte sağlamaktadır. Hamas ile olan bu yakınlığı daha da ilerletmek için Muhammed Kaya idaresinde Gazze'de bir şube de açtılar.Ocak 2009 yılında Bülent Yıldırım , Hamas lideri Halit Meşal ile Şam 'da görüştü ve Meşal ,Yıldırım'a organizasyonunun Hamas'a olan desteğinden dolayı teşekkür etti.

8- Şubat 2009 'da Demir Yumruk Operasyonundan sonra Yıldırım Gazze'yi ziyaret etti ve Hamas yönetiminin başkanı olan İsmail Heniye ile görüştü. Bu ziyareti boyunca Demir Yumruk Operasyonunu Davos Zirvesinde açıkça eleştiren Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı Erdoğan'ın desteğinde Gazze'de bir yürüyüşe katıldı.

9- Yıldırım Gazze'yi tekrar Ocak 2010 da Viva Palestina kafilesiyle ziyaret etti. Ziyaretinde İsmail Heniye ile görüştü. Heniye ,Yıldırım'a Başbakan Erdoğan'a sunulmak üzere bir mektup verdi ve Heniye bu mektubuyla Erdoğan'ı Gazze'ye davet ediyordu.

Yıldırim, Gazze'de toplantıda yaptığı konuşmada kuşatmayı kırmak ve etkisiz kılmak için gemiyle tekrar geleceklerini söyledi.

Ocak ayının sonlarında İngiltere de kıdemli bir Hamas ve Müslüman Kardeşler aktivisti olan Muhammed Sawalha Gazze şeridine yardım ulaştırmak için gemiyle konvoy oluşturacaklarını ve Mısır üzerinden değil de doğrudan Gazze'ye doğru yola çıkacaklarını söyledi.(Viva Palestina konvoyunun başına Mısır'da gelenden dolayı dersini iyi çalışmış)

Gemi Konvoyu İçin Hazırlıklar

10- Kıdemli İHH personelleri gemi yolculuğu için hazırlıklarla ilgilendiler. Bizim değerlendirmemize göre Türk hükümetindeki önde gelen siyasi figürlerin de bunda işbirliği ve koordinasyonu vardı. Görünürde koordinasyon ve lojistik hazırlıklar Bülent Yıldırım tarafından değil de yardımcısı Yavuz Dede tarafından yapıldı. Hazırlıklarda Mavi Marmara yolcu gemisi ve iki yük gemisi satın alma da vardı. Değerlendirmemize göre bu satın almada Türk hükümetinin de desteği vardı.

11- Gemilerin yola çıkacağı zaman sürecinde Bülent Yıldırım , Gazze'ye ulaşmak için aktivistlerin kararlılığını ifade eden ateşli konuşmalar yaptı, ki bu konuşmalar İsrail'e karşı propaganda saldırılarını ihtiva ediyordu.

Bu arada İHH öncülüğündekiözel aksiyon elemanları İsrail askerleri ile olası bir çatışma ihtimaline karşı bu yönde de hazırlıklarını diğer gemi aktivistlerinden gizli bir şekilde yaptılar.

16 Mayıs 2010 'da ,yani gemilerin hareketinden 2 hafta önce, gemi konvoyunu organize eden 6 farklı organizasyondan oluşan koalisyon İstanbul'da bir toplantı yaptı.toplantıda İHH 'yı Bülent Yıldırım 'ın yerine Yavuz Dede temsil etti.

12- İstanbul'da gemiye binen İHH çalışanlarının sert itirazlarına rağmen Bülent Yıldırım,

Antalya'dan diğer İHH yöneticileri ve aktivistlerle beraber gemiye bindi.

Yolculuk Boyunca Bülent Yıldırım Tarafından Ateşli Konuşmalar Yapıldı

13- Yolculuk boyunca Mavi Marmara ve diğer gemilerin fiili kontrolü bizzat Bülent Yıldırım'daydı. Özel elemanlarını savaşa hazırladı ve İsrail askerleriyle çatışmaya girişmeden önce onlara bir konuşma yaptı ve sonra İsrail askerlerine saldırmaları için emir verdi. Değerlendirmemize göre yardımcısının başında olduğu organizasyonun karadaki ayağıyla sürekli koordinasyon içerisindeydi .(muhtemelen diğer organizasyonların temsilcileri ile de beraber)

14- Mavi Marmara gemisinin güvertesinde çekilen fotoğraflarda Bülent Yıldırım liderliğindeki İHH çalışanlarının gemide olan bitenler üzerindeki etkileri bariz bir şekilde görülüyor. İHH çalışanları güvertede rahat dolaşabilmek için gemi mürettebatı kılığında dolaşıyorlardı.(gemideki sıradan insanların hareketleri sınırlıydı) Çoğu zaman İHH çalışanları üst güvertedeydiler.

15- Bülent Yıldırım ve diğer önde gelen İHH yöneticileri iki İHH görevlisi tarafından alt güverteye medya bölümüne güvenliğini korumak amacıyla götürüldü. Burası haber odası ve geminin güvenlik kameralarının olduğu yer idi. İsrail askerleri buraya girdiklerinde Bülent Yıldırım'ın etrafında dağınık halde bulunan çok miktarda para buldular.

16- Yolculuk boyunca Mavi Marmara gemisindeki aktivistler ,özellikle de İHH'nın özel aksiyon elemanları, hem Bülent Yıldırım hem de Şeyh Raad Salah,Mısırlı al-Baltagi ve Mısır Parlamentosu Müslüman Kardeşler Hareketine mensup bir milletvekilinin dini ve ideolojik anlamda yaptıkları konuşmalarla beyinleri yıkandı.

17- Muhtemelen geminin üst güvertesinde meydana gelen olayları görüntülemek için orada bulunan bir fotoğrafçıdan alınan bir video görüntüsünde İHH 'nın özel aksiyon adamlarının güvertede yaptıkları toplantı görülüyor. Toplantı gün içerisinde muhtemelen çatışmadan önce çekilmiş. Baş konuşmacı da dinleyenlerini İsrail askerleri ile çatışma konusunda cesaretlendirip ateşli konuşmalar yapan Bülent Yıldırım. Konuşmasında İsrail askerleri gemiye çıktıkları taktirde onları aşağıya atmalarını bütün dünya gözünde onları aşağılamalarını söylüyor.

18- Yolculuk boyunca Bülent Yıldırım sık sık medyayla görüşmeler yaptı. Bir görüşmede ufak bir çocuğu kucağına aldığı fotoğraflandı. Olası İsraille bir çatışmaya dair soru sorulduğunda gemide bulunan yolcuların en küçüğünün 1 yaşında bir çocuk olduğunu ve 80 li yaşlarında olan yaşlıların da bulunduğunu söyledi . Direnişlerinin şiddet içerikli olmayacağını ifade etmesine rağmen İsrail askerlerinin gemiyi kontrolleri altına almalarına müsaade etmeyeceklerini söyledi.

Gemiyi organize edenler gün boyunca İsrail askerleri ile çatışmaların yaşanmasını istediler, ki böylece hemen medya ağlarıyla tüm dünyaya aktarabilsinler.

İsrail askerleriyle Çatışmaya Girmeden Önceki Son Toplantı

19- İsrail askerleri gemiye operasyon düzenlemeden önce Bülent Yıldırım mücadele için bütün hazırlıkları koordine etti. Operasyondan 2 saat önce ve İsrail askerleri gemiye saldırdıktan sonra bir tür medya bilgilendirme odası kuruldu. Ayrıca Bülent Yıldırım üst güvertede İsrail askerleriyle çatışmaya girecek olan özel aksiyon elemanlarını toplayıp onlara konuşma yaptı.Onlara insan zinciri oluşturup sandalye ve demir çubuklarla İsrail askerlerini denize atmalarını söyledi. İsrail askerlerinin verdiği bilgi ve elde edilen dökümanlara göre de talimatlar bu yönde uygulanmış.

Bülent Yıldırım İsrail'de Sorgulanıyor

20- Geminin ele geçirilişinden itibaren Bülent Yıldırım, İsrail askerlerince tutuklandı, İsrail'e getirildi, sorgulandı, diğer yolcularla beraber serbest bırakıldı ve Türkiye'ye geri gönderildi. Sorgusunda özel aksiyon elemanlarının varlığını, çatışma için organize edildiklerini ve silah hazırlamış olduklarını inkar etti. İfadesinde, eğer yolculardan kaynaklı bir tepki gösterme olmuşsa bunun kendiliğinden oluştuğunu ve eldeki materyallerle karşı konulduğunu söyledi.(fakat İsraillilerin elde ettiği kanıtlar Yıldırım'ın bu hususta doğru söylemediğidir.)

İstanbul'a Döndükten Sonra Bülent Yıldırım'ın Verdiği Demeçler

21- Sorgulama boyunca söylediklerinin tam tersine, Türkiye'ye döndükten sonra yaptığı açıklamada o ve adamlarının İsrail askerleriyle çatışmaya girmediklerini yalanlamadı ve hatta buna meşru bir açıklama dahi getirdi.

Haziran ayının 4.nde Türk gazetesi Zaman'da verilen habere göre,Bülent Yıldırım Türkiye'ye döndükten sonra havaalanında gazetecilere verdiği demeçte İsraillilerin onu sorgulayıp o ve adamlarının İsrail askerlerine demir çubuklarla saldırıp saldırmadıklarını sorduklarını söyledi.

Açıklamasında meşru ve kendini savunma hususunda ellerinden gelen her şeyi yaptıklarını ifade etti.

''İlkin arkadaşlarımız 10 askeri etkisiz hale getirdi. Ve silahlarını da ellerinden aldık. Size saldıran birinden silahını elinden aldığınızda yasal anlamda masumsunuz.''Ayrıca açıklamasının devamında silahları denize attıklarını ifade etti.

Bülent Yıldırım'ın Medya Mensuplarına ve İHH Özel Aksiyon Elemanlarına Mavi Marmara Gemisinde Yaptığı Konuşmalarından Seçmeler

1- Bu gemi konvoyu İsrail için bir test olacak. Eğer İsrail saldırırsa bu , eylemcilerin geldiği ülkelere bir savaş ilanı olur.(07.04.2010 Basın Konferansı)

2- Krizi yönetmede İsrail'e tavsiyelerde bulunuyor. Eğer İsrail geminin Gazze'ye girişine engel olursa kendini dünyadan izole etmiş olacak ve kendine zarar verecek. (23.05.2010 Antalya'dan Mavi Marmara ile yola çıkarken)

3- Her ne olursa olsun Gazze'ye girmeye kararlıyız.( Gemi hareket etmeden önce Antalya'da bir basın konferansında)

4- Çocuklar gemiye İsrail saldırmasın diye alındı. Ayrıca gemi konvoyunu düzenleyenlerin acelesi olmadığını söyleyen Yıldırım ,en uygun zamanı beklediklerini ve bu süreç içerisinde de İsrail'in mantıklı düşünmesi gerektiğini söyledi.( 30.05.2010 gemide bir röportajda)

5- Bir insan zinciri oluşturun ve İsrail askerlerine demir çubuklarla saldırarak onları denize atın.(İsrail askerleri gemide kontrolü ele almadan önce yaptığı bir toplantı da)

6- Sabahtan önceki vakit tam bir sinir harbi olacak. Gemide 50 farklı ülkeden yolcular var. eğer durdurulsak 50 ülkenin şerefi lekelenecek.Biz İsrail elçi ve konsolosluğunun Ankara ve İstanbul'da blokaja alınmalarını istiyoruz. Biz kendimizi gemide koruyacağız. Her şeyin bir bedelinin olduğunu biliyoruz ve biz bunu ödeyeceğiz. Bir adım dahi geri atmayacağız.İsrail uluslar arası sularda bir korsan gibi davranıyor.Acaba dünya bunu görecek mi? (İsrail ile çatışma hazırlıkları sırasında bir basın toplantısında)

7- Yolculuk esnasında bir konuşmasında İsrail hakkında şu ifadeleri serdetti:''Öyle zayıflar ki, biz ve gemi konvoyu aleyhinde 4-5 gündür propaganda yapıyorlar. Kendilerini hükmeden olarak görüyorlar, gerçekte öyle değiller. Ve şu an diyorlar ki bize karşı filo ve askerlerini göndereceklermiş. Biz de onlara diyoruz ki, eğer komandolarınızı gönderirseniz karşı koyacağız ve gemiden aşağı atacağız, ki böylece bütün dünya gözünde aşağılanmış olacaksınız.( Mavi Marmara'da bulunan bir video kaydında)

 

 

 

velfecr