Erdoğan Meclis Grubunda Konuştu

Erdoğan Meclis Grubunda Konuştu

Erdoğan AKP'nin meclis grubunda Taksim'deki saldırılara değinde kim yaparsa ve arkasında kim olursa olsun asla kanla vahşetle sonuca ulaşamayacağını söyledi

Taksim'deki saldırıda yaralananlara Allah'tan acil şifalar diliyorum. Saldırının kim ya da kimler tarafından yapıldığı ve neyi hedeflediği önemlidir. Bunlardan daha önemli olan saldırının terör olgusunu yeniden gün yüzüne sermesi olmuştur. Dünyanın en kalabalık meydanlarının birinde üzerindeki bombayı patlatmak sıuretiyle toplu katliam insanlığın göstergesi olamaz.

Saldırının hedefi bizzat insandır insanlıktır. Bu son saldırıda bir kez daha gördük ki çocukları hedef alan saldırı insani olamaz. Sabah namazı için evinden çıkan imamı, Ankara'da çarşıda alışverişe gelmiş insanları katleden anlayış insani olamaz.

Tüm dünaya nereden gelirse gelsin ortak hareket edelim çağrısını yapıyoruz. Kimin yaptığına bakmadan teröristi terörist olarak görelim tavır alalım. Bu tezlerimizi gittiğimiz tüm ortamlarda dile getirdik. Önemli mesafe kaydettik. Terör kaynaklarının kesilmesi konusunda önemli gelişmeler oldu.

Terör konusunda gerekli duyarlılığı göstermeyenlerin sonunun acı olduğunu görüyoruz. Kirli oyun oynayanlar mutlaka kirlenirler. Adı ne olursa gerekçesi ne olursa olsun terör insanlık suçudur. Terör üzerinden siyasi hedefler kuranlar bu tür kanlı eylemlerle topluma korku aşılamaya uğraşanların çabası beyhudedir.

İstanbul'daki saldırı tüm boyutları ile araştırılacaktır. Emniyet kuvvetleri araştıracak. Terör örgütlerine hizmet edenler terörle mücadelede ortak duruş sergileyemeyenler yanlış sonuçlara neden olur.

Devlet millet kaynaşmasını yeniden tesis eden iktidar Ak Parti iktidarıdır. Yıllardır yanlış politikalara son veren iktidar AK Parti iktidarıdır.

Biz halkımızı kucakladıkça birileri bundan rahatsızlık duymaya başladı. Birileri doğuda güneydoğuda vatandaşları daha fazla istismar edemeyeceklerini anladılar...

Bölgenin yoksulluğuna işsizliğine çare olacak yatırımlar terör örgütü tarafından sabote edilmeye çalışılıyor.

Tüm siyas partilerimize tavsiyem, terörle mücadele konusunu siyasi çekişme ve polemik malzemesi yapmamalarıdır. Hükümet olarak biz terörle mücadeleden asla taviz vermeyiz. Yatırımlar ancak güvenli bir ortamda yapılabilir. Demokratikleşme ancak güvenlik kaygılarının en aza indirildiği ortamda yapılabilir. Terör örgütünün olumsuz tüm propogandalarına rağmen halkı kucaklayan tek iktidar AK Parti iktidarıdır.

Yıllar yılı bölge halkının tepkisini çeken yanlış politikalara son veren iktidar AK Parti'dir. Eğer terörün dış bağlantılarının kesilmesi, maddi kaynaklarının kurutulması gibi konularda gereken çalışmalar yapılmasaydı, şartlar bugünkü kdar lehimize olamazdı. Demokratikleşmeye hız vermeseydik bölgede yatırım yapmasaydık, devraldığımız kronik sorunlar daha da derinleşmiş olabilirdi. Milli birlik ve kardeşlik projesini hayata geçirmeye gayret ettik. Biz halkımızı kucakladıkça, demokrasiyi güçlendirdikçe, daha adil yaşam şartları oluşturdukça birileri bunda rahatsızlık duymaya başladı.

Türkiye demokratikleşirse, doğudaki, güneydoğudaki vatandaşlarımızı daha fazla istismar edemeyeceklerinin farkına vardılar. Bölgenin kaderi değişiyor çehresi değişiyor. 8 bin yıldır tarım yapılan topraklar artık Fırat'ın Dicle'nin sularıyla birleşiyor ve 8 bin yıllık susuzluk sona eriyor.

Bölgenin yoksulluğuna, umutsuzluğuna çare olacak bu yatırımlar terör örgütü tarafından kendi varlığına bir tehtid olarak görülüyor, engellenmek isteniyor. İşsizlik bitmesin ki gençleri kandıralım diyorlar. Bu yörelere insanca yaşam koşulları demokrasi gelmesin istiyorlar. Bölge halkının, terörün bu yönünü görmesini istiyorum artık. Benim Kürt vatandaşlarım bunlara prim vermiyor, ama kafaları karışmış olanların terörün iç yüzünü görmelerini istiyorum


FRENİ PATLAMIŞ KAMYON

Türkiye cumhuriyeti başbakanına dil uzatmak hiç kimsenin hakkı değildir, haddi de değildir. Gurup konuşmasında freni patlamış kamyon gibi konuşanlar kendilerini kaybediyorlar. Sergi adı altında bize değil kendilerine zarar veriyorlar. Ondan sonra üç dört gün sonra kapatma kararı veriyorsun. Atı alan Üsküdar'ı geçti. Sergi adı altında hakaret sergisi yapıyorlar. Siyaset hakaret etmek sanatı değildir. bunlar ana muhalefet değil karikatür muhalefet.

Önce millete büdon kafalı dediler, orada da durmadılar, çevre kirletmesi yaptılar gönül çevrelerini kirlettiler. Bu üslup ve hakaretler dünyanın hiç bir yerinde basın özgürlüğüyle izah edilemez. Haksız ve hukuksuz saldırılar artık dil ve yazı ile ibra edilmiştir. Bunlar 10 yıllardır seçimle gelmiş başbakanlara da bu üslupla saldırdılar.

Yani yıllarca Cumhur yani millet cumhuriyet kutlamalarından uzak tutuldu. Basın Konseyi gibi bir konseyin başında böyle bir ismin olması Türkiye için bir yüz karasıdır. Basın Konseyi'nin başından ayrılmaları gerekmektedir. Dün milleti küçümsüyorlardı bugün de milletten kaçıyorlar. Sizin bu anlayışınızdır milleti devletten laiklikten soğutan. Biz devlet millet bütünleşmesini savunuyoruz. Bunu her kademede savunuyoruz. İşte bunu yapmayanlar 73 milyonun kardeşliğinden bahsediyorlar. Ondan sonra gidip Bağdat Caddesin'de turlarsın. Ama biz bağddat caddesine de gideriz, kasımpaşaya da gideriz. Her yere gideriz..

Bizim yüzde 42'yi anladığımız kadar onlar da keşke yüzde 58'i anlasalar...