Ekranda İskilipli Atıf Hoca Atışması

Ekranda İskilipli Atıf Hoca Atışması

Siz ölümleri kutlayabilirsiniz. İskilipli Atıf Hoca dahil birçok şehidimizi anıyorum...

Program moderatörü Sami Dadağlıoğlu'nun "Sivil bir darbe mi yaşandı?" sorusunu yanıtlayan Rasim Ozan Kütahyalı, "O açıklamayı CHP grup başkanvekilinin yapması skandal. Balyoz iddianamesini bir yana bırakın, gerçek demokratik bir ülkede, sivil hükümet isterse bir devlet memurunu görevden alabilir. Bu kadar açık" diye konuştu.
Kütahyalı konuşmasını şöyle sürdürdü:

Bizde general ve subayların devlet memuru olmadığına dair bir bilinç vardı. Bu yanlış bir bilinçti. Bu ortadan kalkıyor. Ben Başbuğ'a "devlet adamı değilsin, devlet memurusun" dedim. Dava açtı. 11 başvuru yapıldı. Bir devlet memuruna, devlet memuru dediği için bir adamın 2-5 yıl hapsi istenecek. Böyle bir memlekette, sivil diktatörlük palavradır.
Başbakanlığa bağlı memurdur bu insanlar. Türkiye Cumhuriyeti Devleti hak ettiği muasır medeniyet seviyesine geliyor. Sivil hükümetin emrettiği an istediği memuru açığa alabilmesidir. Balyoz iddianamesinden bağımsız konuşuyorum. "
Rasim Ozan Kütahyalı'nın "Eğer ağır ceza ile yargılanan bir kamu görevlisi varsa açığa alınması gerekir. Alınmalıdır demiyorum ama alınabilir" şeklindeki sözlerine müdahale eden Ümit Zileli, "Hırsızlık yolsuzluk yapan belediye başkanları da dahil" yorumunu yaptı.

SENİN SEVDİĞİN KEMAL BEY BAŞBAKAN OLURSA!..

Kütahyalı ile Zileli arasında şu diyalog yaşandı:
Ümit Zileli: Her şeyi Goygoycu vaziyette konuşuyorsun. Artık benim bu konulardan midem bulanıyor. Şu söylenenlere bakıyorum.
Kütahyalı: Temel hukuk dersi bunlar.
Ümit Zileli: Senin hukukla uzaktan yakından alakan olsa tamam diyeceğim.
Kütahyalı: Senin sevdiğin yarın Kılıçdaroğlu başbakan olursa"
Ümit Zileli: Ben senin sevdiğin Tayyip diyor muyum?
Kütahyalı: Ben Kemal demiyorum" Kılıçdaroğlu diyorum. Sen Tayyip diyorsun. Tayyip Bey"
Ümit Zileli: Çok zavallıca konuşuyorsun. Niye olduğunu söyleyeceğim. Ben Kemal'e Kemal demiyorum çok basit bir şey. Ben Tayyip Bey'den özür diliyorum öyle dediğim için. Ama bunu kullanmak ayıp bir şey.
Tartışma, program moderatörü Sami Dadağlıoğlu'nun müdahalesi ile yatıştı.


ÜMİT ZİLELİ: NEDEN 5 AY ÖNCE ALINMADILAR?

Ümit Zileli, Sami Dadağlıoğlu'nun "Türkiye'de Askeri vesayet sona mı erdi" sorusunu şöyle yanıtladı:
Kütahyalı son derece haklı. Bunların hepsi devlet memurudur. Gerekli hallerde, gerekli şartlar oluşmuşsa yapılabilir. Bunun hangi zamanda ve nasıl yapıldığına bakmak önemlidir. Askeri yasanın 65. Maddesinn a fıkrası "belirli hallerde" alınabilir deniyor. Burada bir takdir hakkı konulmuş. Ama bugün Genelkurmay Başkanlığı'nın yaptığı açıklamada, insanların çok farklı zeminlerde farklı oyunlar oynandığına kanaat getirdim. 21 madde sıralanmış.
İçişleri Bakanı'nın da milli Savunma Bakanı'nın da açığa alma hakkı olduğunu yasa söylüyor. Buna bir takdir koyuyor.
Neden Hükümet 5 ay önce almadı görevden o zaman. Balyoz'da madem bu kadar ağır suçlamalar var neden almadı görevden? Niye sadece üç generali alıyor? 196 sanık var ayrıca. Albaylar, yarbaylar var. Niye onları almıyor?

ŞAPKA DEVRİMİ'NDE ŞEHİT OLAN İSKİLİPLİ ATIF HOCA'YI ANIYORUM
Ümit Zileli, sözlerini "Bu orduya diz çöktürme operasyonudur" şeklinde tamamladı.
Programın bu aşamasında "biat" ve "itaat" tartışması yaşandı. Kütahyalı, Zileli'ye "Başbakan'ın emrinde olmak diz çökmek mi?" diye müdahale edince, Zileli "Ben ondan bahsetmiyorum. Biat etmek lafı ilkel bir laftır. İtaat etmek başkadır. Biat etmek başkadır. Ben bunu diz çöktürme operasyonu olarak görüyorum." Diye yanıt verdi.
Daha sonra söz alan Mustafa Akyol, konuşmasına Şapka Devrimi'nde "şehit olanları" anarak başladı. Bu aşamada, Mustafa Akyol ile Ümit Zileli arasında bir tartışma daha yaşandı. İşte o diyalog:
Mustafa Akyol: Şapka devriminin 85. Yıldönümü. Bu acı olayın tüm kurbanlarını anıyorum.
Ümit Zileli: onun adı Şapka devrimi değil, Kılık Kıyafet devrimidir. Ben de kutluyorum bu önemli devrimi.
M. Akyol: Siz ölümleri kutlayabilirsiniz. İskilipli Atıf Hoca dahil birçok şehidimizi anıyorum.
Ümit Zileli: İskilipli Atıf Hoca da sadece bu şapka devriminden dolayı idam edilmedi.
M.Akyol: Daha pek çok kişi ölümlerde oldu. Bunu hatırlatmak isterim.
Ümit Zileli: Kendi cumhuriyetine bu kadar düşman olan birini anlayamıyorum.

 

ÖZDAĞ: SİVİL DARBE DEĞİLDİR AMA"
Daha sonra, Prof. Dr. Ümit Özdağ söz aldı. Ümit Özdağ, generallerin açığa alınmasıyla ilgili olarak şu değerlendirmeyi yaptı:
Türkiye'de hegemon parti oluşumu var ne yazık ki. Türkiye'nin demokratik gelişimi adına büyük tehdit içeriyor. Ama 65. Maddeyi hükümetin kullanmasının had aşımı olarak değerlendirilmemesi gerektiğini düşünüyorum.
Burada tartışılması gereken şey Hükümet bu yetkiyi yerinde kullanmış mıdır? Darbe falan değil bir kere. Bu olay için yanlış. Ama Türkiye'de anti demokratikleşme yaşanıyor.
Neden bu yetkisini kullanmış? Bunlar balyoz darbesine karıştılar diyor. Eğer gerekçe buysa, 22 generalin daha alınması lazım. Sorun, bu generallerin hukuki haklarını kullanmış olmaları. Siz onları bu hakkı kullandıkları için eleştiremezsiniz. Gitmişler, AYİM de bunların lehine bir karar vermiş.
Demek ki burada hükümetin aslında bir hukuk eylemine karşı kendisini rahatsız hissetmesi, 65. Maddeyi uygulaması söz konusu. Hükümet bir güç sergilemiştir. Ancak hiçbir hükümetin kendi ordusuyla bu kadar çatışmaması gerektiğini düşünüyorum.
Son askeri şura, çok ciddi şekilde orduya siyasetin girdiği bir şura olmuştur. Sebep sadece Hükümetin yasa ihlalidir. Hükümet, jandarma genel komutanını, uzun süre genelkurmay başkanı görmek için, 2. Ordu ile ilgili kariyer planlaması yapmıştır. Yasa dışı demiyorum. Ama bir şeyin altını çiziyorum. Türkiye'de Kara Kuvvetleri Komutanları, Jandarma Genel Komutanı'nın üzerinde olur. Şimdi tam tersi söz konusu. Jandarma Komutanı daha kıdemli.