Diyanet: Eğitimimiz dinle bağa engel
Diyanet İşleri Başkan Yardımcısı Aydın:Aldığımız eğitim, dinle çok sıcak bağ kurmamazı önlüyor
Diyanet İşleri Başkan Yardımcısı Şevki Aydın, Ramazan'da sorulan soruların, vatandaşların dindarlıkları üzerinde bilgi üretmediğini, kendi dindarlıklarının mimarı olmadığını gösterdiğini belirterek, ''Aldığımız eğitim, dinle çok sıcak bağ kurmamazı önlüyor, tam bir engel'' dedi.
Din eğitimi konusundaki yanlış uygulamaların, vatandaşların dindarlık anlayışını da olumsuz etkilediğine dikkati çeken Aydın, ''Ramazan'da sorulan sorulara baktığımda, vatandaşlarımızın dindarlıkları üzerinde bilgi üretmediklerini kendi dindarlıklarının mimarı olmadığını gördüm. Sanki dindarlığı emanet olarak taşıyor. Emanet taşınan şey, o kişinin malı değildir. Emanet taşıdığımız dindarlık bizim işimize yaramaz sadece hamallığını yaparız'' diye konuştu.
''KAÇAMAK ARAYAN BİR ANLAYIŞ VAR''
Vatandaşlardan gelen soruların toplumun ibadet algısı konusunda da fikir verdiğini belirten Aydın, ''Sanki kaçamak arayan bir anlayış var. 'Açık kapı bulsak da biraz kaçamak yapsak' anlamına gelebilecek sorular var. Bunlar, bizim inandığımızı iddia ettiğimiz değerleri nasıl algıladığımızı gösteriyor.
Aydın, sözlerini şöyle sürdürdü: ''Burada dini bilgiyle ilişkimizin sakatlığı da ortaya çıkıyor. Dini bilgiyle varoluşsal bir ilişki değil, çok iğreti bir ilişki kuruyoruz. Belli şeyleri geçiştirmek için bilgiyle ilgileniyoruz. Bilgiyi bizi besleyen bir gıda olarak algılamıyoruz. 'Ben o dini bilgiyi kullanarak daha güçlü bir birey olacağım, dolayısıyla hayatı daha güzel yaşamayı becereceğim' gibi bir anlayış yok. Haliyle ibadeti bile bir an önce atılması gereken bir yük, kurtulunması gereken bir sıkıntı olarak algılamak bizim dindarlık algımızdaki temel soruna işaret ediyor. Bunların altında yatan en önemli neden aldığımız eğitim. Aldığımız eğitim, dinle çok sıcak bağ kurmamazı önlüyor. Tam bir engel. Biz de Allah sevgisi yerine hep Allah korkusu hakim. Allah'ı bir disiplin aracı olarak kullanan bir toplumdan, bir aile yapısından geldiğimiz için dini değerlerle varoluşsal ilişki içine giremiyoruz. Giremediğimiz için de onlar bizim içselleştirdiğimiz değerlere dönüşmüyor, bizi besleyen değerlere dönüşmüyor. Sadece o ezber bilgilerin hamallığını yapmaya devam ediyoruz.''
vakit
