Davutoğlu Kırmızı Kitabı Anlattı

Davutoğlu Kırmızı Kitabı Anlattı

Davutoğlu, Kamuoyunda 'Kırmızı Kitap' olarak bilinen Milli Güvenlik belgesindeki değişikleri anlattı.

Ahmet Davutoğlu, Bugün Televizyonunda Temsilciler Meclisi adlı programda gazeteci yazarlar Adem Yavuz Arslan, Şamil Tayyar ve Mustafa Ünal'ın sorularını cevapladı

Davutoğlu, ''Türkiye'nin gizli anayasası ya da kırmızı kitap denilen Milli Güvenlik Siyaset Belgesindeki değişiklikler tartışılıyor. Siz onu gördünüz mü?'' sorusuna karşılık, ''Bunların bir kısmı şehir efsanesi gibi türeyen bir şey'' cevabını verdi.

''Siz okudunuz mu?'' diye sorulması üzerine Davutoğlu, ''Tabii, bu 5'li yıllarda yeniden gözden geçirildiği için şu anda gözden geçirecek kurum da dış politika alanında biziz. Bu konuda tabii ki bütün kurumlarımız bu konuda çalışmalar yapıyor'' ifadelerini kullandı.

Bu belgelerde belli bir devlet mahremiyeti gereken unsurlar olduğunu vurgulayan Davutoğlu, bunun bir anayasa olmadığını belirterek, şunları kaydetti:

''Öylesine dinamik koşullarda yaşıyoruz ki bir metin yazacaksınız 30 sene önce, hatta 5 sene önce ve o metin bir anayasa gibi herkesin bir teslimiyetle uyması gereken kuralları içerecek, bu uluslararası konjonktürün dinamizmine aykırı düşen bir şey. Devletin mahremiyetini gerektiren ve ya güvenlik konularında dahi, uluslararası konjonktür değişti. Çevre şartları değişti. sizin tehdit algılamanız değişti. Şimdi Türkiye-Suriye ilişkilerini 10-20 sene önce gördüğümüz gibi görebilir miyiz? Ya da Türkiye Orta Doğu ilişkilerini böyle görebilir miyiz? Artık Türkiye Orta Doğu'da defansif bir ülke olmaktan çıkmıştır. Balkanlar'da da aynı şekilde. Şimdi bunları oraya yansıtmak gerekiyor. Zihinlerde (demokratik, şeffaf süreçlerden bağımsız, bakanlar kurulunun elindeki siyasi karar verme iradesini teslim almış olan ve onun üstünde olan meclisin belirleme kudretini alan, bunun üzerinde bir metin var demokratik süreçlerin hepsi anlamını kaybetmiş) gibi bir metin olarak görmemek lazım bunu.''

Milli Güvenlik Kurulu'nun anayasal ve sınırları, görevleri, yetkileri belirli bir kurum olduğunu dile getiren Davutoğlu, ''Hele hele demokrasilerde herhangi bir kurumun, meclis iradesini yansıtan bir hükümet iradesinden üstün olduğunu düşünmek bile mümkün değil. Ben bütün bu süreçte de, böyle bir demokratik süreç dışında böyle bir mekanizma olduğu bir vehimden ibarettir'' şeklinde konuştu.

Herhangi bir kurum ya da belgenin Türkiye Cumhuriyeti anayasası veya mecliste çıkan yasaların üstünde olmadığını vurgulayan Davutoğlu, ''Bu tür belgeler kurumlararası istişarelerle ortaya çıkan belgelerdir. Zaman zaman da yayınlanmasında mahsur olmayan belgelerdir. Bunu da açık söyleyeyim. Aslına bakarsanız, bütün ülkelerde bu vardır. Kimisi buna 'white paper' der. Bunun gizemli bir metin haline getirilmesi doğru değil. Bu kurumlar arası istişarelerle ortaya çıkan ve devletin stratejik tercihlerini tanımlayan şeylerdir'' dedi.






dünyabülteni