BDP Provokasyonlara Devam Ediyor

BDP Provokasyonlara Devam Ediyor

Referandumu boykot eden BDP, bu kez de ana dilde eğitim hakkı için okulları boykot çağrısı yaptı. Hükümet yetkililerinden sert yanıt geldi...

Kürt Eğitim ve Dil Hareketi'nin başlatmış olduğu ana dilde eğitim kampanyasına destek veren BDP Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, "Ben de kendi çocuğumu 5 gün okula göndermeyeceğim. Çünkü çocuğumun ana dilde eğitim almasını istiyorum" dedi...

Diyarbakır'da bulunan Kürt Eğitim ve Dil Hareketi (TZP Kurdi) adlı dernek, "Diline sahip çık" kampanyası adı altında boykot başlattı. Dernek, 20 Eylül'den itibaren başlayacak boykot kampanyası kararını, 23-25 Ağustos tarihleri arasında 76 delegenin katılımıyla Diyarbakır'da yaptığı "Dördüncü Kürtçe Eğitim ve Dil Konferansı"nda almıştı.

Dün boykota Barış ve Demokrasi Partisi BDP'den de destek geldi. Buna göre, ağırlıklı olarak Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinde veliler ilk hafta çocuklarını okula göndermeyecek. Boykot süresince veliler de il ve ilçe milli eğitim müdürlüklerine, "Kürtçe eğitim" taleplerine yönelik dilekçe verecek.

Ana dilde eğitim istiyorsak

BDP Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, dün boykota verdikleri desteği bir açıklamayla duyurdu. Kendi çocuğunu da ilk 5 gün okula yollamayacağını söyleyen Demirtaş, "Okulların açıldığı ilk 5 gün ana dilde eğitim isteyenlerin çocuklarını okullara göndermeyerek sivil bir itaatsizlik örneği sergilemeleri anlamlıdır. Çocuklar eğer kendi ana dilinde eğitim almak istiyorsa ve veliler de anadilde eğitim istiyorsa bu çok anlamlı bir kampanya için BDP olarak biz de çağrı yapacağız. Ben de kendi çocuğumu okula göndermeyeceğim 5 gün. Çünkü çocuğumun anadilde eğitim almasını istiyorum" dedi.

Başkanlık modeli tartışılır

Resmi dilin Türkçe olmasını ve herkesin bu dili öğrenmesi gerektiğini kabul ettiklerini belirten Demirtaş, "Türk olsun, Kürt olsun bu dili herkes öğrenmeli. Ama herkes kendi ana dilinde eğitim ve öğrenim yapabilme hakkına da sahip olmalıdır. Bu da anayasanın 42'inci maddesinin yeniden düzenlenmesiyle olur" diye konuştu. Başbakan Erdoğan'ın referandum sonrası yaptığı konuşmayı ve gündeme getirdiği başkanlık sistemini değerlendiren "Başbakanın balkon konuşmaları genelde ayağı havada konuşmalardır" dedi.

Selahattin Demirtaş, Başkanlık modeli de tartışmaya değer gördüklerini anlatırken, "Parlamenter sistem nasıl daha güçlendirilebilir bu sistemin eksik yönleri nasıl tamamlanabilir, bu başkanlı sistemi mi olur, ikinci bir meclisle mi olur, demokratik özerklikle mi olur, eyalet sistemi ile mi olur bütün bunlar tartışılmalıdır. Türkiye'nin çıkarına yararına neyse mutlaka bence tartışma sonucu ortaya çıkar" diye konuştu.

3 milyon 250 bin öğrenci etkilenecek

Doğu ve Güneydoğu bölgesinde halk boykota destek verirse, ilk ve orta öğretim ile üniversite öğrencileri ilk 5 gün okula gitmeyecek. Ayrıca aileler ve öğrenciler anadilde eğitim hakkını talep ettikleri dilekçeleri ilgili kurumlara gönderecek.

Türkiye'de yaklaşık 11 milyon çocuk ilköğretim çağında. Yine çeşitli kategorilerde yaklaşık 4.2 milyon lise öğrencisi var. Boykotun etkili olacağı düşünülen Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinde ise Milli Eğitim Bakanlığı istatistiklerine göre ilköğretimde yaklaşık 2.5 milyon, lise de ise yaklaşık 750 bin öğrenci eğitim görüyor.

BAKAN ÇUBUKÇU'DAN SERT TEPKİ

Milli Eğitim Bakanı Nimet Çubukçu, Demirtaş'ın boykot çağrısına yazılı bir açıklamayla tepki gösterdi: "Bir siyasi parti genel başkanı yaptığı açıklamada, 'Ana dilde eğitim isteyenler olarak okulların açıldığı ilk 5 gün çocuklarımızı okula göndermeyeceğiz' demiştir. Çocuklarımızın geleceğini siyasi ikballeri uğruna kullanmaktan çekinmeyenleri ve bu talihsiz açıklamayı Milli Eğitim Bakanlığı olarak şiddetle kınıyoruz. Bilinmelidir ki; eğitim anayasal bir haktır ve Çocuk Hakları Sözleşmesi'ne göre de velayet hakkının kötüye kullanılması bir çocuk istismarıdır. Çocuklarını okula göndermeyenler kendi ebeveynleri bile olsa bu girişime asla müsaade edilmeyecektir. Çocuklarını okula göndermeyen velilerle ilgili yasal işlem yapma hakkı doğmaktadır."

ANAYASA PROFESÖRÜ KUZU KARŞI ÇIKTI: Türkiye'deki Kürtler azınlık değil ki!

Referandumdan sonra Başbakan Erdoğan'ın yeni anayasayı hazırlamakla görevlendirdiği Anayasa hukukçusu Prof. Dr. Burhan Kuzu, boykota tepki gösterdi: "Bulgaristan'daki Türkler azınlık, buradaki Kürtler azınlık değil, buradaki Kürt çocuklar memleketin öz evlatlarıdır ve bu memleketin birinci sınıf vatandaşlarıdır. Azınlık Hakları Sözleşmesi'ne göre; dilini öğrenme hakkı tanınır. Ama bu dilini öğrenme hükmü devlete bir mali hükümlülük getirmez. Yani ben okul açarak bu dili ona öğretmem. Kendi öğrensin diye biz zaten kurs açmaları konusunda imkan sağladık. Kurslara gelenin olmaması şundan kaynaklanıyor; şimdi diyelim ki Kürtçeyi çok iyi bildin, çok iyi öğrettin ama bir şeyin getirisinin de olması lazım. Dünyada niye İngilizce bu kadar yaygın? Çünkü bunun aynı zamanda bir karşılığı var. Bir mali olarak karşılığı var. Diyelim İngilizce biliyor, benim çocuğum Almanca biliyor çok iyi Kürtçe biliyor bir şey ifade etmiyor ki bu. 4 dil bilen zaten zor iş buluyor. Dünyanın hangi ülkesinde anadille alakalı eğitim veriliyor? 5 bin etnik grup var. 5 bin etnik grubu siz dini ve ırk olarak bunların her birine dil özgürlüğü yani bunların kendi dilinde eğitim özgürlüğü verseniz ve bunun sonunda da bir takım yeni devletçikler doğsa 5 binden fazla devlet olur dünyada. Birleşmiş Milletler'de toplantı salonu yetmez. Siz anadilde eğitim verdiğiniz zaman ilerideki nesillerin gideceği nokta orası. Amerika'da eğitim neden bugün tek dil İngilizce olarak yapılıyor? O zaman her eyalet kendi dilinde eğitim yapsın. Böyle bir şey gördünüz mü? Her dili öğrenebilirsin, öğrenmek ayrı bir konu. Biz buna rağmen TRT Şeş kuruyoruz. Bence ekstradan yapılan hizmetler bunlar. Ama hiçbir zaman yapılan bu hak o guruba devletten ayrılma hakkını vermez."




aktifhaber