Abdurrahman Dilipak

Abdurrahman Dilipak

Ayaklanma!

İkinci haftasında olaylar durulmuyor, aksine tırmanıyor. Öğrenciler, sarı gömlekliler derken şimdi bu kaos herkesi içine çekti. Ve yarın ne olacağını kestirmek çok güç. BM’ye üye 193 + 2 gözlemci = 195 egemen devlet var. Afrika’da 54 ülke, Asya’da 48 ülke, Avrupa’da 44 ülke, Kuzey Amerika’da (+Karayipler) 23 ülke, Güney Amerika’da 12 ülke, Okyanusya’da 14 ülke.

Bu ülkelerin 70-75’i, gözlemciler dahil, 5 milyondan daha az nüfusa sahib. Bazı ülkelerde ise durum bıçak sırtı; nüfusları tam 5 milyon sınırında. Mesela Kuveyt, Kosta Rika, Moritanya böyle.

5 milyondan daha az nüfusa sahip ülkeler şöyle: Okyanusya: 11 ülke (Avustralya, Yeni Zelanda ve Papua Yeni Gine hariç tümü; Tuvalu, Nauru, Palau, Samoa, Fiji, Solomon Adaları vb.). Afrika: 15-20 ülke (Namibya, Eritre, Gabon, Botsvana, Lesotho, Gine-Bissau, Ekvator Ginesi, Mauritius, Komorlar, Yeşil Burun Adaları, Seyşeller, São Tomé ve Príncipe vb.). Avrupa: 15-20 ülke (Hırvatistan, Bosna-Hersek, Moldova, Arnavutluk, Slovenya, Letonya, Estonya, Lüksemburg, Karadağ, Malta, İzlanda, Andorra, Monako, San Marino, Lihtenştayn, Vatikan vb.). Kuzey Amerika + Karayipler: 15-20 ülke (Panama, Jamaika, Trinidad ve Tobago, Belize, Bahamalar, Barbados, Saint Lucia, Grenada, Antigua ve Barbuda, Dominika, Saint Kitts ve Nevis vb.). Asya: 8-12 ülke (Moğolistan, Gürcistan, Ermenistan, Katar, Bahreyn, Bhutan, Doğu Timor, Maldivler, Brunei vb.). Güney Amerika: 3 ülke (Uruguay, Guyana, Surinam).

Küçük nüfuslu ülkelerde savaş, iç karışıklık yok denecek kadar az ve zaten bir sorun yaşandığında çok uzun da sürmüyor. Büyük ölçekli iç savaş veya silahlı çatışmalar şu şekilde sıralanabilir: Sudan (SAF–RSF iç savaşı, 2023’ten beri), Myanmar (askeri cunta ile direniş ve etnik gruplar arasında, 2021’den beri), Etiyopya (Tigray/Amhara bölgesinde yenilenen çatışmalar), Yemen (Husiler ile hükümet arasında, yeniden tırmanan), Somali (el-Şebab ile hükümet arasında), Burkina Faso, Mali, Nijer (Sahel’deki isyanlar), Nijerya (DAEŞ benzeri silahlı gruplar), DR Kongo (doğuda M23 ve diğer gruplar), Haiti (çete şiddeti), Güney Sudan (siyasi istikrarsızlık ve etnik şiddet riski), Suriye (devam eden çatışma riski), Kamerun, Mozambik, Orta Afrika Cumhuriyeti (düşük-orta yoğunluklu isyanlar).

Devletlerarası veya uluslararasılaşmış savaşlar ise şunlar: Ukrayna (2022’den beri), İsrail–Filistin/Gazze ve ilgili cepheler (Lübnan, Yemen’den Husi saldırıları), İran (İsrail/ABD ile 2025-2026’dan bugüne tırmanan çatışmalar). Bugün dünya genelinde 40’tan fazla ülkede aktif olarak savaş, silahlı çatışma ve/veya terör operasyonları gibi büyük ölçekli askeri olaylar yaşanmaktadır.

1. Dünya Savaşı’nda (1914-1918) yaklaşık 30 bağımsız ülke resmi olarak savaşa girdi. İttifak Devletleri: 4 ana ülke olarak Almanya, Avusturya-Macaristan, Osmanlı İmparatorluğu, Bulgaristan. İtilaf Devletleri: Fransa, İngiltere, Rusya, İtalya (1915), ABD (1917), Japonya, Belçika, Sırbistan, Romanya, Yunanistan, Portekiz ve diğerleri; toplamda 20’den fazla.

2. Dünya Savaşı’nda (1939-1945) resmi olarak yaklaşık 50-60 ülke savaştı. Müttefikler: Savaş sonunda Birleşmiş Milletler Bildirgesi’ni imzalayan veya bildirgeye katılan yaklaşık 47 ülke (İngiltere, ABD, SSCB, Çin, Fransa ve birçok Latin Amerika, Avrupa ve diğer ülke). Mihver ülkeleri: Almanya, İtalya, Japonya + Macaristan, Romanya, Bulgaristan ve diğer ülkeler.

1947-1991 arası Soğuk Savaş 40 kadar ülkede etkili oldu. Türkiye’de ve Balkan ülkelerinde de acı olaylar yaşandı. Soğuk Savaş’ta en çok yara alan ülkeler: Kore, Vietnam, Laos, Kamboçya, Yunanistan, Çin, Angola, Mozambik, Nikaragua, Afganistan, Guatemala, El Salvador ve diğer Latin Amerika ülkeleri, Endonezya, Malezya vb. Ayrıca Sovyetlerin dağılmasından sonra özellikle Balkanlar, Kafkaslar ve Türkiye coğrafyasında da önemli karışıklıklar yaşandı.

Halen çoğu Avrupa ülkesi olmak üzere 11 ülkede iç karışıklıklar devam ediyor. 40’a yakın ülkede de yine çatışmalar söz konusu. Yani bir dünya savaşını hatırlatan küresel bir kriz yaşanıyor. Özellikle ABD, Rusya ve Çin’in savaşa katılmasıyla, nüfus olarak dünya nüfusunun yarıya yakını savaşa katılmış olacak. Eğer Hindistan da savaşa katılırsa, potansiyel risk taşıyan ülkelerin katılımıyla birlikte savaşa katılan ülkelerin nüfusu dünya nüfusunun üçte ikisine ulaşacak.

Küresel ekonomik ve siyasi isyan dalgası bugünlerde daha da yayılma ihtimalini koruyor. Bu süreç bir süre daha böyle devam ederse, Arab dünyası ve Türki cumhuriyetler başta olmak üzere birçok İslam ülkesinde de benzer olaylar yaşanabilir.

Ekim 2026 ortası itibarıyla küresel çapta dikkat çeken, sokakları adeta savaş alanına çeviren kitlesel protestolar, ayaklanmalar ve sıcak çatışmalar en az 15 ülkede çok ciddi şekilde yoğunlaştı. Hayat pahalılığı, konut krizi, eğitim sistemindeki yetersizlikler ve siyasi sorunlar nedeniyle 11 ülkede çok büyük sokak olayları, yağmalar ve polisle çatışmalar yaşanıyor.

Fransa’da eğitim koşulları ve hayat pahalılığına karşı yüz binlerce insanın katıldığı, sokaklarda yangınların çıkarıldığı ve 6 binden fazla kişinin gözaltına alındığı, son yılların en büyük isyan dalgası yaşanıyor. İtalya, İspanya, Portekiz ve Belçika’da Avrupa genelinde derinleşen barınma/kira krizi ve artan enerji maliyetleri nedeniyle sokaklar karışmış, yer yer yağma ve sert çatışmalar meydana gelmiştir. Arnavutluk’ta hükümet karşıtı protestolarda kamu binaları hedef alınmış, polis biber gazı ve tazyikli suyla müdahale etmiştir. Bazı kaynaklar ABD’nin fiilen ülkeye askeri destek verdiği ileri sürüldü. Tunus’ta temel hizmetlerdeki aksaklıklar ve ekonomik sıkıntılar nedeniyle binlerce kişi sokağa döküldü. Meksika’da temiz suya erişim ve kirli su krizi sebebiyle halk ayaklandı. Hindistan’da seçim güvenliği tartışmaları nedeniyle geniş çaplı kitlesel gösteriler düzenleniyor. ABD ve Kolombiya’da hükümet politikaları ve sosyoekonomik talepler nedeniyle kitlesel eylemler yaşanıyor.

Bazı ülkelerde de aktif sıcak çatışmalar ve askeri olaylar yaşanıyor. ABD-İran savaşı, Husilerin Suudi Arabistan’a saldırıları ve Hürmüz Boğazı krizi nedeniyle Körfez’de ve Arap Yarımadası’nda son haftalarda hava, kara ve denizde sıcak çatışmalar yaşanıyor; Umman ise arabuluculuk yapıyor.

Ukrayna ile Rusya arasındaki kriz Avrupa’ya doğru genişleme istidadı taşıyor. Ortadoğu denilen coğrafyada İsrail-Filistin-Lübnan hattında, Lübnan’ı ve Suriye’yi de içine alan askeri operasyonlar, hava saldırıları ve sınır çatışmaları sürüyor.

Afrika’da (Sudan ve DR Kongo) Sudan’daki iç savaşta insani kriz büyürken çatışmalar şiddetlenmiş; Doğu Kongo’da ise isyancı grupların eylemleri hız kesmeden sürmüştür. Buna aslında Somali’yi ve Libya’yı da eklemek gerek. İsyan dalgası dünyaya yayılıyor! 11 ülkede sokak çatışmaları söz konusu. 17-19 Ekim tarihlerinde Fransa, İtalya, Meksika, Arnavutluk, Hindistan, Belçika, Tunus, ABD, Kolombiya, Portekiz ve İspanya’da yaşanan olaylar sıcaklığını koruyor.

Evet, dünya genelinde 40’tan fazla ülkede çatışma yaşanıyor. Savaş halindeki üç ülkenin, yani ABD, İsrail ve İran’ın yanı sıra 13 ülke son bir haftada doğrudan askeri eylemlerin hedefi oldu.

Bu süreçle ilgili birçok komplo teorisi söz konusu. Bu olayların Avrupa’da faşistleri iktidara getirmek, Müslümanların, göçmenlerin ve yabancıların ülkeden çıkarılması için bir bahane oluşturmaya yönelik olduğunu söyleyen var. Trump mesela Paris’in bir İslam şehri olmasından korktuğunu söyledi. Yarın Yunanistan’da ve Kıbrıs’ta ya da Azerbaycan’da yeni olaylar yaşanabilir. Pakistan’da da durum kritik.

Evet, bugün İsrail’de seçim var. Seçim sonuçları gece vakti belli olacak. Seçim öncesi, sırasında ve sonrasında neler olacağını o zaman göreceğiz. 38 yıl sonra ilk kez zamanında yapılan bir seçim söz konusu. Zaten koalisyonlarla ayakta duran bir partinin bu iktidarını sürdürmesi çok zayıf bir ihtimal. Sonrası ise meçhul. Çünkü İsrail kendinden ibaret bir ülke değil. Siyonistlere göre İsrail’e komşu ülkelerin sınırlarında, rejimlerinde ve iktidarlarında önemli değişiklikler yaşanabilir. Bunun anlamı şu: Mısır, Ürdün, Lübnan ve Suriye’de durum kritik. Hatta buna Suudi Arabistan’ı, Filistin’i ve Gazze’yi de eklemek gerek. Yine İran’daki gelişmelere bağlı olarak İran’da ve Irak’ta önemli gelişmeler yaşanabilir. Yahudi lobisi de artık kaybedecekleri görülen Trump ve Netenyahu’dan desteklerini çekmeye başladılar. Seçim günü ya da seçim sonra ABD ve İisrail’de neler yaşanacağını göreceğiz. Gelecek günler Trump ve Netenyahu için geçen günleri aratacak gibi görünüyor.

Ülkemizde de mevcut krizler derinleşerek devam ederken, yeni krizlere karşı hazırlıklı olmamız gerek. Sosyal olaylar ülkemize de sirayet edebilir. Otomotiv sektöründe durgunluk geçen yıl aynı dönemine göre %80.. Borsa dibe vurdu, kayıp, haksız kazançtan çok daha fazla Fon krizi Borsanın itibarı ile birlikte Türkiye’deki finansa denetime güveni de sıfırları. Bu da iç ve dış yatırımcılar üzerinde ciddi bir baskı oluşturdu. Kredi kartı borçları bankacılık sisteminde her an ciddi bir krize sebeb olabilir. Kredi kartı borcunu kredi kartı ile ödeyenler adeta temerrüte düştü. Konutta bir krize karşı hazırlıklı olmamız gerekir. Bu kriz hem bankacılıkta, hem inşaat sektöründe ciddi krizlere sebeb olabilir. Bunların hiç biri Fon krizinden daha basit değildir, hatta krizin sosyolojik tabanı, Fon krizinden çok çok daha büyüktür. Siyasete, bürokrasi ve yargıya güven güneş altındaki kar gibi eriyor. Çünkü yapılanlar tatmin etmiyor, şüpheleri artırıyor, siyaset şabieler’den kurtarılamıyor. Sorum troller üzerinden algı operasyonları ve günü kurtarmaya yönelik palyatif tedbirlerle geçiştirilemeyecek kadar önemli.

Avrupa’da başka şehirlerde de eylemler başlarken, ülkemizde de basın, kadın dernekleri, sendikalarda hazırlık ve hareketlilik gözleniyor. Daha bir çok ülkede de benzer durumlar söz konusu..

Neyse, durum böyle. Bakarsınız yarın 5G’ye, chemtrail’e, Neuralink’e, transhümanizme, iklim komplosuna karşı da insanlar sokağa çıkabilir. Bu ve buna benzer daha birçok sorun söz konusu. Görelim Mevlam neyler. Sonuçta tencere yuvarlanacak ve kapağını bulacak.

Selam ve dua ile.

Bu yazı toplam 72 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Yazılar