Abdurrahman Dilipak: Çin, Hindistan, Rusya

Abdurrahman Dilipak: Çin, Hindistan, Rusya

Habervakti.com yazarı Abdurrahman Dilipak'ın yazısını iktibas ediyoruz

Abdurrahman Dilipak: Çin, Hindistan, Rusya / Habervakti.com

Çoğu kimse pek farkında olmasa da, Çin yeni bir oyun kuruyor. ABD, İngiltere ve İsrail de farklı bir oyun peşinde. Böyle giderse, Hindistan’ın hızla zenginleştirileceği anlaşılıyor.

Çin, Amerikan tahvillerini ve dolarını satarak Afrika’nın sahil şeridinde limanlar inşa ederken, maden alanlarına yerleşiyor. Afrika’da toprak alıyor, maden işletme ruhsatları alıyor, yerel aşiretlerle yakın ve sıcak ilişki kurmaya çalışıyor.

Çin’deki Amerikan, İngiliz ve İsrail şirketleri ile Hindistan’a taşınıyor sessiz ve derinden. Hindistan’da da emek ucuz, hem üretim, hem tüketim için ciddi bir altyapı ve pazar var. Hindistan’da toprak Çine göre yetersiz olsa da hemen karşıda bir kıta büyüklüğünde tek bir ülke var: Avusturalya. Daha önce olduğu gibi Hindistanlı işçiler, Avusturalya’daki maden sahalarında ucuz iş gücü olarak değerlendirilebilir.

ABD aslında sessizden ve derinden Çin’i kuşatmaya çalışıyor. Çin’in güneyinde, yumuşak karnı, Nükleer teknolojiye sahip bir ülke var: Hindistan. Çin'in doğusunda Japonya ve Çin var, ABD var zaten. Batısında Türk dünyası var.

Onu AB’ye entegre çalışmalarında şimdiden önemli bir mesafe katledildi. Kuzeyde Rusya var ama, Rusya’nın güneyinde, yumuşak karnını gıdıklayabilecek batıya yakınlaştırılan, İsrail’in Hazara ve Karay politikası ile genişleme kadrajına giren bir Türk dünyası var.

Hindistan zaten Commenwaldh ülkesi. Çin bu kuşatmayı kırmak için nefes alacak daha geniş bölgelere koridor açması gerek. Açılacak koridor belli, Türkiye, İran, Hint okyanusu üzerinden Afrika’ya ulaşmak. Hindistan ise bu bölgede ABD, AB, İsrail’le yakınlık kurarak, Akdeniz’e, Hint okyanusu üzerinden Basra körfezi ve Kızıldeniz’den Akdeniz’e ulaşması gerek.

Hindistan artık İsrail’de, Kıbrıs Rum kesiminde ve Yunanistan ile bağlantılı olarak Ege denizinde.

ABD, İngiltere ve İsrail’in Hindistan’la ilişkisi çok eskilere dayanıyor. Yeni Delhi G20 zirvesi aslında bu anlamda önemli idi. WEF / World Economic Forum, yani Davos Forumu Hindistan’da etkin. Şimdi Hindistan’da beklenen kontrollü bir Demokratikleşme.. Burada asıl sorun, Hint Müslümanları. Onlar için Türkiye’deki Gülen cemaatine benzer ılımlı islam, dinler arası diyaloğa açık yeni bir İslamizasyon hareketi başlatmak, FG/BÇG dengesine benzer, “ılımlı İslam’a havuç, radikal İslam’a sopa” göstermek. Radikal İslam ile terörizme karşı, “Yeni Hint Demokrasisini'' koruma görünümlü bir istihbarat ve operasyon merkezi oluşturmak.

Hindistan’da Laiklik komedisinin olmayacağını biliyorlar, onun için Laiklik tartışmalarını Hindistan’da görmeyeceğiz. Ama ABD birliği gibi, farklı dini, mezhebi, ideolojik, politik toplulukları, “Yeniden Büyük Hindistan” sloganı etrafında bir araya getirmek. Mondi bu rolü üslenmeye hazır. Mesela Hindistan İran operasyonunda ABD ve İsrail’in yanında yer alacak. Hint okyanusundaki Dieo Garcia’daki Amerikan deniz üssü zaten İran operasyonu için şimdiden hazır hale getirildi. Hindistan’ı yarın Belücistan operasyonunda önde bir ülke olarak görebiliriz. Yani, Hindistan sadece İran ve İran Belücistan’ı konusunda ABD’nin yanında durmayacak, Pakistan ve Afganistan Belücistanı’nın birleşmesi içinde Pakistan ve Afganistan’a karşı operasyonlarda da ABD ve İsrail’le birlikte hareket edecek.

Hindistan’daki bu hareketlilik sadece Çin, Türkiye ve İslam ülkelerini değil Rusya’yı da rahatsız ediyor. Rusya Çin’in daha fazla büyümesini istemez. Hatta biraz küçülmesi Rusya’nın işine gelir. Onun için Rusya bu senaryoda, Hindistan’a karşı açıkça Çin’in yanında durmak istemiyor. Zaten kapalı kapılar arkasında Hindistan’la Rusya arasında bir dirsek teması var.

Bu konuda BRICS’in kuruluşu, süreç aslında bir çok açıdan önemli ipuçları veriyor. Bu ipuçları umuttan çok korku temelli. BRICS’in ilk 5 üyesi kurucu babalardan oluşuyor: Brezilya, Rusya, Hindistan, Çin ve Güney Afrika.. Diğerleri: Mısır, Etiyopya, İran, Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), Endonezya. Bu 11 ülke, dünya nüfusunun yaklaşık %43-45'ini, küresel GSYİH'nın %35-40'ını (bazı tahminlerde daha yüksek) ve petrol üretiminin önemli bir kısmını, %45 civarında temsil ediyor.

Yeni Delhi 18. G20 liderler Zirvesi, Hindistan'ın başkenti Yeni Delhi'de 9-10 Eylül 2023 tarihlerinde gerçekleştirildi. Zirvenin sloganı: "Tek Dünya, Tek Aile, Tek Gelecek". Türkiye’nin de imzaladığı nihai bildiri 51 sayfa idi ama, mesela Türkiye’de tek sayfada 10 başlık altına açıklandı. Bu tarih çok önemli idi. Yeni dünya düzeninin inşası için yapılan ön toplantılarda, Çin ve Rusya masada olmak istiyordu. Yani BM Güvenlik konseyi daimi ülkeleri olarak böyle olacağını düşünüyorlardı. Ama Global sistem ABD ve İngiltere’nin dışında masada kimseyi istemiyordu. Çin, Rusya, Hindistan gibi ülkeler, BRICS formülü ile torbada tutulacak, onlar bu şekilde sisteme eklemleneceklerdi. Bu şekilde bütün dünya kontrol altına alınmış olacaktı.

Hatırlarsanız Brezilya başkanlığı döneminde (Rio Zirvesi, Temmuz 2025) Global sistemin dayattığı gündemler BRICS’in de gündemindeydi. iklim finansmanı, yapay zeka yönetimi ve sağlık işbirliği gibi konular öne çıktı. Daha sonra Hindistan, 1 Ocak 2026'dan itibaren başkanlığı devraldı ve odak noktaları terörle mücadele, enerji güvenliği, yükselen teknolojiler, AI, dijital işbirliği ve sürdürülebilirlik gibi global sistemin dayattığı gündemeler tartışıldı... Bugüne geldiğimizde, Şubat 2026'da Yeni Delhi'de, Zirve öncesi ülke liderleri adına, özel temsilcilerin katılımı ile BRICS Sherpa toplantısı yapıldı; Hindistan'ın 2026 gündemi tartışıldı. Hindistan Çin’e karşı denge unsuru olmak üzere ABD ve İsrail, İngiltere üçgeninde yer aldı.

BRICS’de eski heyecan olmasa da Ocak 2026'da Çin, Rusya ve İran, Güney Afrika açıklarında BRICS+ ortak deniz tatbikatı yaptı. Bu arada BRICS içi ticarette yerel para birimleri kullanımı %60-67'ye ulaştı. Grup içinde yeni dijital ödeme sistemleri “BRICS Pay” ve "The Unit" gibi dijital para girişimleri konuşuluyor, ancak bu süreç, öte yandan ABD’nin global Kripto para sistemi için politik bir zemin, açık bir kapı da bırakıyor.

Bu arada BRICS’e Ortak ülkeler (partner status) 2025'te Belarus , Bolivya, Küba, Kazakistan, Malezya, Nijerya, Tayland, Uganda, Özbekistan, Vietnam gibi 10+ ülke "partner" statüsü kazanırken, Türkiye de bu grupta, 2024 Kazan Zirvesi sonrası resmi ortak üye oldu. Türkiye BRICS’in 2026 başı itibarıyla hâlâ tam üye değil.

BRICS, Türkiye'ye NATO üyeliği nedeniyle jeopolitik hassasiyetler ve iç konsensüs eksikliği yüzünden tam üyelik yerine partner ülke (partner country) statüsü teklif ediyor. Ankara’da partner statüsünü bir geçiş aşaması olarak görenler de var. Zaten Ankara’nın genel yaklaşımı dış politikada her tezgahta bezi olsun istiyor. ve tam üyelik ısrarını sürdürüyor. 2026’de de Ankara, tam üyelik hedefini terk etmedi. Çin'deki Türk büyükelçi, 2026 Şubat başında "BRICS üyesi olmak istiyoruz, yükselen ekonomilerle yakınlaşma stratejik açıdan bizim için önemli" açıklaması yapmıştı.

Bu arada Hindistan'ın 2026 BRICS başkanlığında Yeni Delhi zirvesi hazırlıkları sürüyor. Çin, Rusya, Hindistan, İran bir arada olduğu bir yapıdan söz ediyoruz. Bu arada Ankara’dan romantik yorumlar da geliyor Global sistem ve BRICS etkileşimi ile ilgili. Ankara’da kimilerine göre “BRICS'i Batı'ya alternatif değil, tamamlayıcı bir girişim”. Ankara’da bunu çok kutuplu dünyada stratejik özerklik aracı olarak görenler de var.. Bu arada şunu da görmek lazım, BRICS üzerinde Rotschild’lerin gölgesi olduğunu unutmamak gerek. Yani Global sistem, kendi rakibini üretiyor olabilir.(!?)

BRICS henüz tam olarak efradına cami, ağyarına mani bir yapı değil. Her ülke birlikte VETO yetkisine sahip olacaksa, buradan bir karar çıkmaz. Değilse VETO yetkisine sahip olacak ülkeler hangileri?. Çin, Hindistan, Rusya mı, kurucu babalar mı? BRICS henüz yolun başında. Cevabını arayan bir çok soru var. Bugün için hiçbir ülke tek taraflı karar alma veya veto yetkisine sahip değildir.

Çin, Rusya ve Hindistan’ın merkezinde yer aldığı bu ülkeler, ekonomik işbirliğinden söz etseler de, peki, yarın ABD İran’ı vuracak olursa, Hindistan İran’a karşı kimin yanında yer alacak? Daha söylenecek çok şey var da, bugünlük bu kadar..

Selam ve dua ile.