ABD Darphanesi Kartel Altını mı Kullanıyor?

ABD Darphanesi Kartel Altını mı Kullanıyor?

New York Times’ın araştırmasına göre ABD Darphanesi’nin “%100 Amerikan altını” diye pazarladığı yatırım altınlarında, yasa dışı kaynaklardan gelen yabancı altın kullanılmış olabilir.

ABD merkezli The New York Times gazetesinin yayımladığı bir araştırma, ABD Darphanesi’nin yatırım amaçlı altın para satış programının tartışmalı kaynaklara dayandığını ortaya koydu.

Habere göre, yıllık değeri 1 milyar doları aşan altın para programında kullanılan altının bir kısmı yabancı kaynaklardan temin ediliyor. Bu kaynakların bazıları ise uyuşturucu kartelleri gibi yasa dışı yapılarla bağlantılı.

ABD Darphanesi, üzerinde kel kartal gibi ulusal semboller bulunan ve “%100 Amerikan altını” garantisiyle pazarlanan yatırım altınlarını her yıl milyarlarca dolarlık hacimle piyasaya sunuyor. Ancak araştırma, bu altının gerçekte yabancı ve zaman zaman yasa dışı kaynaklardan geldiğini ortaya koyuyor.

Araştırmada, Darphane’nin aslında yasa dışı yollarla çıkarılan yabancı altının “aklandığı” zincirin son halkası olduğu ifade ediliyor.

Altının tedarik edildiği kaynaklar arasında Kolombiya’da bir uyuşturucu karteline ait maden, Meksika ve Peru’daki rehin dükkânları, Kongo’da Çin hükümetinin ortak olduğu bir maden ve Honduras’ta yerli halk mezarlığında kazı yapan bir şirket yer alıyor.

Öte yandan ABD Kongresi’nin 1985 yılında, insan hakları ihlallerini önlemek amacıyla Darphane’nin yabancı altın kullanmasını yasakladığı, ancak bu yasağın hem Demokrat hem Cumhuriyetçi yönetimler döneminde göz ardı edildiği belirtiliyor.

Haberde ayrıca, modern altın hatıra paralarının da bu durumdan muaf olmadığına dikkat çekiliyor. Buna göre, ABD’nin kuruluşunun 250. yılı anısına basılan 24 ayar Donald Trump hatıra parasının da farklı ve yabancı kaynaklı altın karışımı içerebileceği ifade ediliyor.

ABD Darphanesi, küresel altın para piyasasının en önemli aktörlerinden biri olarak öne çıkarken, altın fiyatlarının son yıllarda yaklaşık 5000 dolar/ons seviyesine ulaşması, yasa dışı madencilik faaliyetlerini artırdı. Bu durumun, çevresel yıkım ve denetim eksikliğiyle birlikte daha büyük riskler doğurduğu vurgulanıyor.