8 Her Zaman 5+3 Değildir!

8 Her Zaman 5+3 Değildir!

Adamlar, bir 28 Şubat darbesi yaptılar; neredeyse hepimiz, 28 Şubat öncesine dönelim hangi desteği isterseniz onu size verelim, diyeceğiz

Adamlar, bir 28 Şubat darbesi yaptılar; neredeyse hepimiz, 28 Şubat öncesine dönelim hangi desteği isterseniz onu size verelim, diyeceğiz.

Neredeyse 28 Şubat öncesini ulaşmak istediğimiz zaman dilimi, haşa Asr-ı Saadet olarak göreceğiz. Oysa biz 28 Şubat'tan önce de yapılanlardan şikâyetçiydik, halka yönelik dayatmalar değişsin, istiyorduk.

O adı konmamış darbe o kadar tahripkâr oldu ki bugün her seferinde, her hak isteminde ondan söz etmek zorunda kalıyoruz.

Gündemde 1 Kasım'dan bu yana süren ve 5 Kasım'da neticelenecek olan Milli Eğitim Şurası vardır.

28 Şubat'ın üzerinden 13 yıl geçti ama Milli Eğitim Şurası hâlâ o habis sürecin kirlerini cesurca konuşmaktan bile çekiniyor. Eğitimciler, bilim adamları, yemin etmiş hekimler, psikologlar gerçeği ifade ederken neredeyse dokuz kez etrafına bakıyor.

Eğitimden az çok anlayan herkes, şunu biliyor ki toplu eğitim, yaşa göre sınıflandırılmak durumundadır. Bunun için geçmişte mümkün oldukça bırakın 8 sınıfın aynı binada eğitim görmesi ilkokulun ilk üç sınıfıyla dördüncü ve beşinci sınıfları bile aynı öğün okula gitmezlerdi, özellikle çocukların okula geç gönderildiği yörelerde bütün sınıfların birlikte okutulmasının mahsurlu olacağı düşünülürdü.

Ama 28 Şubatçılar bir Ağustos sıcağında Mesut Yılmaz adlı eski başbakanı tehdit ederek Meclis'i topladılar ve sekiz yıllık kesintisiz eğitimi getirdiler.

Amaçları İmam Hatiplerin orta kısmını kapatmak ve Kur'an-ı Kerim Kurslarının hafız adayı bulmasını engellemekti. Yani İslam düşmanlığıydı.

Bu memlekette İslam düşmanlığı esası üzerine hangi karar alındıysa tahripkar olmakla kalmamış, bunun bilime ve insanlığa aykırı olduğu eninde sonunda ittifakken kabul edilmiştir.

Bugün 8 yıllık kesintisiz eğitimin yanlış olduğunu o gün bu kararları alkışlayalar başlarını masa altlarına koyarak da olsa itiraf ediyorlar.

Geçmişte koca bir memleketi şapka arayışına sürükleyenler, şapka için adam idam edenler; bugün o günlerini anmaktan utanıyorlar, geçmişte harf inkılabını yapanlar, Arapça eserleri sadece Arapça olduğu için ceza nedeni sayanlar bugün üstü kapalı da olsa yanlış diyorlar.

Bu yıl Milli Eğitim Şurası da 8 yıllık kesintisiz eğitimin yanlış olduğunu itiraf edecekmiş. Bu bir gelişme ancak bu itiraf 8 yıllık kesintisiz eğitimin son bulmasını sağlar mı bundan umutlanmak için çok neden yok?

Çünkü Türkiye'de haklar kolay elden alınır fakat kolay yoldan iade edilmez. Milli Eğitim Şurası, sadece tavsiye niteliğinde kararlar alıyor. Dolayısıyla kararları hükümetçe yasa haline getirilmediği sürece bir anlam ifade etmiyor.

Meseleleri konuşmak ayrıdır, çözmek ayrıdır; bir meselenin konuşulmaya başlanması çözüm için bir aşamadır, ancak her şey değildir.

Meseleyi konuşma kimseyi tatmin etmemeli; çözüm önerileri gündeme taşınmalıdır. Bunun için durumu bütün yönleriyle bilmekte yarar vardır:

1. Sekiz yıllık kesintisiz eğitim, İmam Hatiplerin orta kısımlarını kapattı. Böylece kız çocuklarını tesettürün farz olduğu ilk çağda bu sorunun yaşanmadığı ve karma olmayan okullarda okutmak isteyen aileler çaresiz kaldı. Bu eğitim 5+3 diye düzenlenip İmam Hatiplerin orta kısımları açılırsa sorun kısmen çözülmüş olur.

2. Sekiz yıllık kesintisiz eğitim, buluğ çağına gelmiş 7. 8. sınıfların ana sınıfı öğrencileriyle aynı ortamda ders görmesinin önünü açtı.

Çocuk, büyüğe benzemez; büyüklerin davranışlarından kolay etkilenir. 5-6 yaşındaki çocuğu 13-14 yaşındaki gençle aynı binada okutmanın ne kadar sıkıntıya yol açtığını her eğitimci bilir.

Şunu samimiyetle ifade edeyim ki Allah tanımaz meslektaşlarımız bile özel oturumlarda bu uygulamaya şiddetle karşı olduklarını sadece İmam Hatip Liseleri ve Kur'an Kursları kapansın diye memleketin yeni nesillerine bu telafi edilmez kötülüğün yapılmaması gerektiğini söylüyorlardı.

3. Hafızlık eğitimi, belki ilköğretim öncesinde başlaması gereken bir eğitimdir. Diyanet uzmanları 12 yaşın bile bu eğitim için geç olduğunu söylerken sekiz yıllık eğitim, bunu 15 yaş sonrasına bıraktı. Hafızlık eğitimi veren kurslar bu yüzden kapanmayla yüz yüze kaldı.

Uygulamanın kalkması, pek çok ahlaki problemin kökenini oluşturan bu düzenlemenin son bulmasını sağlayacak; ilk beş sınıf bir binada, diğer üç sınıf başka binada okuyabilecek. Ayrıca köylerde ilk kademe ilköğretim okulları açılarak köy çocukları taşımalı eğitim eziyetinden kurtulacak.

"8" her zaman 5+3 değildir. Eğitimde sekiz yılın zorunlu olması ile 5+3 yılın zorunlu olması çok farklıdır. Hatta eğitimde zorunluluk 5+3+4 bile olabilir. Burada esas olan nokta, Hafızlık eğitimi veren Kur'an Kurslarının resmi bir eğitim kurumu muamelesi görerek ilk beş sınıftan sonra Hafızlık eğitimine başlayanların eğitim kaçağı sayılmaması, onların da eğitimin içinde görülmesidir.

Önümüzde bir seçim süreci var; konuyu Milli Eğitim Şurasına taşıyanlar uygun bir zamanı seçmişler; velilerden hükümet yetkililerine bu yönde ciddi başvurular olmaz ve bu konuda hükümetten daha seçim aşamasında sözler alınmazsa biz daha nice yıl bu yanlışı konuşuruz, onunla yaşamaya alışırız, ona karşı çıkanlarımız provokatör ilan edilir ama neticede uygulama olduğu gibi devam eder.






doğruhaber