YÖK Raporunda Hükümet Baskısı
Yükseköğretim Kurulu'nun (YÖK) yayınladığı Faaliyet Raporu'yla, üniversiteleri, hükümetin siyasi baskısı ve kadrolaşma politikaları dışında tutmak istediği öne sürüldü.
YÖK, raporda, üniversitelerde tüm olumsuzluklara rağmen huzurlu ve özgür bir çalışma ortamı sağlandığını iddia etti.
YÖK, yayınladığı Faaliyet Raporu'yla, Erdoğan Teziç'in 4 senelik başkanlığı süresince gerçekleşen uygulamalara ve kurumun siyasetine yer verdi. Hükümete yönelik eleştirilere de yer verilen raporda, kamuoyu gözünde ÖSYM'nin itibar ve güvenilirliğinin korunduğu ve geliştirildiği iddia edildi.
Teknoloji kullanımına dayalı sistem değişiklikleri ile sınav maliyetlerinin düşürüldüğüne işaret edilen açıklamada, hizmet kalitesinde artış sağlandığına da yer verildi. Faaliyet Raporu'nda, maliyetlerin düşürülmesine paralel olarak adaylardan alınan ücretlerde yüzde 40-60 dolaylarında ciddi düşüşler kaydedildiğine dikkat çekilirken, dört hizmet binasının satın alındığı ve ÖSYM'ye kazandırıldığı belirtildi.
Hükümet tarafından açılan 15 üniversiteyle ilgili eleştirilere de değinilen açıklamada, 15 ilde yeni üniversite açmak üzere, Hükümet tarafından Yükseköğretim Kurulu'na yapılan başvurular değerlendirildiği kaydedilen Faaliyet Raporu'nda, eldeki kriterlere göre 4 yeni üniversite açılabileceği uyarısı yapıldığı bildirildi.
2008 yılı bütçesinin Sağlık Bakanlığı'na yüzde 65'lik, Diyanet İşleri Başkanlığı'na yüzde 22'lik bir payın ayrıldığına işaret edilen raporda şu ifadeler kullanıldı: "YÖK ve Üniversiteler bütçesinin, MEB bütçesi içindeki payı son dört yılda yüzde 25'den yüzde 20'ye düşürülmüştür. Üniversite, fakülte, yüksekokul ve meslek yüksekokul sayılarındaki artışa rağmen 2008 bütçesindeki artış oranı, geçen yıl olduğu gibi yüzde 11 civarında olmuştur."
Türkiye'deki üniversiteleri mali anlamda yeterince özerk olmadığına yer verilen raporda, YÖK'ün bütçeden aldığı oranlara dikkat çekildi. Bu doğrultuda bütçe artış oranlarının 2004-2005'te yüzde -3, 2005-2006 yılında yüzde 0, 2006-2007'de yüzde 12 ve 2007-2008'de yüzde 6 olarak gerçekleştiği dile getirildi.
"ÜNİVERSİTELERDE HUZURLU VE ÖZGÜR BİR ÇALIŞMA ORTAMI SAĞLANDI"
Araştırma görevlilerinin ekonomik olarak sıkıntılar yaşadığına değinilen raporda, öğretim üyesi kadrosunun azaltıldığı bildirilen açıklamada, Hükümetlerin, öğretim üyesi yetiştirmek için yeterli kadro vermek yerine, şartları oluşmadan yeni üniversite açma politikasını tercih ettmesinden yakınıldı. Faaliyet Raporu'nda özetle şöyle denildi:
"Yükseköğretim Kurulu, yükseköğretim alanında karşılaşılan sorunları gidermek, "Yükseköğretim Reformu" üzerindeki sığ tartışmalardan uzaklaşmak, yaşanan sorunları nesnel bir zemine oturtmak için, "Stratejik Çalışma" yapmış ve bunu "Türkiye'nin Yükseköğretim Stratejisi" adlı kitap haline getirmiştir. Üniversiteler, kısıtlı bütçe ve kadro imkansızlıklarına rağmen eğitim-öğretim işlevlerini ve bilimsel alandaki başarılarını yükselterek sürdürmüştür.
Türk Yükseköğretimi, Avrupa Yüksek Öğrenim Alanında, Bologna ülkeleri arasında son iki yılda dikkat çeken konuma yükselmiştir. Yükseköğretim Kuruluna bağlı bir kuruluş olan ÖSYM, son dört yılda, artan iş yüküne ve kadro yetersizliğine rağmen görevini başarıyla sürdürmüş, kamuoyu gözünde kazanmış olduğu saygınlık ve güvenirliği koruyarak, teknoloji kullanımına dayalı sistem değişiklikleri ile, hem sınav maliyetlerinin düşürülmesini, hem de hizmet kalitesinin yükseltilmesini sağlamıştır.
Hukuki kanallar kullanılarak, yeni kurulan üniversitelerin rektör atamalarının, siyasi müdahalenin dışında, diğer Devlet üniversitelerinin rektör atamaları statüsünde gerçekleştirilmesi sağlanmıştır. Üniversiteler, Hükümetin siyasi baskısı ve kadrolaşma politikası dışında tutulmaya çalışılmış, bütün olumsuzluklara rağmen huzur ve özgür çalışma ortamı içinde faaliyetlerini sürdürebilmişlerdir. Yükseköğretim Kurulu ve üniversitelerimiz, eğitim-öğretim ve bilimsel araştırma faaliyetleri yanında, 'cumhuriyetin aydınlanma temelleri olma' bilinci ile 'cumhuriyetin değerlerine sahip çıkma' kararlılığını göstermişlerdir.
ajanslar
