Yılbaşı Kurşunu Hayatını Kararttı

Yılbaşı Kurşunu Hayatını Kararttı

Yılbaşı çılgınlıklarında başına kurşun isabet eden Yıldız Ertaş sağ eli ve ayağını kullanamıyor.

Yıldız Ertaş, yılbaşını kardeşleriyle birlikte geçirmek için Diyarbakır'dan İstanbul'a gelmişti.  Yeni yıl için geri sayım başlamıştı. Tam bu sırada, saat 00.00'a 2 saniye kala başında bir uyuşma hissetti. Yanında duran yengesine 'ne oldu?' diye soramadan yere yığıldı. Gözlerini, günler sonra yoğun bakımda açabildi. Havaya ateş eden birinin silahından çıkan kurşun, sol şakağından girerek kafatasına saplanmıştı. Yıldız Ertaş, şimdi sağ elini ve bacağını kullanamıyor. Sürekli çektiği dayanılmaz baş ağrıları, o gecenin acı hatırası... 2 yıl önce kafasına saplanan kurşunu hâlâ başında taşıyor. Tehlikeli bir yere saplanan mermiyi çıkarmak ölüm riski taşıyor. Genç kızın hayatını karartan maganda ise hâlâ bulunamadı. Tetiğe basan kişi, 2 yıldır meçhul.

Yaşadıklarını anlatırken gözyaşlarını tutamayan Yıldız Ertaş, "Hatırlamak bile büyük acı veriyor. O geceden sonra bütün hayatım değişti. Genç kızlık hayallerim altüst oldu. Evlenme fikri bile artık bana çok uzak." diyor. Mutlu bir yuva kurmayı planladığı nişanlısı, olaydan sonra kendisini terk etmiş.

Yıldız Ertaş'ın yaşadıkları, maganda kurşununun ve alkol kullanımının insan hayatını nasıl kararttığına bir örnek teşkil ediyor. Götürüldüğü ilk hastanede film çekilmediği için kafasındaki kurşun fark edilmeyen Yıldız, başına pansuman yapıldıktan sonra Samatya Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ne sevk edildi. Burada röntgeni çekilen talihsiz kızın sol şakağından giren merminin beyni zedeleyip sağ tarafta, kafatasına saplandığı belirlendi. Yoğun bakım ünitesine kaldırılan Yıldız Ertaş, buradan 21 gün sonra çıkabildi. Uzun ve zorlu tedavilerin sonucunda yaşama dönen genç kız için vurulduğu yılbaşı gecesinden sonra hiçbir şey eskisi gibi olmadı. Beyninde sinirlerin hasar görmesi nedeniyle bazı uzuvlarını kullanamayan talihsiz kız, sağ bacağına takılan özel ayakkabıyla yürüyebiliyor.

Yaşadıklarını anlatırken gözyaşlarını tutamayan Yıldız Ertaş, "Sağ elim ve bacağım o geceden sonra asla eskisi gibi olmadı. Başımdaki kurşun ise tehlikeli bir yere saplandığı ve çıkartılırken ölüm riski olduğu için hâlâ başımın içinde. Bu sebeple sürekli baş ağrısı çekiyorum." diye konuşuyor. O gece yaşadığı şoku ve korkuyu bir türlü üzerinden atamadığını söyleyen genç kız, uzun süre psikolojik tedavi görmüş. Kaza öncesinde evlilik planları yaptığını anlatan Ertaş, sözlerini şöyle sürdürüyor: "O geceden sonra hayatımdaki her şey o kadar çok değişti ki. Bütün genç kızlık hayallerim altüst oldu. Evlenme fikri bile artık bana çok uzak görünüyor. Yaşadıklarımı hatırlamak bile bana büyük acı veriyor."

Genç kızın ağabeyi Halis Ertaş ise evin en küçük çocuğu olan kardeşinin başına gelenlerin aile olarak kendilerini çok üzdüğünü ifade ediyor. Kız kardeşini yaralayan kişinin 2 yıldır bulunamamasını bir türlü içine sindiremediklerini anlatan Ertaş, "Bu olay sorumsuzca yapılan bir hareketin bir insanın hayatını nasıl karartacağının en iyi göstergesi. 2 yıldır neler çektiğimizi Allah biliyor. Hastane masraflarının da tümünü biz karşıladığımız için maddî olarak da sıkıntıya girdik. Doktorlar, Yıldız'ın hayata dönemeyeceğini söylemişti. Allah'a şükür yaşıyor. Tek tesellimiz kardeşimin hayata dönmesi." diyor.