Ureyb er-Rantavi: Ensarullah’ın Hamas hamlesi tüm bölgeye bir mesajdır
Aksa Tufanı sırasında Gazze direnişiyle örnek bir dayanışma ortaya koyan Yemen Ensarullah'ı şimdi de Hamas'ı diplomatik alanda güçlendirmek için girişimlerde bulunuyor.
Kudüs Siyasi Araştırmalar Merkezi Direktörü Ureyb er-Rantavi, Yemen'deki Ensarullah Hükümeti’nin Suudi Arabistan ile kalıcı bir siyasi çözüm bulmak amacıyla Hamas üzerinden sürpriz bir arabuluculuk inisiyatifi başlattığını yazdı. Rantavi, bu hamlenin arka planını ve bölge siyasetine yönelik taşıdığı mesajları analiz etti.
“Hamas’ın Arabuluculuğunu Ensarullah İstedi”
Yazar, el-Meyadin gazetesindeki yazısının başlangıcında "İlk duyduğumda bu girişimin, bir yanda barındığı ve arabuluculuk faaliyetleri yürüttüğü Arap başkentleri, diğer yanda ise 'kan ortaklığı' kurduğu Husiler arasında sıkışan Hamas'ın bir denge arayışı olduğunu düşünmüştüm.” diyor. Ancak üst düzey bir Hamas yetkilisiyle yaptığı özel görüşme sonrasında bu kanaatinin değiştiğini ifade eden Rantavi, Hamas yetkilisinin aktardığı gerçeği şu sözlerle anlatıyor:
"Yetkili, inisiyatifin Hamas’tan değil, bizzat Ensarullah’ın (Husiler) kendisinden geldiğini açıkladı. Husiler, Hamas'tan Gazze'deki 'üçlü arabuluculuk' ekseni üzerinden harekete geçmesini talep etti. Amaçları, Sana ile Riyad arasında askıda kalan ekonomik ve siyasi dosyaları çözmeden kalıcı bir barış getiremeyecek olan basit bir ateşkesin ötesine geçerek, siyasi ve müzakereye dayalı yeni bir yol açmaktı. Ancak elde edilen izlenim, Suudi Arabistan'ın henüz bu tür bir çabaya hazır olmadığı yönünde."
Ensarullah’ın Hamlesi Bölgeye Bir Mesaj
Yazar, Ensarullah’ın 2020 yılında, esir tuttuğu Suudi pilotun karşılığında Riyad’da tutuklu bulunan Hamas üyelerini serbest bıraktırdığını hatırlatarak, taraflar arasındaki yardımlaşmanın geçmişine dikkat çekiyor.
Bu kezse Ensarullah’ın Suudi Arabistan’la doğrudan bir diyalog yerine Hamas'ı devreye sokarak bazı Arap ve uluslararası taraflarca 'bölgesel bir sorun' olarak görülen Hamas'ın siyasi konumunu güçlendirmeyi ve onu 'çözümün bir parçası' olarak sunmayı hedeflediğini belirtiyor..
Bununla birlikte yazara göre Ensarullah, bu hamlesiyle bölgesel aktörlere beş temel mesaj vermek istiyor:
- Grup (Ensarullah) Tahran'ın ve Devrim Muhafızları'nın "bağımlı bir uzantısı" olmadığını kendi hesap ve çıkarları doğrultusunda hareket ettiğini gösteriyor.
- Hareket, Arap ve bölgesel eksende en etkin ve nüfuzlu taraflarla ilişkiler ağı örmeye çalışıyor.
- Ne kadar uzarsa uzasın "ateşkes" bir çözüm değildir. Sorunlar ve krizler devam etmektedir. Bu durumda çatışmaların patlak vermesi kaçınılmazdır.
- Savaş da Yemen krizine bir çözüm değildir. Ekonomik tecrit ile abluka uygulamaları ve siyasi ufuksuzluk; mevcut zorlu statükoyu kalıcı hale getirmenin değil, çatışmanın yeniden alevlenmesinin bir sebebidir.
- Yemen krizine yönelik çözüm Yemenlilerin kendi aralarında değil, Sana ile Riyad arasındaki bir diyalogla (müzakereyle) başlayacak. Zira savaşın da çözümün de temeli buradan, bu iki Arap başkentini birbirine bağlayan yoldan başlamaktadır.
Yeni Bir Bölgesel Çerçeve Olur
Rantavi, her ne kadar bu konuda somut bir ilerleme olmasa ve özellikle Suud tarafı şu an soğuk görünse de bu gelişmelerin olumlu yanlarına bakmaktan yana olduğunu ifade diyor:
“Hamas'ın kasıtlı olarak ya da büyük olasılıkla kasıtsız bir şekilde gün yüzüne çıkardığı Yemen girişimi, "işbirliği ve kolektif güvenlik için bölgesel bir çerçeve/sistem" ortaya koymaya yönelik çabalarla örtüşmektedir. Bu, Doha'nın en yüksek BM kürsüsünden sunduğu ve daha önce Umman Dışişleri Bakanı'nın Fransız "Le Monde" ve İngiliz "The Economist" gazetelerinde yayımlanan iki makalesinde ayrıntılarına yer verdiği bir girişimdir. Görünüşe göre bazı Arap ve bölgesel taraflarda; dışlama yerine kapsama, tahakküm yerine katılım ve çatışma yerine işbirliği çağrılarına daha fazla anlayış gösteren yeni bir yönelim söz konusu.”
Yazar analizini şu sözlerle noktalıyor:
"Washington'ın Ensarullah'a karşı yeni çatışmalara girme iştahının olmadığı, bölgesel güçlerin savaştan ziyade siyasi çözümleri tercih ettiği bir dönemde, diplomasi ve diyaloğa yönelme ihtiyacı giderek artıyor. Hamas'a ve arabuluculara, İsrail'in soykırım savaşına karşı yürütülen zorlu müzakerelerde ihtiyaç duydukları krediyi vermekte bir sakınca yok. Peki taraflar buna yanıt verecek mi, yoksa arabulucular harekete geçmek için çok mu geç kalacak?"
Makalede yer alan görüşler yazarına aittir. Tevhid Haber’in yayın politikasını yansıtmayabilir.
Kaynak:islami analiz
