"Unutmayacağız, Affetmeyeceğiz, Bırakmayacağız"
Çeçenyanın özgürlük lideri ve Çeçen-İçkerya Cumhuriyetinin ilk Devlet Başkanı merhum Cohar Dudayevin sürgünde yaşayan dul eşi Alla Dudayeva, Çeçen çığlığına bir kez daha tercüman oldu.
Çeçenya"nın özgürlük lideri ve Çeçen-İçkerya Cumhuriyeti"nin ilk Devlet Başkanı merhum Cohar Dudayev"in sürgünde yaşayan dul eşi Alla Dudayeva, Çeçen çığlığına bir kez daha tercüman oldu.
Rusya, Estonya "da ikinci dünya savaşında ölen Rus askerler anısına dikilen anıt mezarın kaldırılışına kıyamet koparırken Çeçenya"da katliamlar yaptığına ve bunların örtbas edildiğine dikkati çeken Dudayeva, direnişin Çeçen dağlarında sürdüğünün de altını çizdi.
Çeçen-İçkerya Cumhuriyeti"nin halkın oylarıyla seçilmiş son Devlet Başkanı Aslan Mashadov"un cesedinin Ruslar tarafından iadesi için herkesi sesini yükseltmeye ve 9 Haziran"daki gösteriye destek olmaya çağıran Dudayeva, mesajında şunları kaydetti:
"Bizler kendi isteğimizle başka ülkelerde değiliz. Bir çoğumuz kendisini ve ailesini işkence ve Rusya ölüm kamplarında yok olmaktan kurtarmak için akla gelmeyecek engelleri aştı. Bunun için Avrupa bizi evine aldı. Ama ne kadar uzakta olursak olalım, mukavemetine ara vermeyen Çeçen halkının bir parçası kalmaya devam ediyoruz. Özgürlük savaşında en iyi evlatlar 12 senedir susmuyor. İçkerya dağlarında bir çok genç savaşçı savaşıyor, mücadele safları büyüyor" Ama uzakta olan birçok Çeçen vatanına özleminden sabırsızlanıyor. Yaratanın iradesi olmadan bu dünyada hiçbir şey olmuyor" Buraya neden getirildiğimizi düşünmek lazım"
Birinci Rus-Çeçen savaşında Avrupa'da Çeçen mülteci yoktu. Şimdi burada on binlercesi var. Hiçbir şey yapmadan bizimkilerin zaferi kazanmasını bekleyemeyiz. Onların bizim desteğimizi her gün hissetmeleri lazım. Burada, İçkerya için hayatını bizimle beraber vereceklerle beraber ikinci dayanışma cephesini oluşturmalıyız. Avrupa tam ifade özgürlüğü var, mitingler yasaklanmıyor. Eğer bizler onlara yardım etmez, İçkerya'da ve Rusya'da her gün ihlal edilen Çeçen haklarını savunmazsak, onları kim görecek. Seven anne bile çocuğu ağlamadıkça ona yaklaşmıyor"
Bakınız, Rusya politikacıları Rus askerlerinin anıtının otobüs durağından Estonya mezarlığına götürülüşünü nasıl protesto ediyor! Halbuki ikinci dünya savaşının bitiminin üzerinden elli yıldan fazla bir zaman geçti. Ama Vaynahların Kazakistan'a sürülmelerinin ardından Rusya Çeçen mezarlarıyla köprüler yaptı, duvarlarını domuzlarla doldurdu! Bunu kimse bilmiyor, çünkü susuyoruz! Rusya sömürgesine karşı 400 yıl savaşmış dedelerinin adını unutsunlar, ayakları ile her gün çiğnesinler diye! Cohar bu kırılan mezar taşlarının şehrin merkezinde yapılacak büyük bir anıt için toplanmasını emretti.
Bizlere ve gelecek nesillere nasihat olarak şu ifadeler yazıldı: "Unutmayacağız, affetmeyeceğiz, bırakmayacağız!" Yoksa güvenli Avrupa'da bizler, "Unuttuk, Affettik ve Bıraktık!!!" diyecek kadar ruhen alçaldık mı? Varşova Komitesi temsilcisi Rubati Mitsayeva'nın mesajından sonra Avrupalılar Rusya'nın Devlet Başkanı Aslan Mashadov'un cesedini vermesi için 1200'den fazla imza topladı. Bize kalan sadece, 9 Haziran"da ellerimizde pankartlarla mitinge katılmak ve hayatlarında iken haklarını ihlal ettikleri Çeçenlere, cesetleri konusundaki haklarını hatırlamaktır. Ve onları talebimizi yerine getirmeye mecbur bırakmaktır.
Birçok Avrupa ülkesinde, şehirlilerin fark gözetmediği farklı savaşçıların mezarlarının kardeşçe yan yana durduğu yerler var. Avrupalılar her bir halkın kendi kahramanı olduğunu anlıyor. Peki o zaman bizler Çeçen halkının kahramanlarına böyle davranılmasına neden müsaade ediyoruz? Bizim gurur duyacağımız kişilerimiz var. Onları unutmayın...
