TSK'dan CIA'ya Bigi Sızdı
ABD arşivleri döküldükçe kirli çamaşırlarda ortaya çıkıyor.
ABD Dışişleri Bakanlığı'nın arşivlerinden 'gizliliği kaldırılan' 1969 -1972 yıllarını kapsayan bir dizi belgelerdeki çok önemli bir ayrıntıyı Mehmet Altan yakaladı.
İşte Mehmet Altan'ın "CIA'nın haber kaynağı kimdi?" yazısının ilgili bölümü:
....
Benim ilgimi çeken, zaten bildiğimiz ve değişmesine çalışıp durduğumuz 'Senato'nun ne yapması gerektiğini askeriyenin belirlediği bir ülke' olmamızdan ziyade, 12 Mart ile ilgili belgeler.
Daha doğrusu 'belgelerin kaynakları'...
Örneğin...
Arşivlerdeki en önemli belgelerden biri olan 10 Mart 1971 tarihli mektup...
Aynı gün gerçekleşen Genelkurmay Karargahı'ndaki 8 saatlik toplantıyı ele alıyor.
Komuta kademesi, bu toplantıda Ortadoğu Teknik Üniversitesi'ndeki olayları ve ABD'li askerlerin kaçırılmasını tartıştıktan sonra hükümete muhtıra verme kararı alıyor.
Korgeneral Hayati Savaşçı'nın toplantıda iki öneri gündeme getirdiği belirtilmekte:
'Savaşçı'ya göre ya genç subayların yönetime el koymasına izin verilecek ya da Genelkurmay Başkanı Org. Memduh Tağmaç'ın devreye girmesiyle Cumhurbaşkanı Cevdet Sunay ve Başbakan Süleyman Demirel'e muhtıra verilecekti.
Bu noktadan sonra askerin yönetime müdahale etmemesi mümkün değildi.'
İyi hoş da...
Genelkurmay'daki toplantıyı CIA nasıl bu kadar detaylı biliyor?
Şimdi cevabı almadan önce sıkı durun.
Bütün detaylarıyla yazılan bu toplantının 'ABD'ye haber mi verildiği' yoksa 'içeriden mi dinlendiği' konusu anlaşılamıyormuş.
Çünkü...
Belgelerde bu noktayı aydınlığa kavuşturacak olan bilgiler üzeri çizilerek sansürlenmiş.
'ABD'ye haber mi verildi' yoksa 'içeriden mi dinlendi?'
Bir ordu düşünün ki kendi hükümetini devirmek için toplantılar yapıyor ama bu toplantıların sırlarını başka ülkelere karşı saklayacak tedbirleri alamıyor.
Genellikle böyle tuhaflıklar da 'siyasete meraklı' orduların başına geliyor.
