TGTV'den Güneydoğu Raporu

TGTV'den Güneydoğu Raporu

TGTV’nin, Diyarbakır ziyareti, ardından İstanbul’da düzenlediği istişare toplantıları neticesinde ortaya çıkan ve “Kürt Meselesi” adı verilen raporunda, bölgeye ilişkin tespitler ile öneriler sıralandı.

Türkiye’nin en büyük sivil inisiyatifi olan Türkiye Gönüllü Teşekküller Vakfı (TGTV), Doğu ve Güneydoğu Anadolu’da yaşanan sorunlara ilişkin rapor hazırladı.

TGTV’nin, Diyarbakır ziyareti ve ardından İstanbul’da düzenlediği istişare toplantıları neticesinde ortaya çıkan ve “Kürt Meselesi” adı verilen raporunda, bölgeye ilişkin tespitler ve öneriler sıralandı. Cumhurbaşkanı Gül ve Başbakan Erdoğan’a sunulan raporda şu hususlar yer alıyor:

1- İllegal yollarla, bölgesel olarak müstehcen televizyon yayınları yapılıyor…
2- Bazı kadın sığınma evleri fuhuş sektörüne kaynak olarak kullanılıyor…
3- Batı’daki kapkaç çetelerine hizmet için insan devşiriliyor…
4- Bölge; silah ve eroin ticareti için bir kesişim noktası olarak kullanılıyor. Bölgede bir terör pazarı kuruldu...

Raporda, bölgede toplumsal çözülmeyi hızlandırmaya ve koparmayı kolaylaştırmaya yönelik olarak sosyal hastalıklar gözlendiği bildirildi. Raporda, Batı’daki kapkaç çetelerine insan devşirildiği, illegal yollarla bölgesel müstehcen televizyon yayınları yapıldığı, kadın sığınma evlerinin fuhuş sektörüne kaynak olarak kullanıldığına dikkat çekildi. Rapor, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ve milletvekillerine de gönderildi.

TERÖR ÖRGÜTÜNÜN NİÇİN VAR OLDUĞU İYİ ARAŞTIRILMALI

Raporda, “Terör örgütü, sorunun muhatabı olmadığı gibi Kürt kökenli vatandaşlarımızı asla temsil edebilecek bir konumda da değildir. Terör örgütünün niçin var olduğu ya da ne maksatla var edildiği iyi araştırılmalıdır” denildi.
Raporda, bölgenin silah ve eroin ticareti için bir kesişim noktası olarak kullanıldığının öteden beri ifade edilmekte olduğu hatırlatılarak, “Hatta bazı yaklaşımlarda bölgede bir terör pazarı kurulduğu, hem terör örgütünün hem de diğer bazı çetelerin bu pazarı kapatmamak için çalıştığı iddia edilmektedir. Bölgede toplumsal çözülmeyi hızlandırmaya ve koparmayı kolaylaştırmaya yönelik olarak; (Batı’daki kapkaç çetelerine insan devşirme, illegal yollarla bölgesel müstehcen televizyon yayınları yapma, kadın sığınma evlerini fuhuş sektörüne kaynak olarak kullanma gibi) sosyal hastalıklar gözlenmiştir” denildi.

“BÖLGE İNSANININ DİNDARLIĞI GÖZÖNÜNDE BULUNDURULMALI”

Raporda, Diyanet İşleri Başkanlığı’nın bölgede görevlendireceği ve bölgenin dilini ve kültürünü bilen müftü, vaiz ve imamların, sorunların çözümüne yapacakları somut katkılardan istifade edilmesi gerektiği hatırlatılarak, “Tarih boyunca bölgenin huzurunda büyük bir rol üstlenen dini eğitim kurumlarının ve din bilginlerinin saygınlığı, yeniden değerlendirilebilecek bir imkân olarak görülmelidir. Meseleye ilişkin tutum ve davranışlarda bölge insanının dindarlığı sürekli göz önünde bulundurulmalı, dinin bölgedeki insanlarla tüm inananları kaynaştırıcı rolü daima hatırda tutulmalıdır” denildi.

SORUNUN ÇÖZÜM YERİ MECLİS

Raporda, bölgeyle ilgili siyasi meselelerin askeri ve sivil bürokrasi tarafından değil, mutlaka politikacılar tarafından belirlenmesi gerektiği belirtilerek, “Sorunun çözüm yeri olarak TBMM görülmelidir. Sivil girişimlerin katkıları desteklenmelidir” denildi. Raporda, Diyarbakır’ın İslâm kültür ve medeniyetinin önemli şehirlerinden biri olarak anılması, tarihi misyonu ve geçmişinin göz önünde tutulması gerektiği hatırlatıldı.

Vakit