Serdengeçti’yi Rahmetle Anıyoruz

Serdengeçti’yi Rahmetle Anıyoruz

Tek parti döneminde 5 defa hapse girmişti: Değerli fikir adamı ve milletvekili Osman Yüksel Serdengeçti’yi vefatının 24. yıldönümünde rahmetle anıyoruz.

10 Kasım 1983’te Hakk’ın rahmetine kavuşan Serdengeçti, haksızlığa karşı verdiği mücadele ve keskin karakteriyle siyasi hayata damgasını vurdu.

Mezarı Ankara Cebeci Mezarlığı’nda bulunan Serdengeçti, bugün değişik sivil toplum kuruluşlarının düzenleyeceği törenlerle anılacak.

Gerçek adı Osman Zeki Yüksel olan Serdengeçti, çıkardığı mecmuada inandığı dava uğruna yılmadan uzun yıllar boyunca mücadele verdi. “Allah” demenin bile yasak olduğu bir devirde, gerçekleri korkusuzca yazan Serdengeçti, birçok defa hapse girmek zorunda kaldı.

HALKIN VE HAKK’IN SESİ OLDU; BATI TAKLİDİNDEN KAÇINDI
Osman Yüksel, 1917 yılında Akseki’de doğdu. Serdengeçti dergisinde “Serdengeçti” imzasıyla çıkan yazılarından dolayı bu isimle tanınır. Babası müftü olan Serdengeçti, ilkokulu Akseki’de, ortaokulu Antalya’da, liseyi Ankara’da okuduktan sonra Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi’ne girdi. Üniversite 2. sınıf öğrencisi iken Mayıs 1944’te meydana gelen olaylara karıştığı için tutuklanan merhum fikir adamı, 20 Nisan 1947’de Serdengeçti ismiyle bir dergi çıkarmaya başladı. Dergideki yazılarından dolayı üniversiteden kaydı silindi.
Daha sonra politikaya atılan Osman Yüksel Serdengeçti, Adalet Partisi listesinden Antalya milletvekili olarak Meclis’e girdi. Serdengeçti, parlamentoda görev yaptığı 1965-1969 yılları arasında haksızlığa karşı koymaya ve Hakk’ın sesini yükseltmeye devam etti. Batılılaşmayı protesto için Meclis’te kravatsız milletvekili olarak da ün kazandı. ‘Kravat takmak mecburi’ denilince de, beline takarak Meclis’e girdi.

8 DEFA HAPİS YATTI
Sönmeyen bir imana ve mücadele aşkına sahip olan Serdengeçti’yi tek parti dönemindeki baskılar da susturamadı. CHP’nin tek parti döneminde 5 defa hapis hayatı yaşayan Serdengeçti, Demokrat Parti döneminde iki ve Milli Birlik Komitesi döneminde bir defa olmak üzere toplam 8 defa tevkif edildi.

"NEFSİMİZİ SİLDİK, KENDİMİZİ BİLDİK"
Serdengeçti, yakalandığı parkinson hastalığından kurtulamayarak, 10 Kasım 1983’te Ankara’da Hakk’ın rahmetine kavuştu. Serdengeçti bütün ülkede çeşitli programlarla anılacak. Fikir zengini Osman Yüksel, savunduğu davayı kendi dilinden şu şekilde anlatıyordu: “Çünkü davamız, Allah davası, millet davası, vatan davasıdır. Bu mukaddes dava karşısında biz, nefsimizi sildik, kendimizi bildik. Kim ne derse desin, önümüze hangi engel çıkarsa çıksın, bu ateş sönmeyecek, bu dava ölmeyecek. Serdengeçti yolundan dönmeyecek.”
------------
DOSTLARI NE DEDİ?
Ahmet Kabaklı:
“Osman Yüksel’ler, bu milletin ruh, iman, gelenek köklerine bağlı, taşkın zekalı çocuklarıdır. Yolsuzluklara, kötülüklere, dinsizliklere, saçma sapan yeniliklere, nursuzluk ve dönekliklere karşı içlerinde mukaddes bir isyanla İstanbul ve Ankara’ya giderler.”
Yavuz Bülent Bakiler:
“Osman Yüksel... Bütün akımların karşısındaydı. Tembelliğe, geriliğe, kültür emperyalizmine, her türlü dikta heveslerine, taklitçiliğe başkaldırırdı. O, Anadolu’muzun yerli sesidir. Bir yörük kilimi kadar renkli, çarpıcı ve heyecan verici bir ses... Dün onun kalemi bir kılıçtı, bir fikir savaşının en ön saflarında bulunuyordu.”
Hekimoğlu İsmail:
“Derginin idarehanesi denen yer, bir kitapçı dükkanıdır. Pek aydınlık değildi. Raflarda, yerlerde kitaplar, duvarlarda Serdengeçti’ler asılmış, hangi dergiden ne kadar soruşturma açılmış ne kadar hapis yatmış, hepsi üzerlerinde yazılı idi. Ekseriya peynir ekmek, yumurta yerdi. Evleninceye kadar bu dükkanda yattı kalktı. Hapishaneye “evim” diyen Serdengeçti şöyle derdi: Dolandırıcı, sahtekar, namussuz, hırsız, katil... Hepsi hepsi hapis yatıyor. Bir hiç uğruna, bir alçaklık için hapis yatanlar, hapsi göze alanlar varken, ben neden dinim, imanım için hapis yatmayayım? Dinsiz olmayacağız, hapis olacağız. Ne yapalım?”

Vakit / M.FATİH GEDİMAN / İSTANBUL