Savcılığa Köşkte Başörtüsü Şikayeti

Savcılığa Köşkte Başörtüsü Şikayeti

Savcılığa Köşkte Başörtüsü Şikayeti Savcıdan Döndü, Sabah'ın Haberi

Birbirinden habersiz 3 vatandaşın Hayrünnisa Gül için "Köşk resepsiyon ve karşılamalarında türban takıp anayasaya aykırı davrandı", Cumhurbaşkanı Gül için de "Göz yumdu" iddiasıyla yaptığı suç duyurularıyla ilgili olarak Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, "Cumhurbaşkanı için soruşturma yapılamaz. Eşinin de memuriyete bağlı bir görevi yok" gerekçesiyle kovuşturmaya yer olmadığına karar verdi. Gerekçede "Kamusal alan kavramı Avrupa'da bile açıklık kazanmadı" denildi.

ANKARA - Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, 10'uncu Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer'in türbanlı eşleri davet etmeyerek gündeme getirdiği "Çankaya Köşkü'nün kamusal alan olup olmadığı" konusunda tartışılacak bir karara imza attı.

29 Ekim resepsiyonuna türbanla katılan Hayrünnisa Gül'le ilgili, farklı şehirlerde yaşayan birbirinden habersiz üç vatandaşın suç duyurusunda Gül'ün "kamusal alanda türban taktığı", Cumhurbaşkanı Gül buna "göz yumduğu" belirtilmiş, First Lady'nin Suriye Devlet Başkanı'nı karşılama töreninde türban takması ve Cumhurbaşkanlığı internet sitesinde türbanlı fotoğraflara yer verilmesi de örnek gösterilerek, bunun anayasaya, Türk Ceza Kanunu'na, İnkılap Kanunlarına, Anayasa Mahkemesi ve AİHM kararlarına aykırı olduğu savunulmuştu.

CUMHURBAŞKANI YARGILANAMAZ
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı üç ayrı dilekçeyi birleştirip yaptığı incelemenin sonunda, "Kovuşturmaya yer olmadığına" karar verirken, anayasanın 105'inci maddesi uyarınca cumhurbaşkanının "vatana ihanet" dışında yargılanmasının mümkün bulunmadığı, adli mercilerce hakkında soruşturma açılabileceği yönünde açık bir hüküm olmadığını vurguladı.

HAYRUNNİSA GÜL'ÜN MEMURİYET UNVANI YOK
Başsavcılık, ayrıca "Hayrünnisa Gül'ün memuriyet unvanı veya buna bağlı bir görevi bulunmadığını, protokol kuralları gereği cumhurbaşkanı eşi sıfatından ileri gelen etik ve nezaket kuralları içeren görevleri olduğuna" dikkat çektikten sonra "kamusal alan" kavramıyla ilgili şu tespitlerde bulundu:

AB'DE TANIMI YOK
"Avrupa'da 1960'lı yıllarda irdelenmeye başlayan kamusal alan kavramının, günümüzde hala kesin bir tanımı yapılamadığı için farklı bakış açılarına göre farklı anlamlar kazanıyor olduğu, felsefe, sosyoloji, siyaset bilimi ve mimari bakış açılarından, daha çok 'tüm yurttaşların erişmesi garanti altına alınan, toplumsal kimliklerin oluşum ve gerçekleşme alanı' olarak devlet yönetiminden ve otoritesinden ayrı bir kavram olarak düşünülerek irdelenen 'kamusal alan' deyiminin Türkiye'de 'kamu otoritesinin en sert ve en katı kurallarının' uygulandığı ve uygulanması gerektiği düşünülen ve tamamen devlete ait olan mekan ve alanlar gibi işlevsel bir tanıma dönüştüğü..."

ÖRF-ADETLE SUÇ YARATILAMAZ
Başsavcılık, bir fiilin suç oluşturması için yasalarda tanımlanması gerektiğini vurgularken "kanunilik ilkesi" çerçevesinde, örf ve adete dayanarak suç yaratılamayacağına dikkat çekti. Kararda şöyle denildi:

"Bu eylemlerle ilgili şikâyet edilenlerin sıfat ve nitelikleri ile olaylar açısından ceza hukukumuzda bir düzenleme ve yaptırım bulunmadığından, cezada kanunilik ilkesi gereğince soruşturmaya gerek olmadığına; bu konuda idari bir düzenleme de bulunmadığından soruşturma evrakının intikal ettirileceği idari bir makam da olmadığına karar verildi." (Sabah)