Savaşlar siyonistleri delirtti!
Siyonist rejimde yapılan araştırmalar, savaşların milyonlarca kişide ağır psikolojik travmalara yol açtığını ortaya koydu. Veriler, Yahudilerin büyük bölümünün artık "klinik düzeyde" rahatsızlık yaşadığını gösteriyor.
Siyonist rejimde savaşın etkileri artık sadece cephede değil, Yahudilerin ruh sağlığında da derin yaralar açıyor. İşgal basınında yayımlanan kapsamlı analizler ve bilimsel araştırmalar, özellikle 7 Ekim 2023 sonrası süreçte psikolojik rahatsızlıkların alarm verici boyutlara ulaştığını ortaya koydu.
Araştırmalara göre, siyonist toplumda milyonlarca kişi ciddi psikolojik sorunlarla mücadele ediyor. Uzmanlar, gelinen noktayı "toplumsal bir travma hali" olarak tanımlarken, Yahudilerin adeta "psikolojik olarak sarsılmış bir topluma" dönüştüğünü ifade ediyor.
Akademik çalışmalarda öne çıkan en çarpıcı verilerden biri, Gazze çevresindeki yerleşimlerde yaşayanların yaklaşık üçte birinin obsesif kompulsif bozukluk riski altında olması. Bu oran, doğrudan çatışma yaşamayan kesimlerde dahi yüzde 7 seviyesinde ölçüldü. Küresel ortalamanın genellikle yüzde 2'nin altında olduğu düşünüldüğünde, tablo dikkat çekici bir krize işaret ediyor.
Savaşın etkileri yalnızca psikolojik değil, biyolojik olarak da ölçülebiliyor. Yapılan analizlerde atık sularda stres hormonları, nikotin ve kafein oranlarında ciddi artışlar tespit edildi. Buna göre kafein tüketimi yaklaşık yüzde 425 artarken, sigara kullanımı iki katına çıktı. Stresle doğrudan bağlantılı olan kortizol hormonunda ise yüzde 50'ye yakın yükseliş kaydedildi.
Uzmanlar bu verilerin, yaşanan travmanın sadece hissedilen bir durum olmadığını, doğrudan insan bedenine yansıyan derin bir kriz olduğunu ortaya koyduğunu belirtiyor.
Anket sonuçları da tabloyu doğruluyor. Araştırmalara katılanların yüzde 20 ila 30'unda travma sonrası stres bozukluğu belirtileri görülürken, bu oran savaş öncesine kıyasla dramatik bir artış gösterdi. Savaş öncesinde yüzde 16 seviyesinde olan oran, kısa sürede yüzde 29'a kadar yükseldi ve iki yılın ardından bile yüzde 20 civarında kaldı. Bu oran, sanayileşmiş ülkelerdeki yüzde 5-6'lık ortalamanın çok üzerinde.
Daha geniş kapsamlı bir çalışmada ise katılımcıların yüzde 95'i en az bir psikolojik sıkıntı belirtisi yaşadığını ifade etti. Yüzde 21'lik kesimde ise belirtilerin klinik eşiği aştığı belirlendi. Uzmanlar, bu durumu "son derece tehlikeli bir gösterge" olarak nitelendiriyor.
Öte yandan psikolojik kriz, sağlık sistemini de zorluyor. Travma tedavisi için bekleme listelerinin uzadığı, uzman eksikliğinin ciddi boyutlara ulaştığı belirtiliyor.
Krizin ekonomik boyutu da dikkat çekiyor. Travma mağdurlarına yönelik çalışmalar yürüten kuruluşlar, psikolojik hasarın yıllık maliyetinin yaklaşık 100 milyar şekele ulaştığını hesaplıyor. Uzmanlara göre bu rakam "ihtiyatlı" bir tahmin ve gerçek maliyetin çok daha yüksek olması bekleniyor.
Tüm bu veriler, Benjamin Netanyahu yönetimindeki savaş politikalarının, siyonist toplumda kalıcı bir psikolojik yıkıma yol açtığını gözler önüne seriyor.
Kaynak: İLKHA
