Abdurrahman Dilipak
Savaşın öteki yüzü
Savaş sadece cephede yaşanmıyor. Cephe tek cephe değil aslında, bir düzineden fazla ülke fiilen savaşın içinde. Bunların çoğu da “İslam Ülkesi” (!?) Suudi Arabistan, Kuveyt, Katar, Bahreyn, BAE, Umman, Yemen, Ürdün, Lübnan, Irak, Suriye, Kıbrıs Rum kesimi ve tabi İsrail. Bir de İsrail’in müttefikleri var: ABD, İngiltere, Fransa, Almanya, Kıbrıs, Yunanistan ve Hindistan. Burada adını saydığım 22 ülke var. Buna İran, Çin ve Rusya’yı da ekleyin. 25 ülke eder. İran, Çin ve Rusya 7 düvele karşı değil, 25 düvele karşı savaşıyor. 1. Dünya Savaşı'na yaklaşık 30-40 ülke katılmıştı, 2. Dünya Savaşı'na ise 50'den fazla ülke katılmıştı, savaş başladıktan sonraki süreçte. İran’a yapılan saldırı sonucu, daha ilk günden 25 ülkenin fiilen savaşın içinde olduğu görülüyor.
BM Güvenlik konsey’i ikiye bölünmüş gözüküyor. 3’ İsrail’in yanında 2’si İran’ın.
İki cephede de dünyanın en büyük nüfusuna sahip iki komşu ülke karşı karşıya. Dünyanın en büyük yüzölçümüne sahip ülkesi olan Rusya ile ABD karşı karşıya. Savaşa doğrudan ya da dolaylı olarak katılan ülkelerin nüfusu, dünya nüfusunun yarısından fazla. Ekonomik büyüklük de öyle. Savaş, Amerika, Avrupa, Afrika ve Asya’daki ülkelerin doğrudan ve dolaylı katılımı ile sürüyor.
Kimse gelinen noktadan sonra geri adım atma ihtimali yok. Geri adım ABD ve Trump yönetimi ile, İsrail ve Trump yönetiminin sonu olur.
ABD ya da İsrail kaybedeceklerini anlarlarsa Atom bombası kullanabilirler mi. Eğer kullanırlarsa, bu bir nükleer savaşa dönüşebilir mi? ABD ve İsrail kazanırsa İran bölünür. İran topraklarında en az 4 devlet kurulur. ABD Arab yarımadası ve Körfez ülkelerine çöker. Savaşın bütün faturasını onlara ödetmeye kalkar. ABD bu devletlere İran’ın verebileceği zarardan çok daha fazlasını ödetir. Hem İsrail, büyük İsrail hedefine ulaşmak için cür’et ve cesaretini artırır, hem de Gazze’nin üzerinden silindir gibi geçer, Kudüs’e yönelip, Mescid-i aksa’yı yıkarak Sülayman Mabedi’nin inşası için harekete geçer. Bu ihtimalden Türkiye de payına düşeni alır. Türkiye için büyük bir felaket olur böyle bir durum. Tabi Mısır için de! Savaş henüz yeni başlıyor. Bundan sonra her şey mümkün. Mesela Amerika’da halk sokağa çıkıp, Trump yönetimine karşı isyan bayrağı açabilir. Trump görevden alınıp hapse atılabilir. Bir suikaste kurban gidebilir. Netenyahu içinde aynı durum söz konusu. Bir iç savaş da mümkün. Tabi AB ülkeleri / NATO ülkelerinde de benzer krizler yaşanacaktır.
Savaş bir yandan NATO üzerinden Ukrayna’ya da Rusya’ya karşı yeni bir cephe açılabilir. ABD Çin’i durdurmak-cezalandırmak için Tayvan ve Kuzey Kore’yi vurabilir.
Savaş bittiğinde bir bakmışsınız ne AB, ne NATO, ne BM kalmış. İngiltere kırallığı buharlaşmış, Kanada, Avusturalya, yeni Zellanda bağımsız devlet olmuş. Dolar ve Euro, kripto paralar buhar olmuş.
Bu daha iyi(!?) senaryo. Ya Moloch’un çocukları, “Tarihin sonu”nu getirmek için “Medeniyetler arası çatışma” için düğmeye bassınlar ve eş zamanlı olarak “Tanrıyı kıyamete zorlamak” için kıyamet savaşının fitilini ateşlesinler. Sahte Mehdiler, Sahte Mesihler’le Deccal “melek maskesi” ile ortaya çıkıp kalabalıkları peşine taksın. İşte o zaman savaş sona erince dünyada kaç kişi kalmış o zaman tahmin bile edemezsiniz. Dünya bir cehenneme dönmüş ve Şeytan “ahir zaman”da insanlıktan ve cinlerden intikamını almış. Ve cehennemin ateşi de harlanmaya başlamış. Yeryüzünü cehenneme çevirenleri bekleyen bir Cehennem var öbür tarafta, ahiret yurdunda. Farkında mısınız, bu arada savaşın gölgesinde Epsteini de unuttuk. Dünya liderciklerinin (!?) çoğu bir anda “dut yemiş bülbül”e döndü. Sesleri kısıldı.
Ülkemize gelince, Ankara’daki siyasiler “Uluslarası sistemle birlikte hareket etme” sözlerini terketsinler artık. Erdoğan sonrası değil şimdi savaş sonrasını düşünmek gerek. Siyonistlerin planı gerçekleşecek olursa yönetecek ülke de kalmayacak. İçimizdeki hainlerin sayısı, öfkesi, İran’daki hainlerden daha az değil.. “Terörsüz Türkiye” konusundaki faaliyetleri durdursanız mı? Eğer ABD ve İsrail kazanırsa, Yani İran kaybederse, Irak 3’e bölünecek. Şii, Sünni ve Kürt devleti. SDK, KCK, PYD o zaman karşınıza İsrail’in ve ABD’nin himayesinde İran Kürdistan'ı ve Mevcut Barzani yönetiminin birleşmesi ile Birleşik Kürdistan bağımsız devleti olarak Türkiye ve Suriye ile masaya oturtulacak. Bu konuda yeterince oyalanmadınız mı? Bu projeyi size, Apo’yu bu işle görevlendiren ya da onu Anasol-M koalisyonu’na Apo’yu getirip teslim eden irade sahipleri mi tavsiye ettiler?
Türkiye bu süreçte 5G ve Chemtrails’i durdurmalı, akıllı evler, iş yerleri, şehirler, otomobiller kontrol altına alınmalı. Bakın CIA Hameney’i, trafik kameralarından, güvenlik kameraları ve Wifi üzerinden izlemiş uzun süre. COP uluslararası konferansı önce ertelenmeli, Türkiye hem İklim anlaşmasından, hem DSÖ’den, daha bir çok ABD’nin, AB’nin, daha doğrusu İsrail’in yönettiği örgütlerden ayrılmalı. İstanbul’daki DSÖ, UN WOMAN gibi örgütlerin faaliyetlerine son verilmeli. Chabat’ın İstanbul, Kıbrıs ve Bakü üçgenindeki faaliyet, ilişkileri takibe alınmalı. İsrail’in içimizdeki ajanları deşifre etmek için Epstein dosyalarında doğrudan ve dolaylı olarak adı geçen, kişi ve kuruluşların üzerine gidilmeli. Turizm ve eğlence sektörü, Media, Akademi, Sermaye, Siyaset, Bürokrasi de çok sayıda bağlantı kurdukları isimler var. CoVID sürecinde bu lobide yer alan bir çok kişi ve kuruluş bu yapı ile ilişkili.
Bu fuhuş, uyuşturucu, kumar lobisi çökertilmezse, siz onlara operasyon yapmadan onlar size operasyon yapar, bunu bilin. Yurt dışına kaçırılan paralara el koyarlar, buraya getirseniz birileri de onlara çöker, zaten daha sonra bu sıradan kağıt parçasına dönecek bu paraların bir değeri de olmayacak.
ABD İran operasyonu öncesi bu arablara inanılmaz silahlar sattı. Şimdi onlar durduk yerde imha edildi. ABD bölgedeki savaş kaybının tamamını o “dost” ülkelere ödetecek. Sadece bankalardaki hesablarına, kendi ülkelerindeki kasalarındaki mevcut altın ve dövize değil, dahası petrollerine, doğal gazlarına, topraklarına da el koyacak. Bu devletçikleri “şamar oğlanı”na döndürecek.
İran kaybederse kaybeden sadece İran olmayacak, ABD ve İsrail’in yanında duran Arab ülkeleri de kaybetmiş olacak. İran kazanırsa, aslında yine arab ülkeleri utanç içinde boyunlarını bükecekler. Çünkü Şeytani bir plan uğruna itibarları ile birlike tüm kazanımlarını da kaybetmiş olacaklar. Arab ülkelerinin bu savaşın sonucundan hiçbir şekilde kazançlı çıkması mümkün değil. Bu savaşın ilk kaybedeni bugünden belli, Arab yarımadasındaki ülkeler ve körfez ülkeleri..
İlginç değil mi, körfezdeki tek Şii devlet Bahareyn. Suriye Şii değil aslında. Nuseyri’lerin Şia ile yakınlıkları tamamen çıkar ilişkisine dayalı. Yemen Şiası Zeydi’ler de İran’la pek barışık değil. Husiler Lübnan üzerinden oraya geldiler. Körfezde tek Şii devleti var, o da ABD ve İsrail’in yanında yer alıyor. Kushner-Dahlan senaryosuna destek veriyor. Bahreyn'deki ABD 5. Filosu için burası Rasgele seçilmiş bir yer değil. Bu üs ABD’nin bölgedeki tüm üslerinin oryantasyon merkezi. 6,5 milyon kilomere karelik bir alana yayılan bu üs aynı zamanda bölgeye ilişkin tüm istihbarat verilerinin kayıt altına alındığı önemli bir merkez. Bu üssün kapsamı alanı Körfez ile birlikte Kızıldeniz, Umman Körfezi, Arap Denizi ve Hint Okyanusu'nun bazı kısımlarını ve bu bölgedeki 21 ülkeyi içine alıyor. Hürmüz Boğazı, Süveyş Kanalı ve Bab el-Mandeb Boğazı bağlantılı olarak Dünya petrol ticaretinin yaklaşık %90'ı bu bölgelerden geçiyor ve bu üs, bu koridorun güvenliğini sağlamak için oluşturulmuş. Bu filo, savaş gemileri, denizaltılar ve gelip-gidecek uçak gemileri için güvenli bir liman olarak düşünülmüş. 30'dan fazla savaş gemisi, 15.000 personeli ile, bölgedeki sabit üslerdeki hava ve deniz unsurlarının ikbal, mühimmad, füze ihtiyaçları burada depolanmaktadır. Burada ayrıca destek hizmetleri dışında dev bir data base merkezidir. Ve tabi “çelik kubbe” dedikleri manyetik koruma kalkanı ile korunmaktadır. Ama İran’ın Dron, İHA-SİHAları ve süpersonik / Hipersonik füzeleri ile filo halinde saldırınca o koruma kalkanı kevgire döndü.. Çin’in İrana verdiği ayrıntılı üs planı ile füzeler bir çok hedefi vurdu. Halen kullanılabilir petrol, mühimmad ve füze stokları tükenmek üzere. Koruma kalkanı artık işe yaramıyor ve üs İran için kolay bir hedef. ABD’nin bu bölgede vereceği insan kaybı, donanma kaybı, oryantasyon merkezinin veri tabanının çöketilmesi ABD için büyük bir kayıb olacak. Bölgedeki radarları izleyen ve kendi içindeki uzak erimli radar sistemi de çökünce Kuveyt’te düşen iki Amerikan savaş uçağı dost ateşi ile düşürülmüş. Bu da oryantasyon merkezinin bulunduğu üssün artık büyük ölçüde hasar gördüğünün bir göstergesi. Bu üste ABD askerleri bugün kapana sıkışmış durumda, İran için yakın, açık ve kolay bir hedef. Bu arada farkındayız değil mi, ABD İsrailin güvenliği için bir düzine İslam ülkesini ateşe atarken onlar için bir endişe duymuyor!
Herkesin bir planı var. Allah’ın (cc) da bir hükmü var. Mekerallahu! Galib olacak olan Allah’ın hükmüdür. La galibe illallah! Birileri bölgeyi mayınlı tarlaya çevirdiler, her köşe başına tuzaklarını kurdular. Sonuçta her topluluk layık olduğu gibi idare olunacak. Aslında ABD ve İsrail, Allah’ın ipini bırakıp, zalimleri “dost/veli” edinenlere ve bunlar karşısında sesiz kalarak dilsiz şeytanlara dönüşenlere Allah’ın cezası olarak musallat oluyorlar. Herşey hayır da, şer de Allah’ın (cc) iradesi içindedir. Kurtuluşa erecek olanlar Onun rızasına tabi olanlardır. Allah (cc) bizim ellerimizle zalimleri cezalandırmak va mazlumlara yardım etmek istiyor. Yok mu “Galu bela zamanı”nda “elestü bezmi”nde verdiği sözü hatırlayan kimse.. Hadi gelin önce, övünmeyi, dövünmeyi, hep ötekileri suçlamayı bırakalım da, itiraf edelim “İnni küntü minzzalimiyn” diyelim. Evet biz zalimlerden ve cahillerden olduk. Ve sonra tevbe istiğfar edelim ve sonra yeniden iman edelim. Allah’ın (cc) yardımına giden yolda bizi bekleyen görevler bunlar. Bir de kendi kendimize düşünelim, hep öteki beyinsizler değil, içimizdeki beyinsizlerin işledikleri yüzünden, dikkat edelim onları yakacak ateş, bize de dokunmuş olmasın.
Daha yazacak çok şey var da, bugünlük de bu kadar.
Selam ve dua ile..